Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/285 E. 2023/495 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/285
KARAR NO : 2023/495
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/536 E., 2022/591 K.
DAVALILAR : 1- … 2- … A.Ş.
vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ : 06.06.2014
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuân tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı kurum ve davalı …Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı SGK Başkanlığı vekili dava dilekçesinde, 05.10.2004 tarihli iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan cenaze yardımının rücuan tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kazalı …’nin geçirdiği iş kazasında kusurun tamamının kendisinde olduğunu, ayrıca ölüm nedeninin iş kazasına bağlı olup olmadığının belli olmadığını, otopsi raporu incelendiğinde ölüm nedeninin enfeksiyondan kaynaklı olduğunun belirtildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2015 tarih, E.2014/292, K.2015/661 sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 31.10.2018 tarih, E.2016/6493, K.2018/8702 sayılı kararında kazalının hak sahipleri tarafından açılan ve kesinleşen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E. 2012/220 sayılı tazminat dosyası celbedilerek, ayrıca ceza davasında tespit edilen kusurun varlığına ilişkin maddi olgu hukuk hakimini bağlayacağından, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile mahkum olanlara da bir miktar kusur verilmesi gerektiği gözetilerek işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, oluşması halinde çelişki de giderilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği; dava konusu edilen gelirlerin, yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle 506 sayılı Kanun’un 92 nci maddesi uyarınca 01.01.2005 tarihi itibariyle yarıya indirildiğinin anlaşılması karşısında, davalının tazminle sorunlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı; gelirin başladığı tarih itibariyle 92 nci maddeye göre indirilmiş hali üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fiili ödemelerin yarısı ilave edilerek belirlenmeli, bu şekilde belirlenen miktarın ise herhalde 92 nci maddenin uygulanmasından önceki ilk peşin sermaye değerli gelir tutarını geçemeyeceği hususlarına göre karar verilmesi gerektiği, son olarak dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla tedavi giderlerine ilişkin ıslah isteminin reddine karar vermek gerekirken usulsüz ıslah dilekçesine değer verilerek bu alacak hakkında hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2021 gün, E.2018/670, K.2021/172 sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde toplanan kanıtlar, Yargıtay ilgili bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı karşısında, müteveffa …’nin vefatına sebebiyet veren 05.10.2004 tarihli iş kazasının oluşunda; çalışanına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeyen, işçinin sağlık ve güvenliği için gerekli güvenlik ve ilk yardım donanımlarını sağlamayan davalı işveren şirketin %45 oranında kusurlu, işveren vekili komundaki davalı …’ın müteveffa …’nin gerekli eğitim verilmeksizin çalıştırılması hususunda gerekli kontrol ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ve bu suretle işveren şirket ile birlikte sorumluluğu bulunduğundan %5 oranında kusurlu, müteveffa işçi …’ın ise kamyonunu el frenini tam olarak çekmemesi, kamyonu takoz koymak suretiyle emniyete almaması, kamyonun arkaya doğru ilerlemesi ile kamyonunu altına takoz koymaya çalışarak tehlikeli davranışta bulunması dolayısıyla şahsi can ve iş güvenliğine gerekli dikkat ve özeni gösterememesi, iş sağlığı ve güvenliği hususundaki kurallara uymaması ve yeterince dikkatli ve tedbirli davranmaması nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacı vekilinin bozma öncesi talepleriyle bağlı kalınarak hükme esas alınan 04.12.2020 tarihli aktüerya bilirkişisi raporunda da yapılan tespitler gözetilerek; hak sahiplerine davalı kurum tarafından ödenen gelir ilk peşin sermaye değerleri ile cenaze masraflarının %25 oranına tekabül eden miktarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma ödenmesi ile tedavi giderlerine ilişkin talebin dava açma haklı saklı kalmak kaydıyla reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. 2’nci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum ve davalı şirket vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı kurum vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği belirtilerek bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada alınan kusur raporunda davalı şirkete %45, davalı işveren vekili …’a %5, kazalıya %50 kusur verildiği, alınan kusur raporunun oluşa uygun olmadığı belirtilerek davalı … hakkında açılan ceza davasında verilen mahkumiyet kararının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi karşısında hakkında verilmiş kesinleşen bir mahkumiyet kararı bulunmadığına ve şahsi kusuru söz konusu olmadığına göre adı geçen davalıya kusur atfedilemeyeceği, oluşa göre de sigortalının kazanın meydana gelmesindeki kusurunun ağır kusur niteliğinde olduğu ve kazalının baskın kusuru nazara alınarak yeniden kusur raporu alınması gerektiği, diğer taraftan toplam 26.263,17 TL’ye, bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek davalı kusurunun uygulanması suretiyle belirlenecek meblağa hükmedilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işveren şirketin %40 oranında kusurlu, müteveffa işçinin ise kamyonun el frenini tam olarak çekmemesi, kamyona takoz koymak suretiyle emniyete almaması, kamyonun arkaya doğru ilerlemesi ile altına takoz koymaya çalışarak tehlikeli davranışta bulunması dolayısıyla şahsi can ve iş güvenliğine gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, iş sağlığı ve güvenliği hususundaki kurallara uymaması ve yeterince dikkatli ve tedbirli davranmaması nedeniyle %60 oranında kusurlu olduğu, işveren vekili …’nin kusurunun bulunmadığı tespitleri yapılarak davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve davalı …Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı kurum, kusura itirazla ve davalıların tam kusurlu olunduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı …Ş. vekili, kazanın ” C ” sınıfı ( kamyon ) ehliyet sahibi kişinin kamyonu park ettikten sonra Jandarma’nın olayın akabinde tuttuğu tutanağa göre el frenini tam çekmemiş olması nedeniyle aracın arkaya doğru kayması üzerine aracın tekerine taş koymaya kalkışması üzerine aracın altında kalması şeklinde gerçekleştiği halde olayın oluş şeklinin hatalı olarak ele alındığını beyanla ve kusura itirazla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 05.10.2004 tarihli iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan cenaze yardımının 506 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi uyarınca davalılardan rücuan tazmin edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 26. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyiz taleplerinde yapılan itirazların kusura yönelik olduğu, iş kazasının sigortalının geçici olarak kullandığı kamyonun el frenini tam olarak çekmemiş olması nedeniyle hareket etmesi üzerine aracın arkaya kaçmaması için arkasına taş koymak istediği esnada kamyonun altında kalması neticesinde meydana geldiği, olayın oluş şeklinin bu şekilde gerçekleştiği, bozma ilamında davalı …’in kusuru olmadığı, kazalının ise baskın kusurlu olduğu nazara alınarak yeniden kusur raporu alınması gerektiğinin belirtilmiş olması, bozma sonrasında yapılan yargılamada da bu doğrultuda davalı …’in kusursuz, sigortalının baskın kusurlu olduğuna yönelik tespitle kazalının %60, davalı şirketin ise %40 kusurlu olduğuna yönelik olarak bilirkişi raporu alınmış olması karşısında verilen hüküm yerinde görülmüştür.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı kurum ve davalı …Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden … A.Ş.’ye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.