Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9111 E. 2023/10937 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9111
KARAR NO : 2023/10937
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2323 E., 2023/1403 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı …’nın yanında şoför olarak 10.3.2006 tarihinde işe başladığı, hizmet ilişkisinin devam ettiği 29.02.2012 tarihine kadar… plakalı takside çalıştığını, işe girdikten 20 gün sonra davalı adına … plaka ile kullanmak üzere Fiat Albea modelinde aracı satın aldığını, tüm bakım vergi masraflarını ödendiğini, 04.00 ile 15.00, 15.00 ile 04.00 vardiyası ile 7 gün çalıştığını, aylık gelirinin 3000 TL civarında olduğunu, emeklik vakti geldiğine SGK’ya bilgi almaya gittiğinde bir ay hariç hiçbir priminin yatırılmadığını öğrendiğini, davalı işverenin haksız ve kötü niyetli olarak öğrenildiği üzere 1 Ocak 2012 tarihinde 1 gün prim yatırdığını, 01.02.2012 ile 29.02.2012 tarihleri arasında 30 gün prim yatırdığını, bu durumun emeklilik işlemlerinde sorun teşkil ettiğini beyanla sigorta başlangıç tarihinin 10.03.2006 olarak tespiti ile, bu tarihten 29.02.2012 tarihine kadar bir fiil çalıştığının ve bu süre içerisinde eksik ödenmiş bulunan sigorta primlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili, davacının 2012 yılı Ocak ayında 1 gün pazar şoförü olarak Şubat ayında 30 gün çalıştığını, kabul anlamına gelmemek üzere, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi uyarınca 2016 yılı sonu itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre geriye dönük kademeli olarak dolmuş olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

2.Fer’i müdahil SGK vekili, cevap dilekçesi sunmamış olup duruşmada vermiş olduğu beyanla Kurum kayıtları doğrultusunda davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davacının yapmış olduğu belirlemelere göre 10.03.2006 – 30.01.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini bu hususun değerlendirilmediğini bilirkişi raporunun sadece tanık beyanlarına dayalı olduğunu davalı tanık beyanlarının dikkate alınmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararının yerine getirilmediğini, ceza tutanaklarında davacının ismi bulunmadığı gibi 6 farklı şoför isminin olduğunu bu durumun açıkça davacı çalışmasının sürekli olmadığını gösterdiğini tanık beyanlarının çelişkili olduğunu çelişkinin giderilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği şekilde durakta çalışanların veya durağa bağlı şoförlerin dinlenmediğini, karar verilen sürede davacının kesintisiz çalıştığına ilişkin yeterli inandırıcı delil bulunmadığı, yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil vekili, dinlenen tanık beyanlarının davacının kesintisiz olarak çalıştığını ispatlamaya yeterli olmadığını, dinlenen tanıklar …, …’in beyanlarına göre davacının çalışmasının kesintili olduğu tanıkların beyanlarındaki bu çelişkilerin giderilmediğini, çalışmanın kesintili olup olmadığı hususunun her türlü şüpheden uzak ortaya konulmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini bu itibarla kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” …Mahkemece kaldırma kararı gereği tespiti talep edilen sürede… plakalı araca kesilen tüm ceza tutanaklarının getirtildiği, 10.03.2006-29.02.2012 tarihleri arasında 34 adet trafik idari para cezası tutanağı düzenlendiğinin bildirildiği, gönderilen 16 adet tutanak örneğinde 25.09.2007’den başlayan 2007 yılının 10,11, 2008 yılında 2,3,6, 2009 yılında 6,7,8, 2010 yılında 4,9 ve 2011 yılında 7.aylarda kesilen cezaların davacı adına olduğu, …, …, …, …, …, … adına 1’er adet ceza tutanağı olduğu, diğer tutanakların dosya içinde bulunmadığı, davacı tarafındasunulan12.03.2008,22.11.2008-30.01.2007-13.06.2007-01.02.2007-26.09.2007-08.03.2006-14.07.2006- 17.03.2006-15.08.2006 trafik ceza tutanakları ve bu cezaların ödeme dekontları, … adına düzenlenen ceza tutanağı ödeme makbuzunun dosya içerisine alındığı, adlarına ceza tutanağı düzenlenmiş tanık …’ın beyanında 2009-2012 yıllarında davacı ile birlikte davalının aracında şoför olarak çalıştıklarını beyan ettiği, tanık … 2008 yılında 1 yıla yakın süre davacı ile davalı araçta çalıştığını beyan ettiği her iki tanığın davacıyı araç sorumlusu olarak bildiklerini tanık … durakta araç sahibi olduğunu davacının davalı araçta 3 aydan fazla çalışmadığını beyan ettiği, tanık … davalının bacanağı olduğunu durakta taksinin bulunduğunu davacının sürekli çalışmadığını 2-3 ayda bir gördüğünü, tanık …’in şoförler esnaf odasında kaydının bulunduğu, Sarıyer 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/68 Esas- 269 Karar sayılı kararında davalının aracında 03.06.2009 tarihi itibariyle ele geçen silah nedeniyle davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Eyüp 3.Asliye Ceza mahkemesinin 2010/1122 Esas sayılı dosyasında davacının davalıya ait aracı kullandığı 29.03.2011 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle cezalandırılmasına ve hükmün geri bırakılmasına karar verildiği dinlenen tanık beyanları ile getirtilen trafik ceza tutanakları, Asliye Ceza Mahkemesi kararları davacı tarafından sunulan ödeme makbuzları bir bütün olarak değerlendirildiğinde hükme esas alınan tanık beyanlarının yazılı delillerle doğrulandığı, davalı tanıklar beyanlarının bu nedenle yerinde olmadığı kanaatine varılarak…” gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Feri Müdahil Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.