Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2218 E. 2023/3488 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2218
KARAR NO : 2023/3488
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2074 E., 2022/2297 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/125 E., 2020/301 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin babasının ve annesinin vefat ettiğini yetim aylığı almakta iken müvekkilinin boşandığı tarihten bu yana boşandığı tarihten bu yana boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı tespit edildiğinden bahisle davalı kurum tarafından müvekkilinin yetim aylığının kesilmesine karar verildiğini ve kurum tarafından müvekkilinin annesinden dolayı ve babasından dolayı müvekkiline borç bildirimi geldiğini, müvekkilinin boşanma tarihinden çok sonra müvekkilinin babası ve annesinden dolayı dul ve yetim maaşı alamaya başladığını, boşanmanın muvazaalı bir boşanma olmadığını, kurum işleminin iptalini ve aylığın yeniden bağlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafından açılan davanın kötü niyetli olduğunu, emeklilik hizmetleri genel müdürlüğü bağımsız ve hizmet akdiyle çalışanlar emeklilik daire başkanlığı tarafından dosyaya gelecek olan bilgi ve belgeler geldiğinde müvekkili kurum işleminin yerinde olduğununu ve usul ve yasaya aykırı bir işlemin olmadığının anlaşılacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile eski eşinin aylık bağlama tarihinden önce boşanmış olmaları, davacı ile şikayetçi arasında önceye dayalı husumet bulunması, davacı tanıklarının davacının beyanları destekler nitelikte olması, dosya arasında yer alan iki kolluk tutanağı arasında çelişki olması nedeniyle davacının aleyhine değerlendirilemeyeceği, kurum işleminin sadece kolluk araştırma tutanağına ve şikayetçinin beyanına dayanıyor olması nedeniyle yeterli olmaması nedenleriyle davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşamadıklarına kanaat getirilerek davalı kurum tarafından, davacının anne ve babasından dolayı almış olduğu yetim aylıklarının kesilmesine ve davacının anne-babasından almış olduğu yetim aylıklarının geri alınmasına dair kurum işleminin iptaline ve davacının yetim aylıklarının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, kolluk tutanaklarından davacı lehine olan tutanağın esas alındığı, denetmen raporu ve eklerine itibar edilmediğini, denetmen raporuna esas alınan tutanaktaki görevlilerin dinlenmesinden vazgeçildiğini, davacı ile şikayet eden arasında husumetin ispat edilemediğini, eksik araştırma yapıldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede, davacı ve eski eşi tarafından imzalanan 02.11.2018 tarihli Merkez Jandarma Komutanlığı tutanağında, birlikte yaşamaya ilişkin beyan, davacı ve eski eşinin 2012 ila 2017 yıllarında adres kayıt sisteminde adreslerinin aynı adres olması ve 12.12.2018 tarih ve 2018O.E/46 sayılı inceleme araştırma raporunun aksinin, yargılama aşamasında toplanan deliller ile ispatlanamadığı dikkate alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararı isabetsiz olup, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, taraflar arasındaki boşanma davasının yaklaşık birkaç yıl devam ettiğini, müvekkil, boşandıktan çok sonra anne ve babasından dul ve yetim aylığı almaya başlamış olup maaş elde edebilmek amacıyla yapılsa idi müvekkilin boşanmasından hemen sonra dul ve yetim aylığı alması gerektiğini, dava dışı … ile müvekkil arasında önceye dayalı husumet bulunduğunu ve bu durum ceza dosyasından kaynaklı olduğunu, Akın’ın, müvekkile duyduğu husumet sebebiyle müvekkile zarar verebilmek adına ihbarda bulunduğunu, tanık beyanlarının lehe olduğunu, müvekkil ve eski eşinin adres kayıt sistemindeki adreslerinin 2012-2017 yılları arasında aynı olmasının onların fiilen beraber yaşadığını gösteren bir durum olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında 02.11.2018 tarihli jandarma tutanağını esas alarak bu tutanağın aksinin ispat olunmadığını belirtmiş ise de; ilk tutanak müvekkilin köye mevlüte gittiği sırada jandarma tarafından hazırlanıp imzalatıldığını, ikinci tutanağın ise yargılama sırasında 22.10.2019 tarihli olduğunu ve bu tutanakta davacının eski eşinin yaşamakta olduğu köy muhtarının edinilen bilgiye tarafların birlikte yaşamadıklarının tespiti tutanak altına alındığını, birlikte yaşam olmadığını, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali ve kesilen aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56’ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.