Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12285 E. 2023/13129 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12285
KARAR NO : 2023/13129
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1867 E., 2022/1477 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/267 E., 2019/363 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.10.2011-23.04.2012 ve 15.04.2014-15.05.2015 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, sigorta kayıtlarında 2014 yılının 10.ayından sonrasının gösterilmediğini, 2015 yılı nisan ayında 17 gün çalışma gösterildiğini, fazla çalışma, UBGT ücretinin ödenmediğini, işten çıkarılarak mağdur edildiğini, maaşının bankaya yattığını ancak işverenin yatırıp tekrar kendilerinin çekerek elden ödeme yaptıklarını, asgari ücret üzerinden gösterilen maaşın gerçekte 2.000 TL üstünde olduğunu beyan ile fesihten kaynaklı doğan işçilik alacaklarının davalı işverenden alnarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Fer’i Müdahil SGK vekili, davacının sicil dosyası incelemesinde 1002469 işyeri sicil numaralı Kapı Trans Uluslararası Taş. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden 04.10.2011 giriş, 07.09.2012 çıkış, 15.04.2014 giriş 30.09.2014 çıkış bildirgelerinin verildiği, çalışmaların işe giriş ve çıkışlara uygun olarak kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini, talep edilen sürelerde davacının işe giriş bildirgesi ve çalışmasının bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğunu beyan ile davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinden 04.10.2011-07.09.2012 ve 15.04.2014-30.09.2014 tarihleri arasında sigortalı bildirildiği, davacının dava konusu dönemde başka bir işyerinden sigortalı bildiriminin olmadığı, banka kayıtlarının incelemesinde 15.04.2014-03.09.2014 dönemine ait ücretin asgari ücret üzerinden davacının banka hesanına ödendiği, Tanık …’ın ifadesinde; davalı işerinde yurtiçi ve yurtdışı tır şoförü olarak çalıştığını, yurt içi seferleri esnasında davacının çalışmalarına tanık olduğunu, davacıyı 2015 yılı yaz ayında …’da çalışırken gördüğünü, yurtdışı çalışmalarının sefer başı, yurt içi çalışmalarının ise aylık üzerinden ücretlendirildiğini, davacının 2015 yılının ilk dönemine kadar çalıştığını bildiğini beyan ettiği, davacının yurt dışına son seferini 24.11.2012 tarihinde gerçekleştirdiği, yurda giriş çıkış kayıtlarından davacının 2011 yılı 2 nci döneminde 8 hafta tatili, 2012 yılı 1.döneminde 7 hafta tatili 1 UBGT gününde çalıştığı, bordro tanığı …’in ifadesinde; 2014/1 2015/6 ay arasında davalı işyerinde çalıştığını, davacının da 2014/10-11-12, 2015/1-2-3-4 aylarda davalı nezdinde kesintisiz çalıştığını, yurtdışına sefer olmadığından yurtiçne sefer yaptıklarını, bordro tanığı … ifadesinde; 7 yıl boyunca davalı nezdinde çalıştığını, davacının 2,5 yıl kadar davalı işyerinde çalıştığını, 2014 ve 2015 yılının ortasına kadar çalışmasının devam ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Dosya ekinde yer alan taşıma irsaliyelerinin incelenmesinde; davacının sigortasız çalıştığı iddia olunan dönemde 10.10.2014 tarihinde 009815 sayılı irsaliye ile davalı adına taşıma yapmaya başladığı, son irsaliyenin 06.05.2015 tarihinde tanzim edildiği ve sevkiyatın … iline yapıldığı, sigortasız geçen dönemde de davacvının kesintisiz olarak davalı firma adına yurtiçinde sevkiyat yaptığı, dosya içerisindeki delillerden davacının 04.10.2011 – 23.04.2012 döneminde gümrük kayıtlarına göre yurtdışına sefer yaptığı, 15.04.2014 – 06.05.2015 tarihine kadar ise yurtiçine sefer yaptığının anlaşıldığı, davacının talep edilen sürede davalı nezdinde çalıştığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, bildirim yapılan dönemler dışlanmak suretiyle davacının 04.10.2011-23.04.2012 ve 15.04.2014 ile 15.05.2015 tarihleri arasında davalı iş veren nezdinde hizmet akdi ile çalışmalarının olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Feri Müdahil vekili, davacının diğer davalı nezdinde mevcut işyeri dosyasının celbi ile ücret bordrolarında isminin, imzasının bulunup bulunmadığı hususunun incelenmediğini, diğer davalı işyerinin alınış ve çıkarılış tarihleri araştırılmadığını, komşu işyerlerinde çalışan ve yine kayıtlara geçmiş kişilerin tanık olarak dinlenmediğini, davacının trafik cezasının olup olmadığının araştırılmadığını, karar başlığında davanın alacak davası olduğu belirtildiğini, davacının çalışmalarının Kuruma bildirildiğini, bu bildirim dışında kalan sürelerin tespiti için dava açıldığını, kararın taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak talep edilen süreleri aşarak verildiğini, dava dilekçesi incelendiğinde 04.10.2011-23.04.2012 süresi ile ilgili hizmet tespiti yönünden bir talep bulunmadığını iddia etmiş, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili, davacı tarafın sunmuş olduğu iki adet irsaliye ile davalı şirketin bir ilgisinin olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkette kesintili olarak çalıştığını ve çalıştığı dönemlere ait sigorta bildirimlerinin eksiksiz yapıldığını iddia etmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “dosyadaki kayıt ve belgelere göre davacının 01.11.2014 tarihinden itibaren. yaşlılık aylığı aldığı, öncesinde davalıya ait işyerinden bildirimlerinin bulunduğu, 04.10.2011-07.09.2012, 15.04.2014-30.09.2014 tarihleri arasında bildirimlerinin yapıldığı, 2015 yılının 4 üncü ayında 17 gün, 5 inci ayında 15 gün 2 kodu ile SGDP’e tabi olarak davalıya ait iş yerinden çalışmalarının kesintili olarak bildirildiği, banka ve takograf kayıtları ile davacının çalışmasını doğrulayan bordrolu tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre çalışma olgusunun ispatlandığı, dava dilekçesinin içeriği ve davacının davalı işyerinden son bildirimlerinin 2 kodu ile SGDP’e tabi olarak bildirilmesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının talebinin SGDP’e tabi olarak geçen hizmetlerin tespiti olarak kabulü gerektiği, her ne kadar mahkeme hükmünde bu hususa ilişkin açıklık yoksa da, bu durumun Kurum tarafından hükmün infazı sırasında resen gözetileceği, mahkeme hükmünün bildirim yapılan dönemler dışlanmak suretiyle kurulduğu değerlendirilerek mahkemenin maddi ve hukuki değerlendirmesinde usul ve Kanuna aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir. 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.

3.506 sayılı Kanun’un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanun’un 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür.

3. Değerlendirme
İnceleme konusu dosyada; davacıdavacının 04.10.2011-23.04.2012 ve 15.04.2014-15.05.2015 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, bu dönem içerisinde 2014/10, 11, 12, 2015/1, 2, 3 üncü aylar ile 4 üncü ay 13 gün, 5 inci ay 15 eksik bildirildiğini belirterek bu günlerin tespitini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının 01.11.2014 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında aylık aldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanun’un öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurum’un prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.

Mahkemece yapılacak iş; davacıya ilişkin yaşlılık aylığıyla ilgili tahsis dosyası celp edilmeli, yaşlılık aylığı aldığının tespiti halinde davacının beyanı alınmak suretiyle talebin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak geçen sürelerin tespitine mi yoksa hizmet akdine dayalı zorunlu çalışmaların tespitine mi yönelik olduğu hususları açıklığa kavuşturulmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.