Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11622 E. 2023/12499 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11622
KARAR NO : 2023/12499
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/305 E., 2023/664 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/423 E., 2022/578 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar SGK Başkanlığı ve … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle esastan reddine, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, 11.08.2016 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan …plakalı akaryakıt aracı ile Şanlıurfa Eski Lunapark Kavşağı ışıklarında durmuş halde iken, akaryakıt tankerinin alev alması sonucunda trafik iş kazası meydana geldiğini, bu kazanın müvekkilinin ağır yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin tazminat hakları için mahkememizin 2018/509 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sırasında hem SGK’dan hem de ATK’dan raporlar alındığını, ATK raporundaki sürekli iş göremezlik derecesinin yüksek olması sebebi ile müvekkiline gelir bağlanması için Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına rağmen gelir bağlanmadığını, mahkememizin 2018/509 Esas sayılı dosyasında 07.07.2022 tarihli ara karar ile gelir bağlanması hususunda davası açılması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, Adli Tıp 2. Üst Kurulu’nca tanzim edilen rapor doğrultusunda kesinleşen maluliyet oranı üzerinden müvekkiline gelir bağlanması gerektiğini belirterek müvekkiline iş kazası sebebi ile gelir bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, 11.08.2016 tarihinde iş kazası geçiren davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %8,3 olduğu ve kontrol muayenesinin gerekmediği hususlarının … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulu’nun 28.08.2019 tarihli ve 20194100670 sayılı kararından anlaşıldığını, sürekli iş göremezlik derecesinin %10’un altında olması nedeniyle 506 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi gereğince davacıya herhangi bir gelir bağlanmadığını, müvekkili kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, davacının iddiasını kanıtlar nitelikte belge bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesindeki tüm iddia ve taleplerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Yargıtay kararları ve 5510 sayılı Kanun kapsamında davacının öncelikle SGK’ya başvurması, gerekli araştırmanın yaptırılması ve kaza geçiren işçinin geçici veya sürekli iş göremezlik derecelerinin kurumca tespitinin yapılması gerekirken doğrudan işbu davanın açılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle esasa girilmeksizin davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davanın açılmadığını, zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın esas bakımından da hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde açıldığını, iddia edilen kazada tüm kusurun davacıya ait olduğunu, müvekkili şirketin yapmakta olduğu işin, sıvılaştırılmış doğal gaz (lng) ve saf oksijen iletim, dolum, taşıma ve teslim faaliyetleri olduğunu, Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik gereğince çok sıkı şekil şartları ile söz konusu işin yapılmasına müsaade edildiğini, ilgili iş kolunda yönetmeliğe konu malların sevkiyatı için ancak bu hususta üretilmiş özel araçlara sahip olunması gerektiğini, olaya karışan …plakalı aracın ilgili ADR Yönetmeliğine uygun, özel olarak üretilmiş araçlardan olduğunu, aracın tamamının özel yanmaz maddelerden üretildiğini, buna ilişkin belgelerin tazminat talebine ilişkin mahkememizin 2018/509 esas sayılı dosyasına ibraz edildiğini, yönetmeliğe uygun olmayan araç ile müvekkilinin mal sevkiyatı yapmak üzere dolum işlemi yapan firmalardan mal almasının söz konusu olmadığını, nitekim aracın Elazığ il sınırları içerisinde çalışan …adlı firmadan mal yüklenerek Şanlıurfa il sınırlarına sevkiyat yaptığını, şoförlere gerekli iş eğitiminin verilmesinin de dolum yapılan firmalar tarafından sağlandığını, ADR Yönetmeliğine uygun olarak davacıya dolum işlemi yapılan firma tarafından gerekli eğitimlerin verildiğini, bu eğitimlerin çok kapsamlı olduğunu, tüm koruyucu ekipmanların kullanılması (yangın tüpü, eldiven vs.), araç içinde ve dışında dikkat edilmesi gereken hususlar, dolum ve boşaltım sırasında yapılması gerekenler gibi hususları kapsadığını, yönetmeliğin 15 inci maddesinin ç fıkrasına aykırı olacak şekilde araç içerisinde çakmalığa takılan kalitesiz şarj aletinin içinden çıkan kıvılcım neticesinde olayın vukuuna sebebiyet verildiğini, dava konusu kazanın, aracın mal boşaltımından sonra yani araç boşken gerçekleştiğini, olay yeri kaza tutanakları ve araç fotoğrafları incelendiği takdirde aracın yanan kısmının şoför mahalli olduğu, aracın dışından veya motor kısmından kaynaklı bir yangın olayının gerçekleşmediği hususlarının görüleceğini, davacı söz konusu olay sebebiyle maluliyet yaşadığını iddia etmişse de kazanın hemen akabinde haricen yapmış oldukları araştırma neticesinde davacının çalışmaya devam ettiğini ve muhtelif lojistik firmalarında iş akdi ile çalıştığını öğrendiklerini, davanın kötü niyetli bir şekilde haksız kazanç elde etmek amacı ile açıldığını, mahkememizin 2018/509 esas sayılı dosyasında davacının maluliyeti noktasında iki rapor alındığını, ancak raporlar arasında çelişki bulunması ve davacının maluliyet oranının yüksek belirlenmiş olması nedeniyle maluliyet yönünden tekrar rapor alınması gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulüne, davacının 11.08.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu meslekte kazanma gücü kayıp oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) 01.10.2016 tarihinden itibaren %18,2 olduğunun, davacıya bu orana göre iş kazası kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davalı … … AŞ vekili, iş kazasının meydana geldiği olay tarihinden sonra kazalının çalıştığını, raporların gerçeği yansıtmadığını, mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve Kanuna aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.

2.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle, Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğini, mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve Kanuna aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının sürekli iş göremezlik oranının Adli Tıp 2.Üst Kurulunca ;geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren % 18,2 olarak belirlendiği, mahkemece; geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi takip eden aybaşı olarak 01.10.2016 kabul edilerek bu tarihten itibaren gelir bağlanmasına karar verildiği ancak dosya kapsamından 02.10.2016-05.11.2016,15.11.2016-24.11.2016 tarihlerinde de geçici iş göremezlik ödeneğinin ödendiği anlaşılmaktadır.Bu durumda ;son olarak geçici iş göremezlik ödeneğinin ödendiği 24.11.2016 tarihini takip eden aybaşından itibaren sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçelerine dayalı olarak “A-)davalılar vekillerinin, istinaf başvurusunun reddi ile HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi gereğince Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 08.11.2022 tarih, 2022/423 Esas 2022/578 Karar sayılı kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;

1-Davanın kabulü ile; davacının 11.08.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu meslekte kazanma gücü kayıp oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) (geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği) 24.11.2016 tarihinden itibaren %18,2 olduğunun, davacıya bu orana göre iş kazası kolundan geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği 24.11.2016 tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2016 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamış, ayrıca Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının ve bu orana göre gelir bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 19 ve 95 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı SGK Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.