Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5244 E. 2023/6517 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5244
KARAR NO : 2023/6517
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1140 E., 2022/2070 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/480 E., 2021/231 K.

Taraflar arasındaki asıl davada Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti birleşen davada ise itirazın iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/birleşen davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin, davalı kurumdan ölüm aylığı almakta iken muvazaalı boşandığı gerekçesiyle almakta olduğu maaşının kesilerek ödenmiş aylıkların iadesinin istenildiğini, müvekkilinin bunun üzerine 15.05.2019 tarihinde Kuruma itirazda bulunduğunu, kurumun ise 05.07.2019 tarihli yazısıyla yapılan itirazı ret ettiğini, müvekkilinin maruz kaldığı cebir ve manevi yıpranmalar neticesi boşandığını, boşanan eşin apartmanın önüne gelerek bahçede çocuklarla görüşmelerinin olduğunu, çocuklara harçlık ve ihtiyaç gördüğünü, müvekkilinin maaş almak için boşanmadığını, olumsuz yaşam tarzından kurtulmak için boşandığını, boşandığı …’ın … Eski Sanayide iş yerindeki dükkanında yatıp kalmaya başladığını, müvekkilinin ise aynı adresde çocuklarıyla kaldığını, zaruret olmadığından da resmi abone değişikliği (Doğalgaz-elektrik vs.) de yapmadığını, müvekkilinin gerçek amacının sırf maaş almak için boşanma olsaydı bu abone değişikliklerini de yapacağını belirterek, dava konusu kurum işleminin iptalini aylığının tekrar bağlanmasını, birikmiş aylıklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının eşinden boşandığını ve davalıya müteveffa babasından dolayı yetim aylığı bağlandığını, davalı hakkında boşandığı eşiyle boşandıktan sonra birlikte yaşadığına dair yapılan ihbar doğrultusnda SGK denetmenlerince yapılan tahkita neticesinde davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığnının tespit edildiği ve bu rapora istinaden 27.10.2017 – 23.03.2019 tarihleri arasında davalıya yersiz ödenen 15.051,39 TL dul ve yetim aylıkları ve ek ödemeler toplamının yasal faiziyle birlikte ödenmesi için borç bildirim belgesi gönderildiğini, belirtilen tutarı ödemeyen davalı aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2019/17711 esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını,davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirerek davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibini devamına, davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı/birleşen davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davanın reddine, birleşen dava yönünden (2020/168 e.); davanın kabulü ile … 4. icra dairesinin 2019/17711 esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurum denetmeninin işleminin hatalı ve eksik olduğunu, kararın eksik incelemeye dayalı olup ve delillerin dikkate alınmadığından ispat gücünün düştüğünü, objektif ölçülere göre yargı içtihatları kriterlerine göre delillerin değerlendirilmediğini, tanık beyanlarının objektif değerlendirilmediğini beyanla, kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen dosya yönünden verilen kararın icra inkar tazminatı talebinin reddi yönündeki kısmı hukuka, yasaya ve dosya içeriğine aykırı olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulü yanında icra inkar tazminatı talebinin de kabülünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “tüm dosya kapsamından davacı ile boşandığı eşinin denetim tarihine kadar adreslerinin aynı olduğu, davacının boşandığı eşinin denetim sonrası adresini değiştirerek tanık olarak dinlenen …’ın adresini mernis adresi olarak gösterdiği ancak bu adreste oturmadığının tanık beyanı ile de sabit olduğu, mahkemece dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kontrol memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediği, kurumun aylık kesmeye yönelik işleminin yasal olduğu, yersiz aylıkların davalıdan tahsiline karar verilmesininde isabetsizlik olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı/birleşen davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçesi ile birebir aynı gerekçe ile kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti birleşen davada ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ıncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
Davalıya, daha önceden yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 5 hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca kesilerek, 27.10.2017-23.03.2019 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, Kurum tarafından taahkuk ettirilen bu borcun tahsili amacıyla iicra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiğinin kabulü hususunda bir isabetsizlik bulunmamakla beraber, birleşen dava yönünden asıl alacağın, icra takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden borçlu hak sahibinin, alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan alacak tutarının %20’si oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, bozmayı gerekmektedir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı/birleşen davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi hükmünün b) fıkrasının 2 numaralı bendinin silinerek yerine “Hükmolunan alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davacı/birleşen davalıdan alınarak davalı/birleşen davacı kuruma ödenmesine,” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.