Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12161 E. 2023/11481 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12161
KARAR NO : 2023/11481
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1566 E., 2023/248 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/45 E., 2021/156 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.02.2018 tarihli dilekçe ile davacının hangi tarihte emekli olabileceğinin sorulduğunu, Kurum tarafından 28.06.2019 tarihinde emekliliğe hak kazanacağının bildirildiğini, 01.08.2018 tarihli dilekçeyle emeklilik talebinin yenilendiğini, Kurumun önceki hesaplamanın doğru olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine, 08.07.2019 tarihli dilekçe ile emeklilik tarihinin yeniden hesaplanmasını, tarihte değişiklik olması halinde yeni tarih üzerinden, değişiklik olmaması halinde ise eski tarih üzerinden emeklilik işleminin yapılmasının talep edildiğini, bu kez yeniden incelenerek emeklilik tarihinin 28 Mart 2019 olması gerektiğinin beyan edildiğini, bunun üzerine 12.07.2019 tarihli dilekçe ile yeni tarihe göre emeklilik işleminin yapılmasının istendiğini, ancak Kurum tarafından 16.09.2019 tarihli yazı ile 01.08.2019 tarihinden itibaren aylık bağlandığıni, Kurum tarafından emekliliğe hak kazanacağı tarihin 28.03.2019 olarak doğru ve zamanında bildirilmiş olması halinde 2019 Temmuz ayında değil, 2019 Mart ayında başvuru yapılmış olacağını belirterek; Kurum işleminin iptali ile 28.03.2019 tarihinden itibaren emekliliğe ve aylık bağlanmasına hak kazandığının tespitine, 100,00 TL alacağın 28.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini tale

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, iş mahkemesinin görevli olduğunu, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurulduğu görülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Iş Mahkemesinin görevli olduğunu, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu belirterek temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un ilgili madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacının 1.9.1991 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamında 4-c statüsünde sigortalı olduğu, davacının 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi itibari ile emekli sandığı iştirakçisi olduğu, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4 üncü maddesi uyarınca davanın idari yargıda görülmesi gerektiği anlaşılmakta olup ilk derece mahkemesinin usulden red kararı verilmesi isabetlidir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.