Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/13831 E. 2023/13290 K. 21.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/13831
KARAR NO : 2023/13290
KARAR TARİHİ : 21.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/640 E., 2023/1761 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/317 E., 2022/8 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 29.01.2021 tarihinde kuruma müracaat ederek Bağ-Kur günleri hariç 4/A kapsamında yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından Bağ-Kur kapsamında emekli olabileceği gerekçesi ile talebinin red edildiğini, davacının 01.10.1986 tarihinde başlayan 6164 gün 4/a kapsamında sigortası ve 2943 gün Bağ-Kur sigortasının bulunduğunu, 506 sayılı Kanun’un geçici 81/B-g bendine göre 24.11.1986-23.05.1988 tarihleri arasınra sigortalı olan erkeklerin 25 yıl 50 yaş ve 5375 gün ile yaşlılık aylığına hak kazandığını, tahsis tarihi itibari ile davacının 51 yaşında olduğunu, 25 yılını 2012 tarihinde tamamladığını ve 5375 gün prim koşulunu 6164 gün ile tamamlamış olduğunu, yeterli koşullar sağlandığında davacının hizmet birleşmesine zorlanamayacağını, kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek davacının 4/b hizmetlerinin birleşmesine gerek olmaksızın 506 sayılı Kanun kapsamında ilk tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren bağkur günleri nazara alınmadan SSK kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde 01.08.1969 doğumlu olan davacı erkek sigortalının 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında 01.10.1987-28.02.1998, 06.08.2004-04.01.2010, 22.05.2015-16.10.2015, 02.11.2017-01.12.2018 tarihleri arasında 6164 gün sigortalılık hizmeti bulunmaktadır. Buna göre, davacının 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinde öngörülen 23.05.2002 tarihi itibarıyla, 14 yıl 3 ay 25 gün sigortalılık süresi olup, sigortalılık süresi 15 yıldan fazla, 15 yıl 6 aydan dan az olduğundan, hakkında uygulanması gereken 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (g) bendi gereğince, 25 yıllık sigortalılık süresi ile 50 yaşını doldurması ve en az 5375 gün …Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilir. Davacının, tahsis talep tarihi olan 29.01.2021 itibarıyla, 34 yıl sigortalılık süresini ve 50 yaşını doldurduğu, ayrıca 6164 gün primi ödenmiş gününün bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle davacının tahsis talep tarihi itibarıyla hizmet birleştirmesi olmaksızın salt 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamındaki sigortalılık hizmetleri üzerinden aylık bağlama koşullarını sağladığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne ve tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren 4/a kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının e-Devlet sistemi üzerinden 17.08.2021 tarihinde tüm SGK hizmetlerinin değerlendirilerek tahsis talebinde bulunduğu ve Bağ-Kur servisine son hizmetlerinin Bağ-Kur sigortasında geçtiğinden dolayı gerekli inceleme yapılarak son 7 yıllık hizmetinin 3,5 yılı (1.260 prim gün sayısı) Bağ-Kur kapsamında olduğundan dolayı emeklilik şartlarını sağladığından 01.09.2021 tarihinden itibaren emekliliğe sevk edildiğini, sigortalının Bağ-Kur kapsamında emeklilik işleminde herhangi bir eksiklik, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Dava, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi gereğince yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Dosyadaki kayıt ve belgelere göre, 01.08.1969 doğumlu olan davacı erkek sigortalının 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında (SSK’lı) 01.10.1987-28.02.1998, 06.08.2004-04.01.2010, 22.05.2015-16.10.2015, 02.11.2017-01.12.2018 tarihleri arasında 6164 gün sprim ödeme gün sayısı bulunduğu, 29.01.2021 tarihli tahsis talep dilekçesinde SSK günleri ile yaşlılık aylığı tahsis talebine ilişkin başvuruda bulunduğu, ayrıca Kuruma vermiş olduğu 16.04.2021 tarihli dilekçe ile de 29.01.2021 tarihli başvuru dilekçesinde 4/b Bağ-Kur günlerinin dikkate alınmaksızın 4/a SSK günleri dikkate alınarak emeklilik işlemlerinin sonuçlandırılmasını talep ettiği, Siirt Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ nün 19.04.2021 tarih ve E. 23893590-903.04-24093750 sayılı yazısıyla, Bağ-Kur hizmetlerinden sonra 535 gün sigortalı olarak çalışmasının bulunduğu, 1260 gün için 737 gün çalışması halinde yaşlılık aylığı bağlanabileceği gerekçesiyle yaşlılık aylığı tahsis dilekçesinin iptal edildiği, davacıya 01.09.2021 tarihinde 5510 4/b kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.

2829 sayılı Kanun’un “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi gereğince “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.

Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz. “

Bununla birlikte, 2829 sayılı Kanundan yararlanabilmek için kişiyi tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlamanın sosyal güvenlik sistemi ve yasanın amacı ile bağdaşmadığı gerçeği karşısında, herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumundaki sigortalılık süresinin o Kurumdan yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli süreyi doldurmasından sonra, başka bir Kuruma nakledilen sigortalının tercih hakkının bulunduğu, bu nedenle, hizmetini birleştirmek istemeyen davacıya, 506 sayılı yasa kapsamındaki hizmetlerine göre yaşlılık aylığı bağlanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/10-126 E, 2010/133 K, 10/03/2010 tarihli ilamı da bu doğrultudadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre, davacının talebine göre 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılık süresi dikkate alındığında mülga 506 sayılı Kanun’un geçici 81 maddesinin B-g bendinin uygulanması gerektiği, buna göre 25 yıl sigortalılık süresi, 5375 gün prim ödeme gün sayısını tamamladığı, bu nedenle davacıya, 4/b hizmetleri dikkate alınmadan, mülga 506 sayılı Kanun (5510 sayılı yasanın 4/1-a) kapsamındaki hizmetlerinin yaşlılık aylığı bağlanmasına yetecek miktarda bulunduğu, davacıya 01/09/2021 tarihinde bağkur kapsamında bağlanan aylığın davalı kurumca infaz aşamasında gözetilebileceği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2829 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi uyarınca hizmet süreleri birleştirilmeksizin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendine göre yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371; 2829 sayılı Kanun’un 4 üncü maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin B-g bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.