Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12334 E. 2023/12678 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12334
KARAR NO : 2023/12678
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3523 E., 2023/2721 K.
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/24 E., 2022/189 K.

Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı şirket vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’ın malul olmadığının tespitine, herhangi bir maluliyet oranı söz konusu ise meydana geldiği tarihlerin tespitine, …’ın %0’ın üzerindeki maluliyet oranının davacıya ait işyerinde 06.12.2007 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklanmadığı ve maluliyetinin bu kaza ile illiyet bağının olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, kurum tarafından sürekli iş göremezlik durumunun belirlenmesi için yapılan tespitlerin yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı …,cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; davalı …’ın 06.12.2007 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı sol kalça ekleminin ileri derecede bozulması nedenli sonrasında protezle giderilebilecek hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) olarak bildirilen 04.05.2008’den itibaren E cetveline (yaşına) göre %26.2(yüzdeyirmialtınoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının değerlendirildiği ve %26,20 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının tespitine karar verildiği, 06.12.2007 tarihinli iş kazası sonucu kişinin sol kalça ekleminde kırık oluştuğu, kalça hareket kısıtlılığının bu nedenle meydana geldiği, bu bölgede olay öncesi ve sonrasına ait başka bir yaralanma tanımlanmadığı gibi, sol kalça ekleminde kendisinde mevcut herhangi bir hastalığa ait tıbbi evrak da tespit edilmediği , kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kazazedenin 06.12.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası ile maluliyeti arasında illiyet bağının bulunduğu ve 04.05.2008 tarihinden itibaren %26,20 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının tespitine, davacının iş kazası nedeni ile maluliyetinin bulunmadığı yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı şirket vekili, Adli Tıp Kurumu Üst Kurul raporundaki hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı Kurum vekili, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararına göre hareket eden Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı …’ın 06.12.2007 tarihinde iş yerinde çalışırken ağırlık altında kaldığı iş kazası nedeniyle, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın 27.05.2010 tarihli kararında; Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 29.03.2010 tarih ve 2721 sayılı raporuna istinaden maluliyet gerekmediği, kontrol muayenesine ihtiyaç olmadığının,Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 06.08.2018 tarihli kararında; sigortalının 06.12.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle, maluliyet oranının Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzeltme kaydıyla; E cetveline göre % 10,3 olduğu, artma kaydıyla (04.01.2017) % 24,2 olduğu, bakıma muhtaç olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediğinin bildirildiği, … 6. İş Mahkemesi’nin 2017/151 Esas sayılı işçinin işverene karşı açtığı tazminat davasında alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 04.12.2019 tarihli mütalaasında; geçici iş göremezlik süresi sonundan (sürekli işgöremezliğin başlangıç tarihinden) itibaren mevcut bulgulara göre sol kalça ekleminin ileri derecede bozulması nedenli sonrasında protezle giderilebilecek hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak E cetveline (yaşına) göre %26.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının belirtildiği, Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu’nun 03.07.2019 tarihli mütalaasında; geçici iş göremezlik süresi sonundan (sürekli işgöremezliğin başlangıç tarihinden) itibaren mevcut bulgulara göre sol kalça ekleminin ileri derecede bozulması nedenli sonrasında protezle giderilebilecek hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak E cetveline (yaşına) göre % 26,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirildiği ,İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada; Adli Tıp Kurumu Üst Kuruldan rapor alındığı, …’ın 06.12.2007 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı sol kalça ekleminin ileri derecede bozulması nedenli sonrasında protezle giderilebilecek hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 27.02.2017 tarih ve 709 sayılı Kararında çalışır tarihi (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) olarak bildirilen 04.05.2008’den itibaren E cetveline (yaşına) göre % 26.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının mütalaa edildiği, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporuna göre davacı işverenin açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı şirket vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dava dilekçesindeki taleplerinin karşılanmadığını,davalının maluliyeti bulunmadığını, 06.12.2007 tarihinde meydana gelen iş kazasının akabinde 24.05.2010 tarihinde maluliyet oranının % 0 olarak tespit edildiğini, işveren Şirket’te 06.12.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası ile davalı …’ın 10.03.2017 tarihinde % 24,2 olarak tespit edilen maluliyeti ve/veya maluliyet oranı ile yine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporda davalı …’ın tespit edilen % 26,2 maluliyeti ve/veya maluliyet oranı arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporda kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı …’ın 06.12.2007 tarihli iş kazasına bağlı meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesidir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.