Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/693 E. 2023/8356 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/693
KARAR NO : 2023/8356
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1631 E., 2022/2047 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/182 E., 2020/241 K.

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma hakkının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik kurumu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından müvekkiline ait ”…” isimli işletmeye denetime gelindiğini, denetimde iş yerinde çalışmakta olan…ve …isimli işçilerin işe giriş bildirgelerinin verilmediği yönünde bir tespit yapıldığını, adı geçen işçilerin müvekkili şirketin alt işvereni olan bir kurum tarafından istihdam edildiğini, bir yeme içme işletmesi olan müvekkili şirketin işletmesinde bulaşıkhane hizmetlerini başka işverenden aldığını ve söz konusu işçilerin yasal olarak bu işverenin sigortalı işçileri olduğunu, kurumun denetim raporuna bağlı olarak idari para cezası tahakkuk ettirdiğini ve 5510 sayılı Kanun uyarınca %5’lik teşvik indirimini iptal ettiğini, idari para cezasına ilişkin olarak İdare Mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu, kurumun çalışanları dinlemeden araştırma yapmadan işlem yaptığını, her iki işçinin de…n çalışanları olduğunu, haksız işlem nedeniyle müvekkilinin teşvik indiriminden yararlanamadığını ve yaklaşık 28.000 TL fazla ödeme yaptığını belirterek kurum işleminin iptaline, 2014 yılı Temmuz ayına ilişkin %5’lik teşvik indirimi uygulanmaması nedeniyle müvekkilinden haksız yere tahsil edilen tüm faizlerin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı iş yerinde 10.04.2014 tarihinde Emniyet Müdürülüğü’nce denetim yapıldığını ve denetim tutanağının kuruma gönderildiğini, iş yerinde fiilen çalışırken görülen…ve…nin 2014/4 döneminde davacı iş yerinde çalıştıkları halde sigorta girişlerinin yapılmadığının tespit edilmesi üzerine idari para cezası tahakkuk ettirildiğini ve 5510 sayılı Kanun’un 81 (1) hükmü uyarınca iş verenin 5 puanlık teşvik indiriminden yararlanmasının durdurulduğunu, idari para cezasına ilişkin davanın derdest olduğunu, sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davadan önce kuruma başvuru şartının yerine getirilmediği belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “….Davanın kabulüne, davalı kurumca davacı şirketin 2014/07 döneminden itibaren prim teşvikinden faydalandırılmamasına ilişkin tesis edilen işlemin iptaline, işlem dolayısı ile davalı kurum tarafından 2014/07-2015/02 dönem aralığında davacı şirketten yersiz olarak tahsil edilen prim tutarı olan 28.300,86 TL’nin dava tarihi olan 19.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacı şirkete verilmesine, yersiz tahsil edilen primlerin dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağı olan 592,83 TL’nin davalı kurumdan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacı hakkında yasa ve genelgeler gereğince işlem yapılıp davacıya uygun şekilde tebliğ edildiğini, kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, çalışma tespiti yapılması nedeniyle davacı hakkında teşvik iptaline ilişkin işleminin yerinde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Kurumun … sicil numarasında işlem gören davacıya ait … Restaurant’ta İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından 10.04.2014 tarihinde denetim yapıldığı, denetim esnasında iş yerinde fiilen çalışırken görülen 11 işçinin işe giriş bildirgelerinin ibraz edilmediğinin tutanak altına alındığını 25.04.2014 tarihinde … SGK İlçe Müdürlüğüne çalışırken tespit edilenlerin kimlik ve sigorta girişlerinin ibraz edilmediği belirtilerek denetleme tutanağı doğrultusunda mevzuat çerçevesinde gerekli idari işlemin yapılmasının bildirildiği anlaşılmıştır.

Kurumun davacıya 18.06.2014 tarihinde…ve …isimli çalışanların işe giriş ve ayrılış bildirgeleri ile aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenerek 1 ay içinde kuruma ibraz edilmesinin bildirildiği, aynı zamanda 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine istinaden 6.426 TL tutarında idari para cezası tahakkuk ettirilerek davacıya 18.06.2014 tarihli yazı ile tebliğ edildiği,davacının 14.07.2014 tarihinde kurum nezdinde itiraz ettiğini, idari para cezası itiraz komisyonunun 22.07.2014 tarihli kararı ile itirazı reddettiği,davacının … 3. İdare Mahkemesinin 2014/2211 Esas sayılı dosyası ile 2014 yılı Temmuz ayından itibaren 5510 sayılı Kanun uyarınca %5 lik indirim hakkından şirketin yararlanmasının engellenmesine yönelik idari işlemin iptaline ve 2014 yılı Temmuz ayına ilişkin %5’lik indirim hakkı uygulattırılmadığı için şirketten tahsil edilen tüm bedellerin faizi ile birlikte verilmesi talebinde bulunduğu, mahkemenin 28.11.2014 tarihli kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verdiği, kararın 12.03.2015 tarihinde kesinleştiği,istinaf incelemesine konu işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının … 3. İdare Mahkemesi’nin 2014/2212 Esas sayılı dosyası ile de tahakkuk ettirilen idari para cezasına karşı iptal davası açtığı, mahkemece davanın kabulü ile işlemin iptaline karar verdiği, kararın davalı SGK tarafından istinaf edildiği, … Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesinin 2017/1351 E 2017/2016 K sayılı kararı ile başvurusunun reddine karar verildiği, İdare Mahkemesi kararında davacının … isimli işveren ile bulaşıkhane Temizlik Hizmet Sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşme kapsamında ilgili kişiden hizmet satın aldığı ve bu hizmet kapsamında da… ve …isimli işçilerin davacı kurumda hizmet verdiği, dolayısıyla ilgili işçilerin ”…” isimli iş verene bağlı olarak çalıştığı ve SGK nezdinde bildirimlerinin de yapıldığı, nitekim bu hususun davacı tarafından sunulan belgelerle ortaya konulduğu, davalı idarece sözleşmenin geçersiz olma ihtimalinden başka bir iddia ve delil ortaya konulmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline, ihtirazi kayıtla ödenen bedelin tümünün dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesine karar verdiği ,mahkemece kurum tarafından %5 lik teşvik primi iptaline ilişkin olarak 2014-2015 yıllarına ilişkin müfredat kantı ve tahakkuk kayıtlarının celbedildiği, dosyada bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporu ile 2014/7-12, 2015/1-2 dönemleri için toplam 28.893,69 TL tahsil ediliğinin tespit edildiği, davacı vekili tarafından talep artırım dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut tüm deliller değerlendirildiğinde;

Davacının denetim yapılan iş yerinde …ve… isimli kişilerin sigortasız çalıştırıldığından bahisle %5’lik teşvik priminden yararlandırılmaması yönünde kurum işlemi tesis edilmişse de; davacı ile dava dışı Uçar Sosyal Hizmetler – … arasında 01.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasını kapsar şekilde davacının sözleşmede belirtilen adreslerinde her türlü bulaşıkhane temizliği ile ilgili hizmetlerin … tarafından ifa edilmesi yönünde Bulaşıkhane Temizlik Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin Hizmet Personeli İstihdam Etmek başlıklı 2 nci maddesinde hizmet kuruluşunun iş bu sözleşme konusu hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla sözleşme gereğince işveren tarafından uygun bulunacak hizmet personelini istihdam etmeyi, istihdam ettiği tüm personelin özlük işleri ile SSK gereğince yükümlülükleri yerine getirmeyi üstlendiği, kurum işlemine esas teşkil eden…ve…nin denetim tarihi olan 2014/4. ayında dava dışı … tarafından bildirimlerinin yapıldığı, dava dilekçesi ekinde dava dışı … tarafından davacı adına düzenlenmiş hizmet bedeline ilişkin faturaların da sunulduğu, bu haliyle söz konusu işçilerin denetim tarihinde davacının değil, hizmet sözleşmesine istinaden dava dışı Şaduman Uçar isimli yüklenicinin işçileri olarak davacıya ait iş yerinde istihdam edildikleri, nitekim idari para cezasına ilişkin olarak açılan İdare Mahkemesi kararında da aynı husus kabul edilerek işlemin iptaline karar verildiği, mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla,başvurunun reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve gerekli olduğunu aksi halde teşvik hükümlerinin anlamsız olacağını, şartlarını taşımadığı belirgin olan davacı hakkında kurumca yapılan işleme karşı açılan bu davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma hakkının tespiti ve kurumca belge istemine ilişkin yapılan işlemin iptalinin gerekip gerekmediği hususundadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81 inci maddeleri ile Ek 17 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, davalı Kurumca yapılan tespit nedeniyle sigortalı olduğu kabul edilen dava dışı …ve… isimli şahıslar nedeniyle, davacı hakkında, 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indirimlerinden faydalandırılmamaya ilişkin kurum işlemlerinin iptali istenmiştir.

Öncelikle belirtilmelidir ki, davaya konu uyuşmazlığın dava dışı sigortalıların çalışmalarının varlığı noktasında toplandığı dikkate alındığında, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalıların da davada taraf olmasında hukuki yararının olduğu anlaşıldığından, davanın sadece Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E;, 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalının da hak alanını ilgilendirdiğinden, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu sigortalıların davaya HMK 124 üncü madde uyarınca katılımının sağlanması (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan sigortalının gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, belirtilen eksiklik giderilmeden ve pasif ehliyet yönü halledilmeden yargılamanın sürdürülmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2.Diğer taraftan, yargılama ve temyiz aşamasında 01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun’un ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiş, olup, bu maddenin ilk fıkrasında aynen:

“Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” Hükmü ve ikinci fıkrasında ise;

“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” şeklinde belirtilmiş hükümleri mevcut olup, bu yeni madde hükümleri ile tüm teşvik unsurlarından faydalandırılma veya fazla ödemelerin iadesi veya değiştirme istemleri hakkındaki uyuşmazlıklarda ek 17 nci maddede yer alan hükümlerin irdelenmesi gerektiği açıktır.

Değinilen Ek 17 nci maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yılsonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.” Hükümleri mevcuttur.

Eldeki davada ise, Ek 17 nci maddenin yürürlüğe girmesi ile birlikte “5510 sayılı Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlere ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun ile birlikte anılan ilgili kanunların teşvik veya destek hükümlerinde yer alan yararlanma şartlarının mahkemelerce irdelenmesi gerekmekle birlikte, değiştirme veya oluşabilecek fark prim tutarlarının iadesi istemleri hakkında bu madde hükümlerinin de irdelenmesi ve davada uygulanması gereken hüküm olup olmadığı hususu belirlenmelidir.

Diğer taraftan Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu’nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi gazetede yayımlanmıştır.

Anayasa’nın 153 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur. Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usulü kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği takdirde artık usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir. Şu halde, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.

Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, kurumca yapılan bütün teşvikleri bünyesinde topladığı anlaşılan Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile maddenin 4 üncü fıkrasındaki hükmün iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması, davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanakların irdelenmesi ile beraber, teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından, ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, davalı Kurumun da bu madde kapsamında resen veya davacı şirketin başvuru üzerine, işlem yapıp yapmadığı hususu araştırılmalı ve davacı hakkında yapılan Kurum işleminin kaynağının sigortasız işçi çalıştırılmasına dair yapılan tespit olduğu dikkate alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.