YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12101
KARAR NO : 2023/12502
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1834 E., 2023/924 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/103 E., 2020/12 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Üniversitede 01.12.2003 tarihinden itibaren kesintisiz çalışmasına karşın, 01.12.2003-31.12.2004 tarihleri arasındaki ve 01.04.2005-30.04.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini belirterek, müvekkilinin 01.12.2003-31.12.2004 tarihleri arasında ve 01.04.2005-30.04.2009 tarihleri arasında davalı yanında sözleşmelerde öngörülen ve bordrolarla ödenen ücretler üzerinden çalıştığının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının 01.01.2005 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, isteği üzerine 30.03.2005 tarihinden sonrasında kendilerinden sigorta primleri kesintisi yapılmadığını, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle zorunlu sigortalılık dönemi başladığından davacının sigorta primlerinin kesilerek Kuruma ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Fer’i Müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulü ile
1-Davacının davalıya ait işyerinde; 31.12.2003-30.04.2009 tarihleri arasında 01.04.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda Tespit Edilen ve ekli tabloda bildirimi yapılan 91 gün SSK günü dışında yer alan süre ve Ücretler Dahilinde ve yine SGK tavan ücretini aştığı tespit edilen aylarda da SGK tavan ücreti üzerinden çalıştığının tespitine,
2-01.04.2020 tarihli Bilirkişi Raporunun kararın eki sayılmasına,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının 01.01.2005 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, isteği üzerine 30.03.2005 tarihinden sonrasında kendilerinden sigorta primleri kesintisi yapılmadığını, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle zorunlu sigortalılık dönemi başladığından davacının sigorta primlerinin kesilerek Kuruma ödendiğini ileri sürmüştür.
2.Fer’i Müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Mahkemenin eksik araştırma yaptığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini yinelemiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
Anayasamızın 141 inci maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 149. (HMK’nun 28.) maddesinde de bu husus belirtilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 381. (HMK’nun 294.) maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafları iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az aynı Kanunun 388. (HMK’nun 297.) maddesinde belirtilen hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/1-3 üncü maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde :
“(1)Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Yine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 389 uncu (HMK’nun 298.) maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar kapsamında; davacının, talep konusu dönem içinde her bir takvim yılı içerisinde hangi tarihlerde ne kadar süre ile çalıştığının, hüküm bölümünde açıkça ve tereddüte mahal bırakmaksızın gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükme esas kılınan bilirkişi raporuna atıfta bulunmak suretiyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının, sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.