YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12455
KARAR NO : 2023/12681
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/44 E., 2023/28 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/142 E., 2021/425 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının hizmet birleştirmesi olmaksızın 31.12.2019 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine ve 01.01.2020 tarihi itibariyle aylığının bağlanmasına ,mahrum kalınan aylıkların ödenmeleri gereken tarihten işleyecek faizi ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; davacının 31.12.2019 tarihinde aylık tahsis talebinde bulunduğu, davalı kurum tarafından son 7 yıl içerisindeki hizmetlerinin ağırlıklı olarak bağkur kapsamında olması nedeniyle bağkur kapsamında emeklilik şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirildiği ve davacıya 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b statüsüne göre aylık bağlanma talebinin reddedildiği, davacının 506 (5510 md. 4/1-a) sayılı Kanun kapsamında geçen hizmetlerinin bağkur hizmetleri birleştirilmesine gerek kalmaksızın 506 (5510 md. 4/1-a) sayılı kanun kapsamında emekliliğe hak kazanma şartlarını taşıdığı, davacının istemi dışında hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı, hali hazırda hiç bağkur hizmeti bulunmasaydı 506 (5510 md. 4/1-a) sayılı yasa kapsamında emeklilik aylığını hak edeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamındaki çalışmaları dolayısıyla tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacıya 01.01.2020 tarihinden itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının her bir aylığın ödenmesi tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; mevcut hizmet süreleri itibari ile aylık bağlanma talebinin yasal şartları taşımadığından reddedildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 02.09.1991 tarihi itibariyle ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayan davacının 4759 sayılı Kanun gereği 23.05.2002 tarihi itibariyle hizmet süresi dikkate alındığında tahsis tarihi itibariyle 25 yıllık sigortalı olma ve 5600 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu ve 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, Yargıtay HGK’nın 10.03.2010 gün ve 2010/10-126 E. 2010/133 K.sayılı kararında belirtildiği üzere, “…Özel Dairenin bozma kararında kabul edilen şekilde, söz ve deyimlerin lafzi anlamına sıkı sıkıya bağlanarak, 2829 sayılı Kanun’dan yararlanabilmek için kişiyi tüm sosyal güvenlik Kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlamanın sosyal güvenlik sistemi ve Yasanın amacı ile bağdaşmadığı…” gerçeği karşısında, 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazanan davacıyı 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetini birleştirmeye zorlamanın Yasanın amacına ve sosyal güvenlik sistemine uygun olmadığının açık olması karşısında, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, her ne kadar hükümde 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi gereği 3 aylık süre dikkate alınarak faiz başlangıcı açıkça yazılı değil ise de anılan Kanun hükmünün kararın infazı sırasında gözetilebileceği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, tüm hizmet süreleri itibariyle yaşlılık aylığı bağlama şartları oluşmadığını, Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 31.12.2019 tarihli tahsis talebine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve aylıkların faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2829 sayılı Kanun’un 8 inci ve 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.