YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1928
KARAR NO : 2023/2334
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/716 E., 2022/2324 K.
DAVALILAR :1- …Hayvancılık Nak. Oto. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
2-…
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 27.03.2014
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/115 E., 2021/314 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının, hayvancılık, nakliyat, otomotiv, inşaat konusunda faaliyet gösteren … Yapı ve Makina End. A.Ş.’nin asıl işveren olduğu … Hayvancılık Nak. Oto. İnş. San.Tic. Ltd. Şti.’nin alt işveren olduğu iş ilişkisinde 29.06.2008 tarihinden itibaren tır şoförü olarak çalışmaya başladığını, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, sigorta vs. haklarının istenmesi üzerine iş bitimi, ihale alınamadığı gerekçesi ile 20.04.2009 tarihinde iş akdinin davalı tarafından feshedildiğini, çalıştığı süre boyunca primlerinin hiç yatırılmadığını, 900 TL net ücret aldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacının 29.06.2008 tarihinden 20.04.2009 tarihine kadar ki bildirilmeyen çalışmalarının gerçek ücreti üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, çalışanların prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin kuruma bildirilme yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… Şirketi vekili, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde müvekkili şirketin henüz kurulmadığını, şirketin kuruluş tarihinin 11.03.2010 tarihi olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; … işyerinin ticaret sicil kayıtlarının getirtildiği, şirketin …’nun da ortaklığı ile 1998 tarihinde kurulduğu, 2012 yılına kadar …’nun ortaklığının sürdüğü, … şirketi işyerinin dava konusu dönemde kanun kapsamında olduğu, … şirketine ilişkin ticaret sicil kayıtları, iş yeri tescil kayıtları, davacı beyanı, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre gerçek işverenin … şirketi olduğu kanaati ile bu şirkete davanın yöneltilmesinin sağlandığı, tebligat yapıldığı ancak cevap verilmediği, belge ve beyanlar, bordro ve komşu işyeri tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile davacı iddiasının doğrulandığı kanaati ile davacının davalı … Nakliye Şirketine ait … sicil sayılı iş yerinde 02.07.2008 – 20.04.2009 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı kabul edilmiş, başka işyerinde çalışmaya ilişkin çakışan kayda yönelik talep ile ispat edilemeyen asgari ücreti aşan ücret tespiti talepleri reddedilmiş, bu kabullere göre davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar vermek gerekmiş, şirketlerin ortakları, aynı işyerinin kullanılması, devir ilişkisi bulunduğunun tanıklar tarafından bildirilmesine göre husumette kabul edilebilir yanılgı sonucu davanın önceki davalıya yöneltildiği kabul edilerek, husumette yanılmanın varlığının kabulüne göre gerçek davalıya husumet yöneltilmesi sağlanmış, yanlış husumet yöneltilen şirket hakkında davanın tarafı olmadığından hüküm kurulmamış, ancak davada vekil ile temsil edilmiş olması nedeniyle lehine vekalet ücreti hükmedilmiş, yanlış gösterilen davalı karar başlığında 3 üncü kişi olarak gösterilmiş, bu düşünce ve kanaatlerle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı … Nakliye Şirketine ait … sicil sayılı iş yerinde 02.07.2008 – 20.04.2009 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildi.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili, eksik inceleme ve yetersiz tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verildiğini, çalışma olgusunun kuşkuya yer bırakmayacak biçimde irdelenmesi ve açıklığa kavuşturulması gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından ve dinlenen kamu tanık beyanlarından, davacının 02.07.2008 – 20.04.2009 tarihleri arasında davalı yanında asgari ücretle çalıştığı anlaşılmakla kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 29.06.2008-20.04.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…