Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12866 E. 2023/13031 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12866
KARAR NO : 2023/13031
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/690 E., 2023/1984 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/285 E., 2022/28 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinden boşandığını, Kurum sigortalısı babasının vefatıyla babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığını, Kurumca boşandığı eşiyle fiilen beraber yaşadığı gerekçesiyle yetim aylığının kesildiğini, Kurum işleminin iptali için yapılan başvurunun reddedildiğini, boşanmanın muvazaalı olmadığını, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını, müşterek tek çocuklarının Almanya’da ikamet ettiğini, davacının telefon kullanmayı bilmemesi sebebiyle oğlu ile telefonda konuşması bakımından eski eşinin zaman zaman kendisine yardımcı olduğunu, Kurum işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek, aylığın kesilmesi ve yersiz ödemenin iadesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle kesilen aylığın yeniden bağlanmasına ve kesilme tarihinden yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; dinlenen tanıkların uzun süredir aynı binada oturmalarına rağmen 2-3 yıl öncesi ile ilgili davacının eşi ile bir arada yaşayıp yaşamadığına dair net beyanda bulunmadıklarını, bilgi sahibi olmadıklarını söyledikleri, yöneticinin park listesi ve karar defteri ile ilgili mahkemede yaptığı açıklamaların hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 2016 yılında davacı adına alınmış araç ile ilgili park listesinde davacının eski eşinin adının bulunmasının dahi en azından bu dönemde bir arada yaşamayı gösterdiğini, listenin güncel olmadığına dair denetmene verilen bilgi dışındaki çelişkili ifadelerin dikkate alınamayacağını, kapıcının ifadesinde toplantılara davacının katıldığını söylemesine rağmen yöneticinin davacı ile açıklamadığı bir sebep ile muhatap olmamak için eski eşin toplantılara katıldığını söylemesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının boşandığı eşi ile bir arada yaşadığı, aksinin kanıtlanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamından davacının eski eşi ile birlikte yaşamadığının sabit olduğunu, Kurum denetmen raporunda geçen tanık ifadelerinin imzasız olduğunu, ancak ismi geçen tanıkların mahkeme huzurunda yeminli beyanlarının alındığını ve davacının eski eşi ile birlikte yaşamadıklarını doğruladıklarını, adres kayıtları ile MEDULA kayıtlarından birlikte yaşamadıklarının anlaşıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 11.09.2012 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı, Kurumca birlikte yaşamanın tespiti üzerine, davacıya babasından dolayı ödenen aylıkların 31.07.2019 tarihi itibari ile kesildiği ve davacı adına borç kaydedildiği, Mahkemece yapılan yazışmalar neticesinde davacı ve eski eşin 2008-2012 yılları arasında aynı adreste yaşadıkları, boşanma sonrasında kurum denetmenleri tarafından da beyanlarına başvurulan davacının ikamet adresindeki kapıcı, komşu ve apartman yöneticisinin dinlenildiği, beyanlarından da 2012 sonrası da birlikte yaşadıklarının anlaşıldığı, öte yandan davacının apartmanındaki karar defterinde (11.01.2015 tarihli) apartman sakini olarak davacının eski eşinin isminin ve imzasının yer aldığı, öte yandan araç otopark listesinde de eski eşin isminin ve aracının plakasının yer aldığı, tutanak tanıklarının mahkemede ifadelerini değiştirmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler dikkate alındığında, Kurum denetmeni tarafından tutulan raporun 5510 sayılı Kanun’un 59/2 maddesi uyarınca aksinin kanıtlanamadığı anlaşılmakla, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesi işleminin iptaline, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsiline ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 56 ıncı maddesi.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.