YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6339
KARAR NO : 2023/6691
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1397 E., 2023/697 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/106 E., 2021/66 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davalı … 01.09.2006 tarihinde depo elemanı olarak davacı şirkette çalışmaya başladığını, 27.02.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda sol gözünden yaralandığını ve masraflarının davacı şirket tarafından karşılandığını, 15.09.2009 tarihinde gerçekleşen iş kazasında ise … içinde ürün bulunan kolileri boşaltmak isterken açık olan koli kapağının gözüne çarpması sonucu yaralandığını, yaşanan bu olayın ardından …’un hür türlü hakkını alarak kendi isteğiyle işten ayrıldığını, davalının geçirdiği iş kazaları sebebiyle yaşadığı bir kazanç kaybı, işgücü kaybı, meslekte kazanma gücü kaybı bulunmadığını, davalının iş kazalarından önce 1992 yılında geçirdiği trafik kazası sebebi ile her iki gözü kornea hasarı sebebiyle opere olduğunu, görme yetisi azaldığını ve davalının bu hususları işe girerken gizlediğini, bu hususun 27.02.2009 tarihli iş kazası sonrası … Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenmiş epikriz raporundan da açıkça anlşılacağını, davalı …’un meydana gelen kazalar sebebiyle öncelikle malul olup olmadığının, malul ise maluliyet oranını usulünce belirlenmesi gerektiğini beyanla 27.02.2009 ve 15.10.2009 tarihinde meydana gelen iş kazaları sonucunda davalı …’un malul olup olmadığının, malul ise maluliyet oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalının maluliyet oranının tespiti istemi ile açılan huzurdaki dava haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava açmadan önce kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, söz konusu eksiklik giderilmezse davanın usulden reddi gerektiğini, davalının 27.02.2009 tarihinde ve 12.11.2009 tarihinde geçirdiği iş kazaları ile ilgili olarak kurum tarafından belirlenen maluliyet oranlarında bir hata bulunmadığını, açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya ait işyerinde çalışırken iki ayrı iş kazası geçirdiğini, her iki kazada da sol gözünden yaralandığını, ancak davacı tarafın davalıyı hasta olduğunu beyan ederek Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne yolladığını ve burada yeniden ameliyat olduğunu, her iki iş kazası sonucu sol göze kornea nakli yapılması gerektiğinin ifade edildiğini, davacının bu olayı diğer davalı Kuruma hiç bildirmediğini, bu nedenle davalının 15.10.2009 tarihli iş kazasını Gaziosmanpaşa SGK Müdürlüğü’ne 07.02.2011 tarihinde ihbar ettiğini, bu ihbar üzerine tahkikat başlatıldığını, 13.01.2015 tarihli Sağlık Kurulu Kararı ile birinci iş kazası’ndan dolayı % 12,3, 16.06.2015 tarihli Sağlık Kurulu Kararı ile de her iki iş kazasından dolayı % 48 oranında sürekli iş görmezlik derecesi belirlendiğini, davalının davacıdan gizlediği iddia olunan trafik kazası ise 27.07.1992 tarihinde, yani işe girmezden yaklaşık 14 yıl önce meydana geldiğini, davacının amacının tazminat davasını uzatmaya yönelik olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile, davalı …’un 27.02.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebi ile maluliyet oranının % 4,3 olduğunun, davalı …’un 15.10.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebi ile maluliyet oranının % 5,3 olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davalı …’un 01.09.2006 tarihinden iş akdini kendi iradesi ile sonlandırdığı tarihe kadar şirket bünyesinde çalıştığını, 27.02.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde sol gözünden, 15.10.2019 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde de sol gözüne koli kapağının girmesi sonucunda yaralandığını, yerel mahkemenin kararında gerekçesini belirtmemiş olup adil yargılanma hakkının ihlâli niteliğinde olduğunu, yerel mahkeme sürecinde davalının maluliyetinin %0 olduğunun Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile tespit olunmuş iken fahiş oranlarda hüküm tesis edildiğini, hükme esas teşkil eden maluliyet raporlarında davalının önceden geçirdiği trafik kazası neticesinde sol gözünde meydana gelen kalıcı hasar oranının dikkate alınmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davalının sürekli iş göremezlik oranının Yüksek Sağlık Kurulu raporu uyarınca % 0 olduğuna yönelik karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; kurum maluliyet oranları ile ATK maluliyet oranları arasında büyük fark bulunduğunu ve bu farkın sebebinin açıklanmadığını, tespit davasının açılmasına kendilerince sebebiyet verilmediğini, eğer bir vekalet ücretine hükmedilecekse bunun tamamının diğer davalı Kuruma yüklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… 17. İş Mahkemesi’nin 24.03.2021 tarihli, 2017/106 Esas – 2021/66 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı şirket vekili, davalı Kurum vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri, istinaf dilekçeleri ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı …’un iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranına itiraz ile yeniden tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu, 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.07.2019 tarih ve 12418 sayılı rapordaki belirlemeler arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu, 2. Üst Kurulunca düzenlenen 17.09.2020 tarih ve 1493 sayılı raporla giderildiği anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.