YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9162
KARAR NO : 2023/9440
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/62 E., 2023/115 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı … vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, evden eve taşımacılık (nakliye) işi yapan davalı işverenler yanında 15.09.2005 – 29.09.2012 tarihleri arasında hamal olarak net 60,00.-TL günlük yevmiye ile aralıksız ve kesintisiz olarak şoför hariç 5 kişiden oluşan ekipler halinde çalıştığını, davacının haksız ve mesnetsiz olarak işten çıkarıldıktan sonra iş akdinden doğan kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücretleri kendisine ödenmediğinden, … 8. İş Mahkemesinin 2012/499-2014/158 E.K. sayılı dosyasında açılan dava sonucu iş akdinden doğan alacaklarının karara bağlandığını, kararın Yargıtay 7.H.D.nin 2015/8904 E., 2015/7429 K.sayılı ilamı ile onandığını, davalı işverenlerin aynı adresteki işyerinde aynı konuda faaliyet gösterdiklerini, Yapı Kredi Bankası kayıtlarından …’a ait olan araçların 27.09.2012 tarihinde diğer davalı …’ya satışı ve bedel ödemesinin yapıldığını, davalı …’ın “…Evden Eve Taşımacılık” isim hakkının diğer davalı … tarafından satın alınmamakla birlikte marka kullanım hakkının verildiğini, 27.09.2012 tarihinde K3 belgelerinin devredildiği ve aynı tarihte diğer davalı …’nın karayolu taşımacılığı işi ile iştigal etmeye başladığını, yani davalı …’dan işyerini devraldığını, ancak her iki davalı tarafından çalışmalarının SGK’ya bildirilmediğini ileri sürerek, davacının, 15.09.2005 – 26.09.2012 tarihleri arasında davalı işveren … yanında, 27.09.2012 – 29.09.2012 tarihleri arasında da diğer davalı işveren … yanında geçen ve SGK’ya bildirilmeyen hizmetleri ile günlük 60,00.-TL net ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, … yanında hiçbir zaman çalışmadığını ve aralarında işçi-işveren ilişkisinin de olmadığını, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, öte yandan …’nın, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerini devralmadığını, kendi adına kayıtlı olan işyerini 27.09.2012 tarihinde diğer davalı …’dan bağımsız olarak kurduğunu, bu durumun işyerinin kuruluşuna ilişkin tüm resmi evraklarla da sabit olduğunu, davalıların her ikisinin adreslerinin de farklı olup, farklı vergi levhaları ve farklı ticaret kayıtları ile faaliyet gösterdiklerini, davalı …’ın araçlarını diğer davalı …’ya satması ve marka kullanım hakkını devretmiş olmasının işyeri devriymiş gibi gösterilmesinin de yasaya tamamen aykırı olduğunu, davalıların birbirlerinden bağımsız iş yürüttüklerini, ayrıca, davacının davalı … yanında da hiçbir zaman çalışmadığını, işini küçülttüğü için araçlarını bedeli mukabilinde 27.09.2012 tarihinde sattığını ve marka kullanma hakkını da sözleşme ile …’ya devrettiğini, işyerinin kısmen veya tamamen devrinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.11.1999 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında tescil edildiğini, davalılardan …’a ait … sicil sayılı nakliyecilik işyerinin, 19.12.2006 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, 31.10.2012 tarihinde Yasa kapsamından çıkarıldığını, diğer davalı …’ya ait ….35 sicil sayılı evden eve eşya taşımacılığı işyerinin, 23.10.2012 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve halen faal olduğunu, davacının dava konusu 15.09.2005 – 29.09.2012 tarihleri arasında çalışma bildirimine rastlanmadığını, davacının iddiasını yazılı, somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2016 tarihli ve 2015/369 – 2016/343 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi üzerine, taraf vekilleri ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 25.12.2018 günlü ve 2017/6118 – 2018/9656 E.K. sayılı kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalılara ait işyerlerinden davacı adına bildirilen çalışmanın bulunmadığı, davalı … Taşkın’a ait 1293964 sicil sayılı nakliye işyerinin 19.12.2006-31.12.2012 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, davalı …’ya ait … sicil sayılı evden eve eşya taşımacılığı mahiyetli işyerinin 23.10.2012 tarihinden itibaren kapsama alındığı, davalı … adına 24.04.2003 tarihinden itibaren karayolu ile şehirlerarası yük taşımacığı faaliyeti nedeniyle vergi kaydı bulunduğu, davalı …’nın vergi kaydının 27.09.2012 tarihinde başladığı, … 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/100 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen rapor ile … Cad. No:32/4 …-Bayraklı/… adresindeki işyerinin dışarısında, …Evden Eve Taşımacılık – 3487171 – 05322924759 yazılı tabela olduğu, işyerinde … isimli kişinin bulunduğu, adı geçen tarafından işyerinde sigortalı olarak çalıştığının ifade edildiği, işyeri içerisinde …logosunun bulunduğu, asılı bulunan vergi levhasının …’ya ait olduğu, vergi levhasında yazılı işyeri adresinin … Mah. … Cad. No:52/C Bayraklı/… olduğu, 27.09.2012 tarihi itibariyle işe başladığı ve Karayolu Taşımacılığı ile Ev ile İşyerlerinin Taşınması (evden eve nakliyat vb) işi ile iştigal ettiğinin belirtildiği, … Cad. No:32/4 …-Bayraklı/… adresi olmasına rağmen, vergi levhasında yazılı olan adresin … Mah. … Cad. No:52/C Bayraklı/… olduğunun belirtildiği, ancak, işyeri adresi ile vergi levhasında yazılı olan işyeri adresi arasındaki farklılık ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge tespit edilemediği, (nakil, şube açılışı vb. gibi), işyeri dışarısında park edilmiş bulunan ve …logosunun olduğu … plakalı aracın bulunduğu, K3 yetki belgesinin … adına düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, … 8.İş Mahkemesinin 2012/499 E. – 2014/158 K.sayılı dosyasında görülen alacak davası sonucunda; davalılar arasında işyeri devrinin bulunduğu değerlendirilerek, davacının iddialarını doğrulayan tanık beyanlarına itibar edilmek suretiyle, davacının 15.09.2005 – 29.09.2012 tarihleri arasında 7 yıl 14 gün (2569 gün) çalıştığı kabul edildiği, en son ücretinin günlük net 60,00.-TL olduğu tespit edilerek, kıdem, ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının hesaplandığı, kararın Yargıtay 7.H.D.nin 28.04.2015 tarih, 2015/8904 E., 2015/7429 K.sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, Yapı Kredi Bankası kayıtlarından …’a ait olan araçların 27.09.2012 tarihinde …’ya satışı ve bedel ödemesinin yapıldığı, davacı ve davalı tanık beyanlarının çelişkili olduğu, tanık beyanları arasındaki bu çelişki giderilmediği ayrıca dinelenen tanıklardan bir kısmının işyerinde çalışmanın yaz ve kış aylarında farklılık gösterdiği ve özellikle kış aylarında haftanın her günü çalışma olmadığı ve çalışmanın kısmi çalışma olduğu yönündeki beyanları üzerinde durulmadığı anlaşılmakla, yapılacak işin, davacının tespitini istediği sürelerde ilgili işverence SGK’ya verilen dönem bordrolarında dava konusu dönemde çalışması bulunan tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, gerektiğinde komşu işyerlerinin kayıtlara geçmiş kişileri veya benzer işi yapanların kayıtlara geçmiş kimseleri tespit edilip dinlenmek, davacının davalılara ait işyerlerindeki çalışma süresi ve çalışmasının tam süreli ya da part time (kısmi süreli) olup olmadığını tespit etmek, davacının yaz ve kış sezonlarında ayrı ayrı haftanın her günü çalışıp çalışmadığı ve davacının tüm mesaisini davalı işyerine hasredip etmediğini belirlemek, nihayetinde davacının part-time çalıştığının kabulü halinde ise, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususunu saptamak, davacının çalışma süresinin 1 gün eksik tespit edildiği yönündeki iddiası üzerinde durmak ve sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve 2019/62 – 2023/115 E.K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama ile dosya kapsamı, tanık beyanları, özellikle bordro tanığı …’in beyanı ile …’ın beyanı ve çalıştığı mahkeme ilamı ile kesinleşen …’in beyanı doğrultusunda; davacının çalışmasının kısmi süreli çalışma olmadığı, zaman ve bağımlılık unsurlarının gerçekleşmiş olması nedeni ile davacının dışarıdan temin edilen piyasa hamalı olmadığı, davalının daimi çalışanı olduğu, davalı işverenin emir ve talimatı altında sürekli ve kesintisiz çalıştığı, her ne kadar …’a ait işyeri … sicil numaralı … Cad. No:32/2-F Bayraklı … adresinde bulunan işyeri 19.12.2006 tarihinde Kanun kapsamına alınmış ise de, Vergi Dairesi kayıtlarına göre 01.04.2005 tarihinde … Cad. No:32/4-E Bornova/… adresinde nakliyecilik faaliyetine başladığı bildirildiğinden, davacının bu çalışmasının en azından … 8. İş Mahkemesinin 2012/499 E-2014/158 K sayılı dava dosyasında … sicil numaralı davalı … işyerinde 15.09.2005-26.09.2012 yılları arasında sürekli ve aralıksız çalıştığı kabul edilerek işçilik alacaklarına dair hükümdeki çalışma süresi ile bağlı kalınarak,
1-Davanın kısmen kabulü ile…T.C.kimlik ve … s.s. numaralı davacı …’in, davalı işverenlerden; …’a ait … sicil sayılı işyerinde 15.09.2005 – 26.09.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak, kesintisiz, tam süreli ve asgari ücretle 2532 gün çalıştığı, 2532 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespiti ile
Davacının, …’ya ait ….35 sicil sayılı işyerinde; 27.09.2012 – 29.09.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 3 gün çalıştığı, 3 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; Mahkemece taleplerine uygun şekilde karar verilmesine rağmen, davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmasının, bu doğrultuda davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin, yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasının ve prime esas asgari ücret üzerinden yapılan tespitin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı … vekili; davalılar arasında işyeri devri olmadığını, davacının çalışmasına ilişkin yazılı kayıt bulunmadığını, dinlenen tanıkların devam eden davaları nedeniyle davalılar ile aralarında husumet bulunduğunu, davacının 2009, 2010 ve 2012 yıllarında yeşil kartlı olduğunun gözetilmediğini, evden eve taşımacılık işinin mevsime ve ekonomik duruma göre değişen bir iş olduğundan haftanın her günü sürekli ve kesintisiz çalışma olamayacağını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Fer’i müdahil vekili; Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının iddialarının Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle ispatlanması gerektiğini, çalışma iddiasının somut delillerle kanıtlanamadığını, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki hizmetleri ve sigorta primine esas ücretlerinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci ve 86/9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili, davalı … vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.