Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1580 E. 2023/5112 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1580
KARAR NO : 2023/5112
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1852 E., 2022/1672 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/353 E., 2022/81 K.

Taraflar arasındaki 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanmanın ilgili döneme mal edilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davalı Kurumun işleminin iptaline, davacının yurtdışı borçlanma talebinin başlangıç tarihinin 09.11.1983 olarak düzeltilmesi ile yanlış hesaplamanın düzeltilmesine ve yine müvekkilinin yanlış hesaplama sebebi ile uğradığı maaş kaybının hesaplanarak yasal faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın haksız ve mesnetten yoksun bir dava olduğunu, davayı kabul etmediklerini, davacının talebinin yerinde olmadığını, davacının bu davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacının, kurum işlemi için gerekenleri yapmadan bu davayı ikame ettiğini, davacının, Kuruma başvuruda bulunduğunu ve süresi içinde gerekli belgeleri Kuruma tevdi edemediğini belirttiğini, davacı tarafın, gereken şartları yerine getirmediğinden kendi kusurunu Kuruma yüklemesinin kabul edilemeyeceğini, kurum işlemlerinin tamamlanmadığını ve aksi durumun kusurunun da tamamen davacının şahsında olduğunu, dava şartı yokluğundan da davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin mevzuata uygun olmadığını, davacı tarafın yasal yükümlülüklerini tamamlamadan bu davayı ikame ederek usul hükümlerine aykırı davrandığını, Kurumun bu davanın açılmasına sebep olmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; “… davacının yurt dışında geçen sigortalılık sürelerini borçlanma talep dilekçesi ekinde sunduğu hizmet belgesine göre, Almanya Rant Sigortası kapsamında 09.11.1983-31.12.2014 tarihleri arasında geçen sigortalılık süreleri bulunmaktadır. Buradan hareketle, davacının ispatlayıcı belgede yazılı bulunan 31.12.2014 tarihinden borçlanmak istediği 5150 gün süreyle geriye doğru gidilerek Türkiye’de sigortalılık sürelerinin geçtiği 03.09.2014-15.09.2014 tarihleri arası dönem atlanarak davacının borçlandığı yurt dışında geçen sigortalılık süreleri 28.08.2000-31.12.2014 tarihleri arasına mal edilmiştir. Buna göre, davacının borçlandığı sigortalılık sürelerinin mal edildiği tarih aralığının belirlenmesine ilişkin kurum işlemi yasa hükmüne uygun bulunmaktadır. Davacının yaşlılık aylığının hesaplanmasında bu bakımdan bir hata bulunmadığından davacının aylıklarının eksik ödenmesi de söz konusu değildir…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: yerel mahkemece teknik inceleme ve hukuki görüş dahi alınmadan eksik inceleme ile verilen kararın hatalı olduğunu, bilirkişi incelemesinin dahi yapılmadığını, müvekkilinin sosyal güvenlik kurumuna girişinin 09.11.1983 olduğunu, yurt dışı borçlanmasının bu tarih esas alınarak hesaplanması gerekirken 11.09.2000 tarihinin baz alınarak hesaplama yapıldığını, hak kaybının söz konusu olduğunu, hesaplamanın düzeltilmesi gerektiğini, bu nedenle kuruma yapılan başvuruya cevap alınmadığını, müvekkilinin hatalı kurum işlemi nedeni ile uğradığı zararın giderilmesi için iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte yasal kayıtlar ve ilgili mevzuata göre kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmasının hangi döneme mal edilmesi gerektiği ile buna göre yaşlılık aylığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un 1 ve 5 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.