Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11634 E. 2023/12370 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11634
KARAR NO : 2023/12370
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1880 E., 2023/1951 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/329 E., 2023/170 K.

Taraflar arasındaki davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1479 sayılı Kanun hizmet süresine ilave olarak 31.12.1988 – 15.04.1992 tarihleri arasında da 1479 sayılı Kanun’a tabi isteğe bağlı sigortalı kabul edilmesi gerektiğinin tespitini, 1479 sayılı Kanundan yaşlılık aylığı bağlanarak ödeme tarihleri itibariyle faizleriyle tahsili gerektiğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hatalı tescil işleminde ve yaşlılık aylığı talep ettiği tarihe kadar Kurumu yanıltıcı davranışı; gerçeğe aykırı belge ibrazı veya gerçek durumu saklama yönünde beyan veya davranışının iddia ve ispat edilememiş olması ve davacının iyiniyetle ve sigortalı olduğu inancıyla Kuruma prim ödemesinde bulunması karşısında, iyiniyetinin korunması ve davacının 31.12.1988-15.04.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 21.02.2023 tarihli yazısına göre, davacının tahsis talep tarihi olan 08.04.2019 tarihi itibarıyla, 31.12.1988-15.04.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı da dahil olmak üzere 9963 prim ödeme gün sayısı tespit edildiğinin 1479 sayılı Kanun kapsamında prim borcunun bulunmadığının bildirildiği, 07.04.1969 doğumlu davacının, davacının tahsis talep tarihi olan 08.04.2019 tarihi itibarıyla, 50 yaşını ikmal etmiş olup, 9000 prim gün sayısının bulunduğu, 1479 sayılı Kanun kapsamında prim borcunun bulunmadığı dikkate alındığında, 01.05.2019 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Kanun’un geçici 10/2 nci maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığı, 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi uyarınca 01.08.2019 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kabulüne, davacının 31.12.1988-15.04.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, davacının 01.05.2019 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Kanun’un geçici 10 uncu maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, 01.08.2019 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının 31.12.1988 – 15.04.1992 yılları arasında aktif vergi, oda, sicil, şirket ortaklığı kayıtlarından hiçbirinin olmaması nedeni ile sigortalılık tarihlerinin yeniden düzenlendiğini, yapılan işlemin yerinde olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumun davacıya sigortalı olduğu inancı ve güvenini verdikten ve uyuşmazlık konusu döneme ilişkin primleri icra yolu ile tahsil ederek uyuşmazlık çıkarmaksızın uzun süre kullandıktan sonra sigortalılık sürelerini iptalinin kabulünün mümkün bulunmadığı, davacın, prim borcunun bulunmadığı ve tahsis talep tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10 uncu maddesinde düzenlenen yaşlılık aylığı şartlarının oluştuğu, 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi gözetilmek suretiyle hükmün kurulduğu dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili, 31.12.1988-15.04.1992 yılları arasında sigortalının aktif vergi, oda, sicil, şirket ortaklığı kayıtlarından hiçbirinin olmaması nedeniyle sözkonusu sürelerde 1479 sayılı Kanun’a istinaden sigortalılık vasfı taşımadığından hizmet verilemeyeceğini, buna rağmen, Kurumca sehven sigortalıya söz konusu tarih aralığı ile ilgili olarak hizmet verildiği anlaşıldığından, sigortalılık tarihlerinin yeniden düzenlendiği, yapılan işlemlerin haklı ve yerinde olduğunu belirterek temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 31.12.1988 – 15.04.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı bağ kur sigortalısı sayılarak yaşlılık aylığına hak kazandığının ve aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 1479 sayılı Kanun’un geçici 10 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Eldeki davanın, davacının 31.12.1988-15.04.1992 yılları arasında primleri ödenmiş 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresinin, davacının tahsis talebinde bulunmasından sonra Kurumca vergi, esnaf odası ve sicil kayıtları gözetilerek yeniden düzenlenmesi sonucu geçersiz sayılması ve tahsis talebinin reddedilmesi üzerine açıldığı, davacı vekilinin talebinin, davacının bu tarih aralığında isteğe bağlı sigortalı kabul edilmesi ve yaşlılık aylığı bağlanarak faizi ile ödenmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla, hüküm bölümünde 31.12.1988-15.04.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu değil, isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiğinin açıkça ifade edilmemiş olması ve usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin a alt bendinde yer alan “a)Davacının 31/12/1988-15/04/1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine” ibaresinin silinerek yerine “a)Davacının 31/12/1988-15/04/1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine” yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.