YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12185
KARAR NO : 2023/13283
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2465 E., 2023/425 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/413 E., 2022/247 K.
Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkiline ait binada, davalıların murisi …’ın 30.01.2016 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde hayatını kaybettiğini, müteveffa ile müvekkili arasında daimi ve bağımlı iş ilişkisinin olmadığını, bu sebeple iş sözleşmesi olgusunun nitelendirilemeyeceğini, ancak davalı Kurumca, müteveffanın hak sahiplerine ödeme yapıldığından bahisle, … 19. İş Mahkemesi’nin 2017/243 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine Kurum alacağının tahsili istemiyle dava açıldığını, anılan dosyada kazanın iş kazası olup olmadığının tespiti hususunda dava açılması için süre verildiğini belirterek, davalıların murisinin, müvekkiline ait binada, 30.01.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı şirketin kusurlu olduğunu, müteveffanın ölümü sonucunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/4879 şoruşturma numaralı dosyasında alınan 24.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ile dava dışı … arasında eser sözleşmesinin bulunmadığının belirtildiğini, kazanın ise iş kazası olduğunun tespit edildiğini, … 8. İş Mahkemesi’nin 2016/544 Esas sayılı dosyasında alınan 19.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda da kazanın iş kazası olduğu hususunun saptandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Kuruma başvuru dava şartını yerine getirmediğini ve davacının iddiasını Kurum kayıtlarına eş değer belgeler ile ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Ege-Demir Çelik Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ne ait binanın çatısının akması üzerine, şirket yetkilisi … tarafından … ile anlaşma yapılması akabinde, …’nın gönderdiği işçilerden …’in çatıyı kontrol ederken çatıdan düşüp hayatını kaybetmesi şeklinde meydana gelen dava konusu olayın 5510 sayılı Knaun’un 13 üncü maddesinde yer alan şartları sağlaması nedeniyle iş kazası niteliğinde olduğu anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, deliller yeterince incelenmeden karar verildiğinden, verilen kararın usul ve Kanun’a aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından, dava dışı …’in davaya konu kazanın meydana geldiği binanın sahibi olan davalı … Çelik Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olduğu, binanın çatısının akması üzerine çatı tamiratı işine dair malzemeyi tedarik ettiği, çalışacak kişileri … vasıtası ile bulduğu, çalışanların SGK kayıtlarını şirket üzerinden yaptırdığı, … ile anlaşma yapılmasının akabinde, …’nın gönderdiği işçilerden …’ın çatıyı kontrol ederken çatıdan düşüp hayatını kaybetmesi şeklinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde yer alan şartları sağladığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davaya konu iş kazası olduğu sonucuna varılarak davacı şirketin davasının reddine karar verilmesinde usul ve Kanuna aykırı herhangi bir yön görülmemiş, davacı şirket vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalılar murisinin 30.01.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi.
2. “Hizmet Akdiyle veya Kendi Adına ve Hesabına Bağımsız Çalışan Sigortalıların Tabi Olduğu Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri ” başlıklı 3. Bölümde bulunan “İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması” başlıklı 13 üncü madde iş kazasının; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay olarak tanımlanmaktadır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.