YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8394
KARAR NO : 2023/11179
KARAR TARİHİ : 13.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/141 E., 2023/29 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili davacının 01.01.2009 tarihinden 01.04.2014 tarihine kadar kesintisiz olarak … köyü tüzel kişiliği bünyesinde içme suyu bekçisi olarak sigortasız ve yazılı hizmet akdi olmadan çalıştığını, 6360 sayılı Kanun ile 5216 sayılı Kanun uyarınca 30 Mart 2014 tarihinde içme suyu hizmetlerinin MESKİ’ye devredildiğini, davacının 01.01.2009 tarihinden 30 Mart 2014 tarihine kadar 5 yıl süre ile … köyü tüzel kişiliği bünyesinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı belediye vekili, davacının daha önce Mahkememizin 2014/566E. sayılı dosyası ile aynı talepli dava açtığını ancak davasını takipsiz bırakması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, içme suyu hizmetlerinin MESKİ’ye devredildiğini, bu nedenle müvekkil belediyenin taraf sıfatının bulunmadığını beyan ederek davanın husumet nedeniyle reddini talep etmiştir.
Dahili davalı MESKİ vekili, davacının 31.03.2013’ten itibaren devri yapılan memur, işçi ve personel içerisinde bulunmadığını, çalışmasına ilişkin müvekkil idarenin herhangi bir bilgisi ve sorumluluğunun bulunmadığını, hizmet akdi ile çalışmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2016/369 E. 2017/375 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2018 tarihli ve 2018/868 Esas, 2018/1421 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Y. 21. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli ve 2019/298 E. 2019/6585 K. sayılı kararında; içme suyu bekçisi olarak görev yaptığını belirten davacı bekçilik yaptığı köyde ilgili kurum ve kuruluşlardan su abonelik sayısının ve abonelerinin tespit edilerek, aboneler arasında re’sen seçilecek tanıkların yöntemince beyanlarını almak, yapılan işin tam zamanlı çalışmayı gerektirecek nitelikte olup olmadığını belirlemek, davacıya yapılan ücret ödemelerine ilişkin belgeler ile köy gelir gider defterleri ve ihtilaflı döneme ait muhtarlığın defter ve kayıtlarını davalı işverenden istemek, ihtilaflı dönemdeki köy muhtar ve azaları ile davacının çalışması konusunda bilgi sahibi olabilecek köy halkı arasından re’sen seçilecek tanıkların yöntemince beyanlarını almak, bu bağlamda mahalli bilirkişi ile birlikte keşif yapılarak köy nüfusu ile bölge ve mevsim koşulları da gözetilerek davacının yaptığı işin sezon içinde ne kadar süreceği belirlendikten sonra davacının sezon içinde çalıştığı sürelerde ay içerisinde her gün çalışıp çalışmadığı, sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu tespit edebilmek açısından bilirkişi incelemesi ile çalışmanın niteliğini ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyada toplanan bilgi ve belgeler, köy karar ve gelir gider defterleri, tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının çalışmasının yaz kış fark etmeksizin devamlılık arz ettiği ve günlük çalışmasının 7,5 saatin üzerinde olduğu belirlenmiş, abone sayısı ile davacının çalıştığı alanın büyüklüğü ile yapmış olduğu işlerin çeşitliliği göz önüne alınarak ayrıca Büyük Şehir Yasası sonrasında davacının yapmış olduğu işin belediye görevlilerince yürütülüyor olması da dikkate alındığında davacının iddia ettiği, tanıkların doğruladığı şekil ve düzende çalışmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığı belirlenerek 18.05.2009 ile 30.03.2014 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitine karar verildiği ve Mersin Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu Başkanlığı’nın 28.03.2014 tarih ve 132 sayılı kararı ile … köy tüzel Kişiliği’nin içme suyu şebekesinden sorumlu idarenin MESKİ olduğuna karar verildiğinden davalı … Belediyesine husumet yöneltilemeyeceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacının 18.05.2009-30.03.2014 tarihleri arasında MESKİ’ye devir edilen … köy tüzel kişiliğinde içme suyu hizmetlerinde asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin döneme yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı … vekili, davacının çalışmasından sorumlu olmadığını, fer’i müdahil Kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.01.2009-30.03.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 86 ncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dahili davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.