YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8303
KARAR NO : 2023/10254
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1602 E., 2023/1643 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/326 E., 2023/118 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ödeme emirlerine konu primlerin faiziyle iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, Bucak 2. Noterliğini 01.01.2022 – 22.06.2022 tarihleri tarihleri arasında Noterlik Kanunu’nun 33 üncü maddesi gereği vekaleten yönetmiş, bu vekalet görevi için noterlik gelirinden belirli miktar görev parası aldığını, bu paranın hizmet sözleşmesi ile belirlenmemiş ve işveren tarafından verilmede olmadığını, 2014/5 nolu genelgenin hatalı yorumlanması sebebiyle bu görev parasına sehven SGK primi yatırıldığını, müvekkilinin SGK’ya yaptığı itirazında reddedildiğini, Sigorta Müdürlüğünce kesilen SGK prim tahakkuk işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu konuda Yargıtay kararları da olduğunu, T.C. … Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından çıkartılan 2014/5 nolu genelgenin 1.15- Noter vekillerinin sigortalılığı kısmında belirtildiği üzere “Noter vekilleri 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 66 ncı maddesi gereğince serbest meslek erbabı sayılmakla birlikte noterin görevden ayrıldığı sürede geçici süreyle noterlik görevinin vekaleten yürütülmesi işi 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendine tabi sigortalı olmalarını gerektirmemekte olup, bunlar hakkında 2008 yılı Ekim ayından sonra da 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılık hükümleri uygulanacaktır” şeklin de açıklandığını, SGK Müdürlüğünün bu genelgesinin doğru ve yerinde olduğunu, nitekim Noterlik Yönetmeliğinin 133/7 nci maddesi gereği noter vekillerinin ayrılan noterler ile yaptığı sözleşmelerinin geçerliliği devam ettiği için maaşlarına ait SGK işveren ve işçi primlerini SGK’ya yatırdığını, bu sebeple Bağ-Kur’lu gibi prim yatırmalarının da hukuken imkansız olduğunu, lakin noter vekilleri hizmet sözleşmelerine bağlı olmaksızın Noterlik Kanunu’nun 33 üncü maddesi gereği belirli miktar görev ücreti aldıklarını, bu ücretin işveren tarafından verilme olmayıp hizmet akdi ile belirlenen bir ücrette olmadığını, bu görev ücretine SGK priminin dahil edilmesinin hatalı olduğunu, tahakkuk ettirilen prim yasal olmadığı için iptalini istediklerini, … Bölge İdare mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi 03.12.2019 tarihli ve E.2019/1350, K.2019/14890 sayılı ilamı ile onanan Muğla Vergi Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli ve E.2019/404, K.2019/657 sayılı ilamı, T.C. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarihli E.2015/23142, K.2018/8602 sayılı ilamı, T.C. … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 01.04.2022 karar tarihli, 2022/942 Karar, 2022/1113 Esas numaralı karar ile 04.07.2022 tarihli ve 2022/51 Karar, 2020/368 Esas numaralı kesinleşme şerhinde belirtilen 15.06.2022 tarihli ve 2022/6907 E. 2022/9109 K. sayılı kararının ekte olduğunu, Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürlüğüne 01.01.2022 – 22.06.2022 tarihlerinde ödenen primlerin iptaline ve işbu prim ve ödeme emirlerine konu alacakların müvekkiline yasal faizleriyle birlikte iade edilmesine, avukatlık ücreti dâhil yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinde sigortalıların prime esas kazançlarının belirlendiğini, 2008 yılı Ekim ayından önce noterlikte çalışan kişilerin iş yeri dosyası üzerinden hizmet akdine tabi olarak sigortalı sayıldığını, yeni noter atanıncaya kadar olan sürede noterlik işlemlerinin görülmesi dışında herhangi bir yetkileri bulunmayan noter vekilleri hakkında hizmet akdine tabi sigortalılara yönelik işlemlerin uygulandığını, yeni noter atanıncaya kadar noter iş yeri dosyasında Türkiye Noterler Birliği adına isim tahsisi yapıldığını, Türkiye Noterler Birliğinin vergi numarasının kullanıldığını, Noter vekillerinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 66 ncı maddesi gereğince serbest meslek erbabı sayılmakla birlikte noterin görevden ayrıldığı sürede geçici süreyle noterlik görevinin vekaleten yürütülmesi işinin 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendine tabi sigortalı olmalarını gerektirdiğini, 2008 Ekim ayından sonra 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılık hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini, her ne kadar noterlik görevinin boşta kalması ya da yeni noter atanıncaya kadar geçen sürede yapılan noter vekilliği nedeniyle alınan vekalet ücretlerinin hizmet akdine dayalı bir çalışma sonucu alınan ücret niteliğinde olmaması nedeniyle prime tabi tutulmaması gerektiği belirtilerek iade edilmesi istenilmiş ise de bahse konu Kanun uyarınca noterin görevden ayrıldığı sürede geçici süreyle noterlik görevini vekaleten yürüten kişiler hakkında 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabî sigortalılık hükümleri uygulanacağını ve vekalet ücretlerinin de 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi uyarınca prime esas kazanca tabi tutulmasının Kanun’a uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” noter vekili olan davacının, noter vekilliği süresi boyunca ayrıca bağımsız bir iş yeri olmaksızın hizmet sözleşmesinin devam ettiği, yapılan ödemelerin 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi gereğince yapılmış bir ödeme olmadığından prime esas kazanca dahil edilemeyeceği anlaşılarak bu nedenle davacı tarafından yapılan ödemelerin yersiz olduğu” gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının davalı SGK’ya 01.01.2022-22.06.2022 tarihleri arasındaki dönem için ödemiş olduğu primlerinin iptaline, yapılan ödemelerin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca
davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile ödeme emirlerine konu primlerin faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü, 80 inci maddesi, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 33 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle Dairemizin 15.06.2022 tarih 2022/6907 Esas, 2022/9109 Karar sayılı onama ilamı ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.