YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7143
KARAR NO : 2023/9080
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/528 E., 2023/531 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/242 E., 2022/362 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kaldırma ilamı sonrası verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davacının, davalıya ait … Butik Pasta Salonu isimli iş yerinde 02.09.2014 – 31.08.2017 tarihleri arasında çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Feri müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet dökümünde görünen dışında herhangi bir çalışmasının varlığının resmi kayıt ya da eş değer belgelerle ispat etmesinin gerektiğini, mutlaka tanık dinletilmesi gerekiyorsa aynı dönemde çalışmış dönem bordrolarındaki tanıklara başvurulması gerektiğini beyanla haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı davalının yanında işçi olmadığını, sadece 3 gün sigortalı olduğunu, davacının babası tarafından sigortalı işte çalışmasının önüne geçildiğini, davacının davalının iş yerinden pasta ve diğer hamur işlerini yaptırarak tekrar bunların kendi nam ve hesabına bir takım süslerle ve ilave takviye salata vb. yiyecek ürünleriyle donatarak onları çeşitli organizasyonlarla pazarlayan ve kendi namına para kazanan bir kişi olduğunu, davacının esasen kendi işini takip eden ve bu amaçla da davalının iş yerini kendi iş yeri gibi kullanan birisi olduğunu, dolasıyla da iş yerinin her yerinde her türlü işe karıştığı çünkü kendi işi için uğraştığını, davalı nezdinde çalışan herkesin sigortalı olduğunu, davacının davalı iş yerinde işçi olarak çalışmamasından dolayı davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı iş yerinde çalışmasının hiçbir şüpheye yer bırakmadan ispatlanamadığından davacının davalı iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığı kanaatine varılamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekilinin İstinaf Sebepleri
Belirlenen komşu iş yeri tanıklarının tamamının dinlenmediği, lehe beyan verilen tanıkların beyanlarının hükümde tartışılmadan hükme esas alınmadığını, davalı tarafın sunmuş olduğu ses kaydının delil vasfı olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının incelenen hizmet döküm cetvelinde 19.12.2016 – 21.12.2016 tarihleri arasında davalıya ait 1096016.38 sicilli iş yerinden sigortalı olarak bildirimlerinin bulunduğu, 19.12.2016 tarihinde iş yerinde Kurum denetmeni tarafından yapılan inceleme sonucu tutulan tutanakta “işyerinde Muhabbet Ayneci, … ve davacı olmak üzere çalışan üç kişiye rastlandığı, davacının aynı gün çalışmaya başladığını beyan etmesine rağmen hastaneye gidecek olması nedeniyle tutanağı imzalamadığının” yer aldığı, bordro tanıkları ile başkaca diğer tanıkların dinlendiği, komşu iş yeri tanığı sıfatıyla dinlenenlerin isimlerinin ise davalı tarafça emniyete bildirildiği, dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, komşu iş yeri tanığı sıfatıyla dinlenenlerin isimlerinin ise davalı tarafça emniyete bildirildiği görülmekle bu tanıkların beyanlarına kamu tanığı sıfatıyla itibar olunamayacağından eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın hatalı olduğu, Mahkemece yapılacak işin; tespiti istenen dönem içerisinde iş yeri civarındaki komşu iş yeri sahip ve çalışanlarının emniyet aracılığı ile tespiti sağlanarak, tespit olunanların kamu tanığı sıfatıyla beyanlarına başvurmak, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile yeniden tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, dinlenen komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini (esnaf ise vergi kayıtları) getirtmek suretiyle, davacının davalı iş yerindeki ortaklığına ya da davacının kendi nam ve hesabına çalıştığı iddialarına karşılık iddiaları ispatlar şekilde yazılı belge olup olmadığı hususunda da davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. KALDIRMA İLAMI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kaldırma ilamı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı iş yerinde çalışmasının hiçbir şüpheye yer bırakmadan ispatlanamadığından davacının davalı iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığı kanaatine varılamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar verilmiştir.
VI.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı tarafından sunulan ses kaydının çözüm tutanağında davacının işçi olarak çalıştığının beyan edildiğini, ceza dosyasında dinlenen tanık beyanlarının değerlendirilmediğini, bordro tanığı olarak dinlenen tanıkların davacının işten çıktıktan sonra çalışan oldukları ve beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, kaldırma ilamı sonrasında ilk derece mahkemesinin eksik incelemeyle karar verdiğini, davalı tarafın davacı ile ortak iş yaptıklarına dair iddialarının resmi bir kayıt ya da belge ile ispat edilemediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dosya kapsamından ve dinlenen kamu tanık beyanlarından, davacının nizalı dönemde davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının ispatlanamadığından davanın reddine dair kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine dair karar verilmiştir.
VII.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kararın eksik incelemeye verildiğini, kamera kayıtlarının celp edilmediğini, resen belirlenen tanık beyanlarının hükme esas alınmadığını, ortak iş yapıldığına dair beyanların delillerle ispatlanamadığını beyanla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının, davalıya ait … Butik Pasta Salonu isimli iş yerinde 02.09.2014 – 31.08.2017 tarihleri arasında çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.
3.Değerlendirme
Davacının davalıya ait pastahanede tezgahtar ve kasada bulunduğuna yönelik tanık beyanları, ceza davasında dinlenen komşu tanıkları kapsamında davacının fiilen çalıştığı, ortaklığa yönelik de davalı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı gibi böyle bir iddianın da açıkça ortaya konulmadığı, davacının Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/1345 E sayılı dosyasının 06.04.2022 tarihli duruşmasında 2015 Temmuz ayında çalışmaya başladığına yönelik beyanının da değerlendirilmek suretiyle tüm deliller toplanarak davacının hizmetleri ile ilgili karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle ret kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının Esastan Reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.