YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12467
KARAR NO : 2023/13085
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/376 E., 2023/584 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/221 E., 2019/426 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; davacının davalı işyerinde 01.05.2015 – 06.05.2016, tarihleri arasında hizmet akdiyle kesintisiz çalıştığının tespit edilmesine, Kuruma eksik bildirilen sürelerinin tamamlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işyeri vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 4857 ve 5953 sayılı Kanunlar kapsamında çalışmadığını, davacı ile yalnızca ana haber bültenlerinin sunumu için anlaşma yapıldığını, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda düzenlenen eser sözleşmesi olduğunu, haber metni yazarlığı, haber muhabirliği TV programı yapımcılığı gibi işlerde çalışmadığını, davacının davalı işyerinde akşam haberlerini sunmaktan ibaret olan görevi karşılığında kendisine düzenli bir ücret ödemesinde bulunulacağı hususunda da bir anlaşma yapılmadığını, davacının emeği ve mesaisi karşılığı bir miktar ödemenin elden yapıldığını, davalı işverene karşı Malatya 1. İş Mahkemesinde 2017/185 Esas sayılı dosyada görülmekte olan davada da bu hususu açıkça belirttiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı Kurumun davaya 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesine göre davalı işverenin yanında fer’i müdahil olarak katılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı adına davalı işveren tarafından uyuşmazlık döneminde herhangi bir hizmet bildiriminin bulunmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi özetle;
“1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
2-Davacının davalı işyerinde 01.05.2015-01.04.2016 tarihleri arasında kısmi süreli olarak ayda 8 prim/gün çalıştığı ve söz konusu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
3- Davacının davalı işyerinde 01.04.2016-30.04.2016 tarihleri arasında tam süreli olarak ayda 30 prim/gün çalıştığı ve söz konusu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
4- Fazlaya ilişkin talebin reddine, ” karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının dava konusu dönemde tam zamanlı olarak çalıştığını, bir kısım tanık beyanlarının taleplerini doğruladığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, Mahkemenin resen araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hükümde davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin feri müdahilden tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkeme kararının bu yönleriyle usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının davalı işyerinde 4857 sayılı ve 5953 sayılı Kanunlar kapsamında çalışması bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerinden kaynaklanan eser ilişkisi olduğunu, işçi işveren ilişkisi olmadığını, Mahkeme kararının bu yönleriyle usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
3.Fer’i müdahil SGKB vekili istinaf dilekçesinde özetle, fer’i müdahil aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacının fili çalışmasının sadece tanık anlatımları ile ispatlandığını bu ispatın yeterli olmadığını, Mahkeme kararının bu yönleriyle usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;davacının hizmet cetvelinden dava konusu dönemde davalı işyerinde çalışması bulunmadığı, bu dönem içerisinde dava dışı 1137738 nolu işyerinde 2015 Mayıs-Haziran dönemlerinde toplam 11 gün hizmet bildiriminde bulunulduğu, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, dinlenen tanık beyanların beyanlarının hizmet cetvelleri ile mukayeseli olarak yapılan değerlendirmesi, aldırılan raporlar, dosyaya gelen tüm bilgi ve belgeler kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülmekle birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının taraf sıfatının fer’i müdahil olması ve aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle, “1-)Davalı vekilinin istinaf başvurularının reddine,
2-)Davacı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca Malatya 1. İş Mahkemesi 2017/221 Esas, 2019/426 Karar sayılı ilamının kaldırılarak, düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesi suretiyle;
3-A) Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
Davacının davalı işyerinde 01.05.2015-01.04.2016 tarihleri arasında kısmi süreli olarak ayda 8 prim/gün çalıştığı ve söz konusu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
Davacının davalı işyerinde 01.04.2016-30.04.2016 tarihleri arasında tam süreli olarak ayda 30 prim/gün çalıştığı ve söz konusu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine, ” dair hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Fer’i müdahil SGKB vekili temyiz dilekçesinde özetle, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
C.A.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Kanun’un Adli tatilde görülecek dava ve işler başlıklı 103 ncü maddesi, “(1)Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:…
ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar…” hükmüne amirdir.
3.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, adli tatilde görülecek davalardan olan işbu hizmet tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekiline 07.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili tarafından 23.08.2023 tarihli dilekçe ile (uyap sistemi üzerinden 31.08.2023 tarihinde havale edilmiştir) hükmün temyiz edildiği ne var ki temyiz süresinin 21.08.2023 tarihinde sona erdiği belirgin olduğundan, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
C.B.Feri Müdahil ve Davalı Şirket vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer’i müdahil Kurum vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz isteminin süreden REDDİNE,
2.Fer’i müdahil ve davalı şirket vekillerinin temyizi yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi