YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8600
KARAR NO : 2023/8213
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 16.11.1993 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarında yapılan incelemede 1006029.07 sicil numaralı işyerinin 15.11.1993 tarihli işe giriş bildirgesini düzenlediği, ancak işyeri tarafından dönem bordroları verilmediğinden davacının hizmetlerinin tespit edilemediğini ileri sürerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2021 tarih, E.2021/219, K.2021/312 sayılı kararıyla; “… 1. İş Mahkemesi dosyasında davacıya ait 15.11.1993 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde, grafoloji bilirkişi aracılığıyla yapılan imza incelemesinde, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacı elinden çıktığı belirlenmiştir.
… 1. İş Mahkemesi dosyasında dinlenen davacı ve bordro tanıkları, davacının dava dışı işyerinde çalışmasını doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır. Tanıkların birbirlerini tamamlayan beyanları somut olaylara dayalı, samimi ve inandırıcı bulunan anlatımlarına itibar edilmek gerekmiştir.
Tüm yukarıda açıklananlar, tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 16.11.1993 olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili kurumun fer’i müdahil Kurum olduğunu ve aleyhine hüküm kurulmaması gerektiğini, davacının iddiaları doğrultusunda kurum kayıtlarında yapılan incelemede, 1006029.07 sicil numaralı işyerinin 15.11.1993 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlendiğini ancak işyeri tarafından dönem bordroları verilmediğinden davacının hizmetlerinin tespit edilemediğinin görülmekte olduğunu, kamu düzenine yönelik olan işbu hizmet tespiti davasında asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olduğunu, resmi yazılı belgenin varlığının da kesintili çalışmanın karinesi olduğundan, davacının sigortalı çalışmasının tespiti isteminin, hak düşürücü süre ve çalışmaya ilişkin kurum kayıtlarında hiçbir belge ve delil olmaması halinde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığının aşikar olduğu işbu davada, davanın açılmasına kurumun sebebiyet vermediğini, kurumun her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu göz önüne alınarak her halükarda kurum aleyhine yargılama giderlerine de hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2022 tarih ve E.2022/591, K.2022/464 sayılı kararı ile “davacı daha önce de bu davayı açmış, … 1. İş Mahkemesinin 2016/252 Esas sırasında görülen davada davanın kabulüne karar verilmiş, kararın istinafı üzerine Dairemizin 18.01.2019 gün ve 2018/2728 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar Yargıtay 10. H.D’nin 20.01.2020 gün ve 2019/1750 Esas, 2020/224 karar sayılı kararı ile Kuruma başvuru bulunmadığı için hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kararı verilmiş, bozma sonrası ilk derece mahkemesince bu gerekçe ile verilen karar Yargıtay 10. H.D’ce onaylanmıştır.
Anılan dosyanın eldeki dosya içerisinde olmaması sebebiyle Dairemizce yazılan yazı ile istenerek dosya arasına sağlanmıştır.
Bütün deliller getirtilen bu dosya içerisinde mevcuttur ve o dosyanın istinaf incelemesi sırasında Dairemizce yazılan yazıya verilen cevaptan işyerinin o tarihte kanun kapsamında olduğu da anlaşılmaktadır.
Davacının bu tarih itibariyle işe girişini gösteren kuruma süresinde verilmiş işe giriş bildirgesi mevcuttur. Alt kimlik bilgileri de içeren bu bildirgedeki imzanın davacıya ait olduğu mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile anlaşılmıştır.
Davacıya fotoğraflı sigorta sicil kartı da verilmiş olup, sigorta sicil numarasının o yılın serilerinden olduğu da mahkemece tespit edilmiştir.
İş yerinden bordrolu tanık bildirmediğinden bordro tanığı dinlenmesi mümkün olmamış, davacı tanıkları ise talebi doğrulamışlardır. İsteğin bir günlük çalışmanın tespitine ilişkin bulunması ve aradan geçen uzunca süre ile işin yapıldığı yer gözetildiğinde komşu işyeri tanığına ulaşılması ve kararı etkileyecek içerikte beyan alınmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun’a aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla” HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında, “Eldeki davada, davalı kuruma intikal eden 16.11.1993 tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğu, dönem bordrosu düzenlenmediği, komşu işyeri araştırması yapılmadığı, otel mahiyetli işyerinin 15.11.1993-30.11.1993 tarihlerinde 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, dosyada dinlenen davacı tanıklarının davacının kardeşi ve babası olduğu anlaşılmakla; yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, davacıya kimlerle çalıştığını, çalışmalarını bilebilecek nitelikte çalıştığı işyerine komşu olan uyuşmazlık konusu dönemin kayıtlı işverenleri ve çalışanlarını Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31 inci maddesi kapsamında açıklattırmak, davacının bildireceği işverenler ve çalışanlar ile resen yapılacak komşu işyeri araştırması neticesinde tespit edilecek tanıkların beyanlarına başvurmak ve toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirip sonucuna göre bir karar vermekten ibaret olduğu” gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Bozma ilamı doğrultusunda, komşu işyeri tanıkları için emniyet, zabıta ve SGK Müdürlüğünden araştırma yapılmış, davacının isticvaben beyanı alınmıştır.
… 1. İş Mahkemesi dosyasında davacıya ait 15.11.1993 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde, grafoloji bilirkişi aracılığıyla yapılan imza incelemesinde, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacı elinden çıktığı belirlenmiştir.
… 1. İş Mahkemesi dosyasında dinlenen davacı ve bordro tanıkları, davacının dava dışı işyerinde çalışmasını doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır. Tanıkların birbirlerini tamamlayan beyanları somut olaylara dayalı, samimi ve inandırıcı bulunan anlatımlarına itibar edilmek gerekmiştir.
Tüm yukarıda açıklananlar, istinaf kararı, tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 16.11.1993 olduğunun tespiti ile kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığı” gerekçesiyle davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 16.11.1993 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun’un 2, 3, 79/8, 108 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.