Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11501 E. 2023/9919 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11501
KARAR NO : 2023/9919
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/647 E., 2023/1052 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen murisin sigortalılığın iptaline yönelik Kurum işleminin iptali, birleşen davada yersiz ödenen ölüm aylıklarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin … Bağ- Kur numarasıyla Bağ-Kur’dan dul ve yetim aylığı aldıklarını, ancak Muş Şoförler ve Otomobilciler Odası kayıtları üzerinden yapılan teftiş sonucunda adı geçen oda kayıtlarının geçersiz sayıldığı, bu sebeple müvekkillerinin murisinin hizmetinin yetersiz kalması nedeniyle hizmetinin iptali edildiğini, işlemin yerinde olmadığını belirterek aylıkların tekrar bağlanması ve Kurum tarafından yapılan haksız işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ve duruşmalardaki beyanında özetle; müteveffa … ‘in … Bağ- Kur numaralı üyesi olduğunu, adı geçenin ölümü üzerine eşi ve çocuklarına dul ve yetim aylığı bağlandığını ancak Muş Şoförler ve Otomobilciler odasındaki müteveffa …’in kayıtlarında tahrifat bulunduğu yapılan müfettiş incelemesi sonucunda tespit edildiğinden burada bulunan kaydın geçersiz sayılarak davacılara ödenen aylığın iptal edildiğini belirtip davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı … Başkanlığına usulüne uygun olarak davetiye çıkarıldığı halde davaya katılmadığı gibi cevapta vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin12.03.2013 tarihli ve 2012/271-2013/88 sayılı kararıyla; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacıların vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 26.05.2014 tarihli ve 2014/7252-2014/12709

sayılı ilamı ile; bağ-kur tespiti yönünden eksik araştırma yapıldığı, gerektiğinde isteğe bağlı sigortalılık süresinin araştırılması, davalılar…, … ve …in karar başlığında gösterilmemesi ve birleşen dava dosyalarının dosya içine alınması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece 31.03.2016 tarihli ve 2014/743-2016/614 sayılı kararla; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı … ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin12.12.2017 tarihli ve 2017/4989-2017/8865 sayılı ilamı ile; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 54 üncü maddesi kapsamında araştırma yapılması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece 04/02/2020 tarihli ve 2018/157-2020/70 sayılı kararla; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 09.03.2022 tarihli ve 2022/1592-2022/3294
sayılı ilamı ile birleşen davaların kesinlikten reddine, asıl dava yönünden, “…Mahkemece, murisin 15.03.1984-21.01.1991 tarihleri arasındaki oda kaydına istinaden, varsa kendi nam ve hesabına çalışması detaylı şekilde araştırılarak, çalışmanın bulunduğuna kanaat getirilmesi durumunda, 01.08.1986 tarihinden başlamak kaydıyla tespit hükmü kurulmalı, kendi nam ve hesabına çalışmanın olmadığının anlaşılması halinde ise kurum işleminin yerinde olduğunun gözetilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

3.Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, Dairemizin 22.06.2022 tarihli ve 2022/7347-2022/9659 sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı murisine ait bağkur sigortalılık tespiti yapılamayacağı belirtildikten sonra müteveffanın 1274 gün prim ödemesi olması nedeniyle aylığı kesme işleminin ve yersiz ödeme çıkartma işleminin yerinde olmadığı belirtilerek, “Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile;1-)Davanın davacılar Hayriye, Muzaffer, Derya ve … yönünden kısmen kabulü ile, davacıların murisinin hizmet tespitine ilişkin talebinin reddine, ancak SGK Başkanlığının yeterli prim ödeme gün sayısına rağmen sigortalılığın sona erdirilmesine yönelik işlemin iptaline,
2-)Daha önce Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde (İş Mahkemesi Sıfatıyla) açılan ve işbu dosya ile birleştirilen 1998/591 esas, 1998/592 esas, 1998/593 esas, 1998/594 esas ve 1998/595 esas sayılı itirazın iptali davalarının ayrı ayrı reddine,” dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece Kurum kayıtlarındaki güncel hizmet cetveline göre karar verilmediğini, davacılar murisinin 440 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A. Asıl dava davalısı birleşen davalar davacısı Kurum vekilinin birleşen davalara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 5219 ve 5236 sayılı Kanunlar ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. 1086 sayılı Kanun’un anılan hükmü uyarınca, temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. Sonuç olarak reddine karar verilen birleşen davalar ayrı ayrı temyiz kesinlik sınırı olan 12.950,00 TL nin altığında kaldığı anlaşıldığından Kurum vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalı Kurum vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iptal edilen Bağ-Kur hizmet sürelerinin geçerli olup olmadığı ile buna bağlı olarak kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanun’un 24 ve 25 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkemece davacı murisinin ilgili dönem yönünden bağkur tespitine yönelik tespit taleplerinin reddine karar verildiği, kesilen ayılığın tekrar bağlanması talebine ilişkin olarak ise murisin 1274 gün prim ödemesi bulunduğu ve ölüm aylığı bağlanması şartının 1080 gün olması karşısında aylığı kesen kurum işleminin yerinde olmadığı belirtilerek “… ancak SGK Başkanlığının yeterli prim ödeme gün sayısına rağmen sigortalılığın sona erdirilmesine yönelik işlemin iptaline,” dair hüküm kurulduğu ne var ki kararın yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.

2.Bir önceki bozma ilamında da değinildiği üzere murisin kendi nam ve hesabına çalışmasının olmadığının anlaşılması durumunda kurum işleminin yerinde olduğuna karar verilmesi gerekmektedir. Diğer yandan her ne kadar murisin 1274 gün prim ödeme gün sayısı olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu sürelerin iptal edilen süreleri de kapsadığı belirgin olmakla, mahkemece murisin son güncel prim gün sayısı davalı Kurumdan sorularak 1080 gün şartını taşımadığının anlaşılması durumunda asıl davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

3.Birinci bozma ilamında belirtildiği üzere davalılar… …ve …’in ismine karar başlığında yer verilmemesi yerinde görülmemiştir.

4.Son olarak davalı olarak gösterilen Muş Şoförler odası yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de isabetsiz bulunmuştur.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl dava davalısı Birleşen dava davacısı Kurum vekilinin birleşen davalara yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

Asıl dava davalısı Kurumun asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.