Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11210 E. 2023/12803 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11210
KARAR NO : 2023/12803
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2023 E., 2023/1109 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/937 E., 2021/28 K.

Taraflar arasındaki asıl dava Kurum işleminin iptali istemli, birleşen dava ise itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-birleşen dava davalısı ve davalı-birleşen dava davacısı SGK Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen dava davacısı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı-birleşen dava davalısı vekili dava dilekçesinde özetle; Kuruma bağlı bir işyerinde çalıştıktan sonra emeklilik süresini tamamlaması nedeni ile kendisine 2007 yılından itibaren emekli maaşı bağlandığını, Kurum tarafından aylığının nedensiz olarak kesildiği, 21.07.2014 tarihli dilekçeye verilen 23.07.2014 tarihli cevabı yazıda, “emekli olması için yeterli hizmetinin olmaması nedeniyle emekli maaşının ve emekliliğinin durdurulmasına karar verildiğinin” belirtildiği, emekli olmak için gerekli hizmet süresini doldurduğu, aradan 7 yıl geçtikten sonra haksız şekilde aylığının iptal edildiğini belirterek, emekli maaşının kesilmesine ilişkin dava konusu Kurum işleminin iptaline, yeniden emekli maaşının bağlanmasına, ödenmeyen emekli maaşlarının Kurumdan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Birleşen dosya davacısı SGK vekili dava dilekçesinde özetle; … 11. İcra Müdürlüğünün 2015/15056 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, 03.07.2015 tarihli ödeme emrine davalı tarafça itiraz edildiğini, Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezinin Soruşturma Raporuna istinaden davalının 1041057.06 numaralı işyerinde geçen hizmetlerinin, işyerinin sahte tescil yaptırdığı ve bu işyerinde geçen tüm bildirimlerin iptal edildiği, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için mutlaka fiili olarak çalışmasının gerektiğini belirterek, davalının … 11. İcra Müdürlüğünün 2015/15056 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-birleşen dava davacısı SGK Başkanlığı cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” Asıl davanın reddine, birleşen … 37. İş Mahkemesinin 2016/1251 esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile, … 11. İcra Müdürlüğünün 2015/15056 esas sayılı icra dosyasında yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı ve davalı-birleşen dava davacısı SGK Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı (birleşen dava davalısı) vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna dayalı olarak her iki davada da aleyhlerine karar verildiğini, iddialarının dinletilen tanıklarla kanıtlandığını, buna karşın davalı ve birleşen davacının müvekkilin yokluğunda tutulan tutanaktan başka hiçbir kanıtı olmadığını, bu tutanağın aksinin taraflarınca kanıtlandığını, müvekkilinin büyük bir haksızlık ve mağduriyetle karşı karşıya kaldığını, davalı Kurum tarafından işyeri ile ilgili açılan ceza davasında da işveren yöneticilerinin herhangi bir ceza almadığını, bu durumun mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, verilen kararın her iki dava içinde maddi delillere ve hukuka tamamen aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Birleşen dava davacısı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu alacağın likit nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava değerinin üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken; sayın mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dava davacısı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen dava davacısı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; takibe konu alacak likit nitelikte olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yine itirazın iptali davasında dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davalı Kurum tarafından emekli aylığının kesilmesi işleminin iptali, yeniden emekli maaşı bağlanması, ödenmeyen emekli maaşlarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine, birleşen dava ise, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
Davalıya yersiz ödendiği ileri sürülen yaşlılık aylığının yasal faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın % 40’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. (02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun’un 11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.) İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan yersiz aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden davacı-birleşen dava davalısı, davalı-birleşen dava davacısı alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan tutarın % 20’ı oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve Kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu kısımlarının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi hükmünün 2 numaralı bendinde yer alan “icra inkar tazminatı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine” ibaresinin silinerek yerine “Hükmolunan alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davacı-birleşen dava davalısıdan alınarak davalı-birleşen dava davacısı Kuruma ödenmesine,” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.