Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11944 E. 2023/11261 K. 15.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11944
KARAR NO : 2023/11261
KARAR TARİHİ : 15.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/482 E., 2023/1624 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/265 E., 2017/174 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinafı ile kaldırarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda direnme kararı bozulmuştur.

Bozma sonrası verilen Bölge Adliye Mahkemesinin davanın kabulüne dair verdiği karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, davacıya bugüne kadar ödenen yaşlılık aylıklarının iadesine ilişkin işlemin iptaline, iptal edilen sigortalılık süresinin geçerli kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; isteğe bağlı sigortalılık için yasaca aranan yazılı talep şartının gerçekleşmediğini, fazla ödenen primlerin ise ancak ileriye dönük olarak değerlendirilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2016/265 Esas, 2017/174 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacı …’in 30.04.2008-01.10.2008 tarihleri arasındaki sigortalılık süresinin iptaline ilişkin işlemin yerinde olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.11.2018 tarihli ve 2017/2018 Esas, 2018/1762 Karar sayılı kararıyla; Geçmişe dönük olarak vergi kaydının iptal edildiği, buna karşın oda ve sicil kaydının sürdüğü dönemde sigortalılık iradesini sona erdirmeyip, bu döneme ilişkin prim borcunu da yapılandırma kapsamında 16.06.2016 tarihinde ödeyen davacının; primleri tahsil edilip aylık hesabında gözetilen primi ödenmiş günlerinin, aylık bağlandıktan yıllar sonra iptalinin, mevzuat hükümleri yanında, objektif iyi niyet ilkesi yanında sosyal güvenlik hakkının vazgeçilmez temel insan hakkı niteliğiyle de bağdaştırılması mümkün olmadığından; sigortalılık süresi ve aylık iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesi gereğini gözetmeyen İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, kanunun olaya uygulanmasındaki hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği de dikkate alınarak; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği gerekçesiyle; SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle;… 3. İş Mahkemesinin verilen 15.06.2017 tarih, 2016/265 Esas ve 2017/174 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; davanın kabulüne, … T.C. Kimlik, … Bağ-Kur sicil numaralı davacı …’in, sigortalılık süresi ve yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle; aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği ve yersiz aylık ödemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1.Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.11.2019 tarihli ve 2018/7364 Esas, 2019/8517
Karar sayılı bozma kararıyla; Mahkemece, dava konusu dönemde davacının kendi nam ve hesabına faaliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Bu kapsamda, dosya içerisindeki yoklama fişleri içerikleri irdelenmeli, davacının başka araçlarda çalıştığı iddiası kapsamında bu çalışmanın yevmiye usulü olup olmadığı, kiralama suretiyle başka araçlarda çalışıp çalışmadığı hususu belirlenmeli, bu kapsamda kiralanmış bir aracın bulunup bulunmadığı ya da kendi adına bir aracın bulunup bulunmadığı araştırılmalı, yine davacının vergiden muafiyet kaydının olup olmadığı araştırmalı, tüm bu deliller birlikte değerlendirilerek davacının çalışmasının kendi nam ve hesabına mı, sürekli mi olup olmadığı belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince önceki kararda direnme kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu 29.11.2022 tarihli, 2021/10-151 Esas, 2022/1621 Karar sayılı kararı ile, “… somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu dönem yönünden davacının kendi nam ve hesabına faaliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, yoklama fişlerinin içerikleri irdelenmeli, davacının başka araçlarda çalıştığı iddiası kapsamında bu çalışmanın yevmiye usulü olup olmadığı, kiralama suretiyle başka araçlarda çalışıp çalışmadığı, bu kapsamda kiralanmış bir aracın bulunup bulunmadığı ya da kendi adına bir aracının mevcut olup olmadığı araştırılmalı ve davacının vergiden muafiyet kaydı bulunup bulunmadığı tespit edilerek toplanan deliller ışığında davacının çalışmasının kendi nam ve hesabına mı yoksa hizmet akdine dayalı sürekli bir çalışma mı olduğu belirlenerek karar verilmelidir. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle direnme kararının bozulmasına karar vererek dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.

C. Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 08.05.2011 tarihi itibariyle nakliyecilik faaliyetine dayalı vergi kaydı bulunmasına karşın, vergilendirmeye dayalı sorumluluklarını yerine getirmeyip, beyannamelerini vermemesi nedeniyle yoklamaya sevkedilmiş ve aracının uzun süredir arızalı olması nedeniyle, vergi kaydı geçmişe dönük olarak sonlandırılmıştır. Ancak, trafik ceza kayıtları ve tanık anlatımları ile yukarıda içeriğine yer verilen şirket yazıları, davacının bağımlı çalışan konumunda olmaksızın, yolcu taşıma ve kurye nakli işinde çalıştığını ortaya koyduğundan; oda ve sicil kayıtları yanında sigortalılık iradesinin devamına bağlı olarak gerçekleşen prim ödemesi de dikkate alındığında; bozma ilamı içeriğindeki önerme ışığında yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığından, bozma ilamı gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, uyuşmazlık konusu dönemde davacının kendi nam ve hesabına çalışmasını sürdürdüğü sonucuna varılarak davanın kabulüne, … T.C. Kimlik, … Bağ-Kur sicil numaralı davacı …’in, sigortalılık süresi ve yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle; aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği ve yersiz aylık ödemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; kurum raporunun aksinin ispatlanamadığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; yaşlılık aylığının iptali ve ödenmeyen aylıkların geri ödenmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası delaletiyle 1479 sayılı Kanunun 24 ve 25 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.