Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7007 E. 2023/8048 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7007
KARAR NO : 2023/8048
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/63 E., 2023/600 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/643 E., 2021/426 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 08.03.2005 – 10.09.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasına rağmen 01.09.2005 tarihinde çıkış, 08.02.2008 tarihinde giriş gösterilerek belirtilen tarihler arasında sigorta primlerinin hiç yatırılmadığından dolayı hizmetinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kesintisiz çalışmadığını, sigortası bulunmayan tarihlerde çalışmasının bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili yargılamadaki beyanında özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işe giriş bildirgesine ilişkin SGK’ya yazılan müzekkere sonucu dosyamız arasına gelen cevapta davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı 08.03.2005 tarihine ilişkin imzalı işe giriş bildirgesinin bulunduğu görülmüş, başkaca imzalı bir işe giriş belgesine rastlanmamıştır. Dosya kapsamında dinlenen bodro tanıklarının müşterek beyanlarında özetle; davacının davalı işyerinde aşçı olarak çalıştığını, davacının tüm çalışma dönemi boyunca çalışmasını aralıksız ve kesintisiz bir şekilde sürdürdüğünü, ara verme ya da kesinti gibi bir durumun olmadığını, davacının aşçı olarak çalışıp aynı zamanda hazırladığı yemekleri dağıttığından, çalışmasında bir kesinti olsa idi bu durumu kendilerinin fark edeceklerini beyan etmişlerdir. Yargıtay 10. H.D nin 10.12.1996 tarih,1996/10830 E,1996/10862 K sayılı kararında “kayıtlara geçmiş bordro tanıklarının beyanları güçlü delil sayılır” denilmektedir. Açıklanan gerekçelerle dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Yine SGK hizmet dökümünün yapılan incelemesinde uyuşmazlığa konu dönemde davacının başka bir işyerinden hizmet tespitinin yapıldığı da görülmemektedir.Tüm belgeler bir arada değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait işyerinde 01.09.2005 – 08.02.2008 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığını ispatladığı kanaatine varılmakla;

Davacının, davalı … Konfeksiyon Tekstil Taah. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. nezdinde 01.09.2005 – 08.02.2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine,

2-Dahili davalı Ersa 1 Konf. Tekstil Taah. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu Esra Konfeksiyon Tekstil. Ltd. Şti. yönünden lehe vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, tanık beyanlarının fiili çalışmanın ispatına yeterli olmadığını, davacının tam gün çalışmadığının davanın reddi gerektiğini belirterek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Fer’i müdahil SGK vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu reddi gerektiğini ve Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara,hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davalı işyerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışan bordrolu tanıkların beyanlarının ispata yeterli görülmesine göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla;

İlk Derece Mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalılar ve feri müdahil Kurumun istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
2. Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde 01.09.2005 – 08.02.2008 tarihleri arasına ait hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.