Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/13596 E. 2023/13089 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/13596
KARAR NO : 2023/13089
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/179 E., 2022/509 K.
KARAR : Kısmn kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen maluliyet oranının tespiti ve tahsis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1993 tarihinden bu tarafa Bağ-kur sigortalısı olduğunu, sigortalılığı devam ederken 04.03.1996 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde sağ bacağından diz dezartikülasyonu olduğunu ve bacağının kesildiğini, yine müvekkilinin askerlik hizmeti sırasında gözüne dal çarpması nedeniyle sağ gözünün de görmekte zorluk çektiğini, müvekkilinin 2000 yılında Bağ-Kur’a maluliyet oran tespiti ve emeklilik için başvuruda bulunduğunu ancak çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmediği gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, bunun üzerine Uşak İş Mahkemesinde 2000/259 esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca %68,89 oranında iş gücü kaybı olduğu ve yaş ortalamsına göre %65 iş gücü kaybı olduğunu belirtildiğini bu nedenle müvekkilinin emekli olamadığını ancak aradan geçen 6 yılda müvekkilinin yaşının ilerlemiş olması ve beden fonksiyonlarının da daha da zayıflamış olduğunu, kesilen bacağının acılarının arttığını ve yaşam şartlarındaki zorluklar nedeniyle çalışamaz hale geldiğini beyanla müvekkilinin maluliyet oranının ve malullük aylığına hak kazandığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında alınan raporlarda 2/3 oranında iş gücünü kaybetmiş sayılacağının tespit edilmediğini, davacıya malullük aylığı bağlanmasının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.07.2008 tarih ve 2012/539 esas 2006/220-2008/638 karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 06.07.2010 tarih ve 2008/19064- 2010/10286 sayılı ilamı ile eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 25.10.2017 tarih ve 2013/94-2017/191 sayılı kararıyla; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairemizin 21.11.2018 tarih ve 2018/1160-2018/9633 karar sayılı ilamı ile eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C.Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 01.10.2020 tarih ve 2019/43-2020/322 karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne “1-Davacının, maluliyet oranını tespiti isteminin kabulü ile davacının maluliyet oranın %62,6 olduğunun tespitine,

2-Davacının, maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitine ilişkin isteminin; davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmemiş olması nedeniyle reddine,” dair verilen karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairemizin 16.03.2022 tarih ve 2022/863-2022/3777 karar sayılı ilamı ile; “Davanın maluliyet aylığı bağlanması istemli olması karşısında, yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece, 28.09.2021 tarihli Maluliyet Ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin varlığına dair tespit yapıldığı takdirde, daha sonraki bir tarih belirtilmediği sürece, maluliyet başlangıcının yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Kabule göre de, davacının maluliyet oranının %62,6 olduğunun tespitine dair karar verilmiş ise de, söz konusu oranın özürlülük oranı olduğunun gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… davacının yönetmelik yürürlük tarihi olan 28.09.2021 tarihinden itibaren meslekte kazanma gücünün 2/3’ün kaybettiği ve diğer şartları da sağladığı anlaşılmakla 28.09.2021 tarihinden itibaren malullük aylığı alma şartlarını sağladığı kanaatine varılarak davacının davasını 17.03.2006 tarihinde açması ancak maluliyet şartlarını 28.09.2021 tarihi itibariyle sağlaması nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesiyle

“Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile,

1-) Davacının meslekte kazanma gücünü 28.09.2021 tarihinden itibaren %69,0 oranında kaybettiğinin tespitine ve 28.09.2021 tarihinden itibaren meslekte kazanma gücünün 2/3’ünü kaybettiğinden malullük aylığı almaya hak kazandığının tespitine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet başlangıcının 14.07.2007 olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya maluliyet aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri ile 1479 sayılı Kanun’un 29 ve 31 inci maddeleri, 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.