YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6465
KARAR NO : 2023/7122
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1710 E., 2023/394 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/133 E., 2021/200 K.
Taraflar arasındaki davacının müteveffa babasından dolayı kendisine bağlanan yetim aylığının kesilmesine ve ödenen yetim aylıklarının davacı aleyhine borç olarak kaydedilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti, aylıklardan yapılan kesintinin yasal faizi ile birlikte iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tarım Bağ-Kur’lu olan babası …’in 2000 yılında vefatı üzerine babasından ölüm aylığı almaya başladığını, SSK olan ve eşi Mehmet Maya’nın 2011 yılında vefatı üzerine de eşinden de ölüm aylığı almaya başladığını, ancak müvekkilinin babasından almakta olduğu maaşının kesildiğini, kurum tarafından her iki aylığın da 4/b statüsüne göre olduğu gerekçesiyle müvekkilinin babasından almakta olduğu aylığın kesildiğini belirterek, davalı kurumun dava konusu 17.03.2020 tarih ve E.4688187 sayılı işleminin iptaline 2926 sayılı Kanun’a göre bağlanan ölüm aylığının ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin ve müvekkilinin kuruma borçlu olmadığının tespitine, geriye dönük ödenmeyen ölüm aylıklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vefat etmiş ve mirasçıları davaya devam etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffa davacıya babasından dolayı hak sahibi olarak eşinin ölüm tarihi olan 03.03.2011 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlanması gerektiğini, borç tahakkukunun iptali ile tahsil edilen meblağın mirasçılara iadesi gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını, davanın kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” hak sahibi kız çocuğunun farklı statüde sigortalılığı bulunan eş ve babasından dolayı aylık alması yönünde engelleyici bir hüküm olmadığından hak sahibi olduğu her iki müteveffadan dolayı da aylık alabileceği kanaati ile,
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne,
… 33. İş Mahkemesinin 2020/133 E. ve 2021/200 K. sayılı kararının kaldırılmasına,
Davanın kabulü ile davacının, babasından aylık bağlanmasına ilişkin başvurusunun reddine dair Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezinin 17.03.2020 tarih ve E.4688187 sayılı işleminin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacıya Bağ-Kur’lu babası … üzerinden bağlanan yetim aylığının, kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının müteveffa babasından dolayı kendisine bağlanan yetim aylığının kesilmesine ve ödenen yetim aylıklarının davacı aleyhine borç olarak kaydedilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti, aylıklardan yapılan kesintinin yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve ” Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesindeki irdelemeye tabi tutulmalıdır.
3. Değerlendirme
İncelemeye konu eldeki dosyada, davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olan babası …’i 09.04.2000 tarihinde, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında emekli eşi …’nın 03.03.2011 tarihinde vefat ettiği, kurum tarafından davacıya babasından ve eşinden ölüm aylığı bağlandığı ve daha sonra babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının kesilerek yersiz ödeme nedeniyle borç çıkartıldığı, davacının kurum işlemlerine itiraz ettiği ancak talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacının eşinden dolayı hak sahipliği sıfatı, 01.10.2008 tarihi sonrası 03.03.2011 tarihinde kocanın ölümüyle kazanıldığından hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükteki mevzuat gereği, özellikle 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi kapsamında irdeleme yapılmak suretiyle davacı hakkında hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihe göre uygulanması gereken yasal mevzuat irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan vekili … ile Üyeler …, …, …’nın oyları ve oy çokluğuyla,21.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık davacı hak sahibinin “Tarım Bağ-Kur sigortalısı 2000 yılında ölen babadan ve eşi 2011 yılında ölen ve 4/a sigortalı eşten çift aylık alıp almayacağı” noktasında toplanmaktadır.
2. Kararın davalı kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Anılan Dairemizin 2021/11008 E., 2021/16908 K. sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden bozma kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır(2021/10-228 E, 2021/10-146 E, 2021/10-165 E, 2021/10-408 E, 2021/459 E).
4. Somut uyuşmazlıkta davacının babası 2000 yılında ölmüştür. Babadan dolayı 2926 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı bağlanmıştır. Davacının eşi ise 506 sayılı Kanun kapsamında 2011 yılında ölmüş ve 5510 sayılı Kanun uyarınca eşten dolayı ise 4/a kapsamında ölüm aylığı bağlanmıştır. Önceye etki yasağı nedeni ile 01.10.2008 öncesi 2926 sayılı Kanun uyarınca bağlanan ölüm aylığında, 5510 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi uyarınca sonradan eşten bağlanan ölüm aylığı bir kesme nedeni olarak öngörülmemiştir. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.