YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1327
KARAR NO : 2023/3929
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde; Eskişehir … kurumunun 3411555205 sigorta numarası ile kayıtlı bulunduğunu, daha evvel babasının vefat etmesi sebebiyle babasından kalan maaşı aldığını, kendisinin de emekli olması nedeni ile bağlanan malüllük maaşının kesildiğini, … ya müracaat ettiğinde tarafına verilen cevabi yazıda 19.08.2015 tarihinde başlamak suretiyle 18.09.2017 tarihleri arasında babasından ödenen maaşın tarafınca ödenmesi yolunda ihtar çekildiğini bahisle maaşının kesilmemesi aynı zamanda tarafına kesilen cezanın tamamen ortadan kaldırılmasını ve maaşı üzerinden kurumun alacağının kesilmemesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacının dilekçesinde özetle: yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Somut olayda; sigortalı … …’in 29.03.1975 tarihinde vefat ettiği, kız çocugu olan davacının ise 06.07.2010 tarihinde boşandığı 01.02.2012.tarihinde 600 gün askerlik borçlanması yaptığı ve ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunması üzerine, Kurum tarafından. 01.04.2012 tarihinden itibaren hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı bağlandıktan sonra, davacının kendi sigortalığı nedeniyle 01.06.2014 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 26 ıncı maddesi uyarınca maluliyet aylığı bağlandığı, 506 sayılı Kanunun 68 inci maddesi uyarınca maluliyet aylığı ile birlikte hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığını aynı anda almasına yasal olanak bulunmadığı, davacıya maluliyet aylığı alırken 19.03.2015 ile 18.08.2017 dönemine ilişkin olarak 32.058,55 TL tutarında yersiz ölüm aylığı ödemesi yapıldığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, Kurumun yersiz ödemeyi 5510 sayılı Kanun’un 96/b maddesi uyarınca talep etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine dair maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı asilin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar vermiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, babasından da aylığa hak kazandığını yasal engel bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde ise, evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmıştır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.01.06.2014 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 26 ıncı maddesi uyarınca maluliyet aylığı bağlandığı, 5510 sayılı Kanun’un 34 ve 54 üncü maddesi kapsamında davacının hem kendinden hem de babasından aylık alamayacağı bu bağlamda kararın isabetli olduğu anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.