Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6321 E. 2023/8100 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6321
KARAR NO : 2023/8100
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3196 E., 2023/553 K.
DAVA TARİHİ : 22.05.2014
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/341 E., 2020/300 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.12.1989 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulüne, davacının 01.12.1989 tarihinde 531809.3209 işyeri sicil numaralı Yön Matbaası … unvanlı işyerinde 506 sayılı Kanun’a göre 1 gün çalıştığının tespitine,” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında özetle; “istinaf kanun yoluna başvurulan kararın, PTT sorgulamasında “30.12.2020 tarihinde” tebliğ edildiği, istinaf kanun yoluna ise 01.12.2020 tarihinde başvurulduğu, HMK’nun 92/2 nci maddesindeki düzenleme gereği iki haftalık sürenin 13.12.2020 günü sona ereceği dikkate alındığında karara yönelik süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmakta olup, Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde süreden red kararı verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.” hususlarına değinilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulüne, davacının 01.12.1989 tarihinde 531809.3209 iş yeri sicil numaralı Yön Matbaası … unvanlı iş yerinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; öncelikle davanın hak düşürücü süre açısından reddine karar verilmesini, yetersiz tanık anlatımlarına dayalı verilen kararın bozulması gerektiğini, kurum işlemlerinde bir hata olmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin 01.12.1989 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.