YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12858
KARAR NO : 2023/13285
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/137 E., 2023/1824 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/224 E., 2022/409 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin emekli olabilmek için 6111 sayılı Kanun kapsamında çıkan aftan yararlanmak için Kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkiline 5 yılı aşan 5669 günlük süreye ilişkin prim borcu olduğunun, 16.086,85 TL olan borcunun verilen süre içerisinde ödenmesi halinde sigortalılık süresinin durdurulmamış gibi değerlendirileceğinin bildirilmesi üzerine müvekkilinin borcunu süresi içerisinde ödeyerek 5 yıl beklediğini, müvekkilinin 04.01.2016 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, tahsis talebinin 25 yıl 50 yaş şartını sağladığı, 5375 günü doldurmadığı, zira ilk işe giriş tarihi olan 16.05.1988’den tahsis talep tarihine kadar askerlik borçlanması, Bağ-Kur ve sigortalı çalışmalarının toplamının 4063 gün olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile reddedildiğini, red gerekçesinde müvekkilinden vergi kaydı, esnaf sicil oda kaydı, meslek odası kayıtları istendiği, gelen belgeler sonucunda herhangi bir meslek odasında ve esnaf sicilinde kaydı olmadığının tespit edildiği, müvekkilinin tespit edilen hizmet süresinin 5510 sayılı Kanun kapsamında 2149 gün olduğu ve daha önce yapılan hesaplama ve tespitlerin hatalı olduğunun bildirildiğini, 2149 gün karşılığı olan 8.876,10 TL borcun daha önce ödenen 16.087,00 TL’dan düşülerek düşülerek kendisine 7.210,90 TL ana para ve 3.104,44 TL yasal faiz olmak üzere 10.315,34 TL’nın iade edildiğini, müvekkili tarafından Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurulduğunu, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından başvuran müvekkilinin borçlandırma kapsamında Kurumun hatalı işlemi yapılandırdığı, başta geçerli olarak kabul edilip sonra iptal edilen sürenin geçerli sayılmasına ve başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde makul sürede işlem tesisi için SGK’na tavsiyede bulunulmasına karar verildiğini, Kamu Denetçiliği Kurumunun iyiniyetli müvekkilinin mağdur olduğuna, iyiniyet ve dürüstlük kuralları gereğince borçlanma kapsamındaki süreler için sigortalı sayılması gerektiğine ve neticeten davalı Kurumun red işleminin hukuka aykırı olduğuna karar verdiğini belirterek; davalı Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin emekliliğe ve emeklilik tahsis talep tarihi olan 04.01.2016 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince özetle; tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacının ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 16.05.1988 olduğu, 23.05.2002 tarihi itibariyle 14 yıl 07 gün sigortalılık süresinin bulunduğu, doğum tarihinin 01.01.1966 ve tahsis talep tarihinde 50 yaşında olduğu, geçici 81/B-g maddesinde aranan 50 yaş koşulunu ve 25 yıl sigortalılık süresi koşulunu yerine getirmesine karşın, (İBS Bağ-Kur dahil) 4769 prim günü bulunduğu, mezkur maddede belirtilen 5375 gün koşulunu yerine getirmediği, bu itibarla tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarlayarak, Mahkemece davalı Kurum tarafından bildirilen hizmet süresine göre hesaplama yapan bilirkişi raporu dikkate alınarak kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumun müvekkilinin yanlış yönlendirmesinin söz konusu olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, kaldırma kararı doğrultusunda davacının 6111 sayılı Kanun uyarınca yaptığı prim ödemelerinin ileriye doğru karşıladığı sürede isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiği (bu sürenin davacıya 1 yıl 11 ay 5 gün hizmet kazandırdığı) ve tahsis talep tarihine göre hizmet birleştirmesi yapan davacının 16.11.1989-03.08.1993, 18.06.1994-31.08.2004, 17.07.2004-31.08.2004 tarihleri arasında zorunlu bağ-kur, 2006/8-01.08.2017 tarihleri arasında 1925 gün SSK ve 28.07.2011 tarihinden itibaren 1 yıl 11 ay 5 gün olmak üzere toplam 696 gün isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu, davacının 540 gün askerlik borçlanması yaptığı, buna göre sigortalılık başlangıcının 16.05.1988 tarihi olduğu, davacının son yedi yıllık fiili hizmetinin 4/1-a kapsamında geçtiği anlaşılmakla, tahsis talep tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun’un 81/B-g maddesi uyarınca davacının 25 yıl sigortalılık ve 50 yaş şartını yerine getirdiği ancak 5375 günlük prim ödeme şartının yerine getirmediğinden tahsis talebini reddeden kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacının yapılandırma kapsamında primlerini ödediği sürede 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı kabul edilmesi ve aksine Kurum işleminin iptali ile tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.