YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1604
KARAR NO : 2023/1755
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2898 E., 2022/3447 K.
…
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/140 E., 2022/360 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Denizli SGK İl Müdürlüğü tarafından 02.12.2020 tarihinde düzenlenerek davacı …’e 16.12.2020 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinin, asıl borçlu … Havlu Dokuma Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında verilen 17.10.2018 tarihli iflas erteleme kararı gereğince asıl borçlu şirket hakkında takip yapılamaması durumunun şirket müdürü/ortağı davacı açısından haklı sebep oluşturması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı …’in ödeme emirlerinde yazılı kurum alacaklarının muaccel olduğu tarihleri kapsayan dönemde, işveren şirketleri tek başına temsile ve ilzama yetkili olması sebebi ile 5510 sayılı Kanun’un 88/20 inci maddesi uyarınca şirketlerin üst düzeydeki yöneticisi ve yetkilisi sıfatı ile davalı Kuruma olan borçlarından şirketler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu ise de iflasın ertelenmesi talepli davada, şirket aleyhine yapılan takiplerin yargılama süresince durdurulmasına ilişkin tedbir kararının ve yargılama sonunda da şirketin iflasının bir yıl süre ile ertelenmesine ilişkin nihai kararın verilmiş olması karşısında alacakların muaccel olduğu tarihlerin, anılan kararların verildiği tarihlerden sonrasına rastladığı göz önüne alındığında, davacı yönünden alacakların ödenmemesinin haklı sebebe dayandığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile, davacı aleyhine Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 2020/014067, 2020/014068 ve 2020/014069 esas sayılı icra takip dosyalarından tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın işbu davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın iflasın ertelenmesi müessesesini kötüye kullandığını, delillerin toplanmadığını, eksik inceleme yapılarak hüküm tesis edildiğini, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl borçlunun bir şirket olup bu şirketle ilgili iflasın ertelenmesi talebiyle dava açılmış, 6183 sayılı Kanun’dan kaynaklananlar dahil takip yapılmasına engel olacak şekilde tedbir kararı verilmiş, nihayetinde iflasın ertelenmesi kararı verilmiş olduğunu, borç dönemlerinin tedbir kararının kapsadığı dönem içerisinde yer aldığı, bu duruma bağlı ödememe olgusunun haklı neden teşkil ettiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığı, hukuki yararı bulunmadığı, davacının şirketin prim borcundan sorumlu olduğu gerekçesi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi, İcra ve İflas Kanun’un 179 vd. maddeleri
3. Değerlendirme
5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinde; “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmüne yer verilmiş ise de bu sorumluluk, “haklı sebep olmaksızın” ödememe hali ile sınırlandırılmıştır.
Haklı nedenlerin neler olduğu konusunda kanunda bir açıklık bulunmamaktadır. Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği, her bir davadaki özel koşullar ile hukuki ve maddi olayların özelliklerine göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken; diğer Kanunlardaki düzenlemelerden yararlanılmalı ve bilhassa sosyal güvenlik ilkeleri göz önünde tutulmalıdır.
İflasın ertelenmesi, İcra ve İflas Kanun’un 179 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, “borca batık durumda olan (aktifi pasifini karşılamayan) bir sermaye şirketi veya kooperatif hakkında, Ticaret Mahkemesi’nce iflas kararı verilmeyerek önerilen iyileştirme projesi çerçevesinde borca batık durumdan kurtulmalarını sağlayan ve iflaslarını önleyen bir kurum”dur. Anılan Kanun’un 179/b-I maddesi uyarınca, erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur. Bu sonuç kanundan doğduğundan, mahkemenin kararında ayrıca belirtmesine gerek olmadan ve ilan edilmese dahi gerçekleşir.
Bu bağlamda; İcra ve İflas Kanunu’nun 179 uncu maddesi uyarınca iflasının ertelenmesine karar verilen ve malvarlığının korunması için gerekli tedbirler alınan şirketten, anılan Kanun’un 179/b maddesindeki “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz…” düzenlemesi uyarınca primler tahsil edilemeyecektir. Söz konusu tahsil imkânsızlığı, yönetim kurulu üyesinin kusurundan değil, doğrudan Kanundan doğduğundan, yönetim kurulu üyesi yönünden 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinde yer alan “haklı sebep” kavramı kapsamında kabul edilecektir.
İflasın ertelenmesine ilişkin devam eden yargılama sırasında, borçlu şirket hakkında yapılan icra takiplerinin, ihtiyati haciz ve tedbir uygulamalarının tedbiren durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının da sonuç itibariyle yukarıda açıklanan iflasın ertelenmesi işlemleri ve haklı sebep kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği dikkate alınmalıdır.
Ancak, 5510 sayılı Kanun ancak, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder.” Hükmü yer almakta olup, önce prime esas kazançlara ilişkin Kurum Tebliği, ardından bu tebliği yürürlükten kaldıran İşveren Uygulama Tebliği, bu süreyi “takip eden ayın sonuna kadar” olarak belirlemiştir. Bu madde çerçevesinde, erteleme sürecinden öncesine ilişkin prim borçları yönünden, borcun ait olduğu ayı takip eden ay sonu itibariyle tahakkuk ve tediye, dolayısıyla da müteselsil sorumluluk gerçekleştiğinden sonradan şirket yönünden verilen iflasın ertelenmesi kararı üst düzey yöneticinin sorumluluğunu etkilemeyecektir. Bir başka deyişle; iflasın ertelenmesi süreci öncesine ait prim borçları için şirketin iflasının ertelenmesi, üst düzey yönetici yönünden haklı neden oluşturmayacaktır.
Eldeki dosyada, …Havlu Dokuma San ve Tic. Ltd. Şti.nin işyerinin 2019/04-12 arası aylarına ait prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi alacakları ile bunların gecikme zamlarının yazılı olduğu ödeme emirlerinin ticaret sicil kayıtlarında 07.11.2001-08.06.2026 arası yetkili şirket müdürü olarak atandığı görülen davacıya 16.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1537 Esas sayılı dosyasında …Havlu Dokuma San Ve Tic. Ltd. Şti.nin iflasının ertelenmesi talepli olarak açılan davada 25.12.2015 tarihli tensip tutanağının (8) numaralı bendi ile, İcra ve İflas Kanunu’nun 206/1 inci fıkrasında yazılı alacaklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Yasaya ilişkin icra takipleri de dahil olmak üzere davacı işveren şirket hakkında yapılmış ve yapılacak olan icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, 17.10.2018 tarihli karar ile Türk Ticaret Kanunu’nun 376 ncı vd. maddeleri ile İcra ve İflas Kanunu’nun 179 uncu vd. maddeleri gereğince, şirketin iflasının bir yıl süre ile ertelenmesine, tedbirlerin erteleme süresince devamına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ödeme emrine konu, 2019/4, 5, 6, 7, 8 aylara ait prim,işsizlik ve damga vergisi alacakları bakımından davacının sorumlu olmadığı açık olup bu dönemler yönünden ödeme emrinin iptali yerinde ise de; 2019/9, 10, 11, 12 ayları bakımından yukarıda açıklanan şekilde davacının sorumluluğunun devam ettiği dikkate alınmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…