YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/914
KARAR NO : 2023/1900
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
…
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1465 E., 2022/1281 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/633 E., 2022/33 K.
Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile yurt dışı borçlanmasının 31.07.2019 tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararın taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Almanya’da yaşayan biri olup borçlanmak için talepte bulunduğunu, müvekkilinin 01.07.1995 tarihinden geçerli olmak üzere 5750 günlük süreyi SSK kapsamında talep ettiğini, davalı kurumun 11.11.2019 tarihli yazısı ile eksik belgeler için yazı gönderdiğini, ancak gönderilen yazının kime ne zaman gittiği belli olmadığını, müvekkilinin işlem sonuçlandırmaması üzerine Samsun’a geldiğinde Kuruma başvurduğunu, davalı Kurumun 22.07.2020 tarihinde tebliğ edilen yazı ile eksikliklerin giderilmediği ve önceki başvurunun dikkate alınmayacağı belirtildiğini, davalının işleminin hukuka uygun olmadığını, davalı Kurumun usul ve yasaya aykırı 14.07.2020 tarih ve 95997964-203.05 15 835 2770 sayılı işleminin iptaline, müvekkiline başvurusunun geçerli sayılarak 4-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın hukuka aykırı olduğunu, davacının yurt dışı borçlanma talebinin belge eksikliği nedeni ile süre verildiği halde eksikliklerin tamamlanmadığından Kurumca yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olmayıp yerinde olduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru tarihinden itibaren davanın 6 ay içinde açılmadığı anlaşılmakta olup davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, başkanlığımızca mahkemesine iade edilen dosyanın ilk celsede davanın reddine karar verildiğini, yine ilk derece mahkemesince gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığını, varsayıma dayanılarak karar verildiğini, davalı Kurumun tebliğ edilmeyen işleminden müvekkilinin aleyhine sonuçları doğurmayacağını, aynı mahiyette açılan karar çıkan dosyaların olduğunu, yurtdışı borçlanma başvurusunun geçeri olduğunu, aynı mahkemenin aynı olaya ilişkin birbiri ile taban tabana zıt iki ayrı karar vermiş olmasının hukuki güvenlik hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, beyan ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” Davacının borçlanma talebini yasanın yürürlük tarihinden önce 30.07.2019 tarihinde yapmış olduğu bu talep üzerine kurumun 11.11.2019 tarihli eksik belgelerin tamamlanmasına yönelik yazısını düzenlediği ancak davacıya tebliğ ettiğine dair tebliğ evrakının kurumca dosya kapsamına sunulamadığı sonrasında Kurumun davacının talebinin bilgilendirme yazısının kurumdan çıkışını takip eden 3 aylık süre içerisinde hizmet belgesi aslının ibraz edilmemesi sebebi ile başvurusunun geçersiz sayıldığının tespitine karar verilip davacıya bildirildiği ve davacının başvuru tarihinden talebinin geçersiz sayıldığına ilişkin yazının düzenlendiği davacının 09.07.2020 tarihinde yeniden kuruma başvurarak borçlanma talebinin geçerli sayılmasını talep ettiği kurumun 14.07.2020 tarihli ret kararı üzerine iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla davacının yasanın yürürlük tarihi öncesi yaptığı 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamındaki borçlanma talebinin önceki yasa hükmü doğrultusunda 20008/7-8-9. dönemleri için toplam 44 günlük 4/a maddesi kapsamındaki hizmeti de gözönüne alınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Ancak belirtilen makul süre geçirilmiş olduğundan artık borçlanma isteminin yeniden Kuruma başvurduğu tarih olan 09.07.2020 tarihindeki prime esas kazanç miktarı esas alınarak hesaplanarak kurumca davacıya tebliği gerektiğinin tespitine karar verilmelidir.
Davacının henüz borçlanma talebi ile ilgili Kurumca işlem yapılmadığı, işlem yapılması halinde davacının borçlanma bedelini ödeyip ödemeyeceği bu aşamada belli olmadığından davacının yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti isteminin bu aşamada reddine karar verilmildir.
Mahkemece belirtilen nedenlerle davanın kısmen kabulü yerine tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabul edilmesi ve 6100 sayılı H.M.K‘nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulü yönünde yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, ” gerekçeleriyle 1-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,
2-a-Davanın kısmen kabulü ile;
Davacının yurtdışı hizmet borçlanması talebinin (30.07.2019 tarihli) geçerli olduğu 7186 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önceki 3201 sayılı Kanun hükümleri gözönünde bulundurularak 5510 sayılı Kanunun 4-a maddesi kapsamında borçlanma yapabileceğinin tespitine,
b-Borçlanmaya esas miktarın davacının yeniden Kuruma müracaat tarihi olan 09.07.2020 tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesine göre anılan tarihteki değerler üzerinden hesaplanarak bedelin tahakkuk ettirilmesi gerektiğinin tespitine,
c-Davacının yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine dair isteminin bu aşamada reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili kısmen ret kararını temyiz ederek bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 30.07.2019 tarihli yurtdışı borçlanma işleminin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.3201 sayılı Kanun, 5754 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle ve 7186 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi
3. Değerlendirme
İnceleme konusu davada, davacının 30.07.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu, davalı Kurumun 11.11.2019 tarihli yazı ile borçlanmaya esas tahakkuku tebliğe çıkardığı ancak tebliğ edilemeyerek iade olduğu, davacının 14.07.2020 tarihinde borçlanmanın akibetini sorduğu, davalı Kurumun 22.07.2020 tarihli yazı ile tahakkukun tebliğ edilemediğini, süresinde tamamlanmayan borçlanmanın iptal edildiğini bildirdiği, eldeki davanın ise 27.07.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı, davalı Kuruma 30.07.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunmuş, süreli olan bu borçlanma işlemini başlattığı halde makul süre içinde takip etmeyip eldeki davayı 27.07.2020 tarihinde açmıştır. Makul süre geçtiğine göre, davacı sigortalının 30.07.2019 tarihindeki borçlanma başvurusu geçersiz hale gelmiştir.
Kuruma borçlanma için başvuran sigortalının, Kurumun işlem yapmaması halinde makul süre içinde işlemin iptali için dava açması gerekir. Borçlanma işlemleri başlatan ancak makul sürede takip etmeyen sigortalının kusurlu bulunduğu açıktır.
Bu durumda Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 27.07.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…