YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9241
KARAR NO : 2023/10125
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2701 E., 2023/733 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/309 E., 2022/132 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı tahsisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.01.2015 tarihli dilekçe ve ekleri ile 2926 sayılı Kanun’un 7 seri no’lu tebliğine istinaden… Şeker Fabrikası’na 20.04.1995 tarihinde satmış olduğu ürünlerden tevkifat kesintisi yapılması ve bedellerinin Kuruma geçmesinden itibaren 01.05.1995 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur tescilinin yapıldığını, 6552 sayılı af yasasından faydalandırılarak Kurum ve banka ile yapılan protokol gereği prim ve ceza borcunun ödendiğini ve Kurumun aylık talebini aldığını, ancak Kurum denetim raporuna göre Ziraat Odası kaydının 14.05.2014 tarihi itibariyle başlayıp devam ettiği 20.04.1995 tarihinde başlayan devam eden kaydı olmadığından bahisle aylık talebinin reddedildiğini, davacının oda kaydının 20.04.1995 tarihinde başladığını, davacının bu kez 7143 sayılı Kanun’dan yararlandırıldığını, tüm prim borçlarının ödendiğini, Kurumun yeniden aldığı yaşlılık aylığı talebini reddettiğini, hukuka aykırı işlemler ile davacının mağdur edildiğini ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile 01.05.1995 tarihinden itibaren Bağ-Kur kayıt ve tescilinin geçerli sayılmasına, 6552 sayılı af yasasından yararlandırılmasına ve 27.02.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 2926 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlıklı geçici 8 inci maddesi 5 no’lu bendi ve 01.10.2008 tarihinden önceki 4 seri no’lu uygulama tebliği hükümlerine göre yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Somut olayda, celp edilen ve sunulan davacının şeker pancarı yetiştirdiği yönündeki müstahsil makbuzu, davacının adına kayıtlı tarlalar ve traktör bulunduğu, …Ziraat Odası nezdinde 20.04.1995 tarihinden beri devam eden oda kaydı olduğu, çiftçilik belgesi bulunduğu, …İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü kayıtlarına göre davacının 2012-2013-2014 yıllarında hayvancılık faaliyetinde bulunduğu, 2014-2015-2016-2017-2018 yıllarında çiftçi kayıt sistemi kayıtlarının olduğu, davacının S.S. Olacak Köyü Tarım Kalkınma Kooperatifi nezdinde 08.01.2013 tarihinden beri ortaklık kaydının olduğu ve kamu tanığı olarak dinlenilmiş olan davacının bulunduğu yerin köy muhtarı ve azalarının beyanlarına istinaden, davacının dava konusu dönemde kesintisiz olarak çiftçilik ve hayvancılık yaptığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının ilk yazılı çiftçilik faaliyetini gösterir… Şeker Fabrikasından verilen 1994 yılına ait pancar bedelinden müstahsil makbuzu ile 20.04.1995 tarihinde Kuruma yatırıldığına dair tevkifat tarihini takip eden ay başı itibariyle davacının 01.05.1995 – 31.12.1995 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında faaliyet gösterdiğinin kabulü gerektiği, bundan başka …İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü kayıtları, tapu kayıtları, traktör kaydı nazara alındığında, davacının 01.01.2012-27.02.2015 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösterdiğinin kabulü gerektiği, ancak bu delil durumundan hareketle, davacının 01.01.1996-31.12.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun ispatlanamaması nedeniyle talebin reddine ve davacının 01.03.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti talebinin reddine karar verilerek, davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının sigortalı sayılmasına yeterli tüm delillerin dosyada bulunduğunu, davcının 1994 yılından beri geçimini çiftçilik ile sürdürdüğünü, 20.04.1995 tarihinde oda kaydının başladığını, 20.04.1995 tarihinde ürününden kesilen tevfikat tutarının Kurumun hesaplarına geçtiğini ve takip eden aybaşı olan 01.05.1995 tarihinde tescilinin yapıldığını, bu haliyle 01.05.1995- 27.02.2015 tarihleri arasında sigortalı olup yaşlılık aylığına da hak kazandığını, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; Kurumca yürütülen tarım prim tevfikatı uygulamalarının 01.10.2008’den önceki 4 seri nolu uygulama tebliği hükümlerine göre yapıldığını, davanın reddi gerekirken kısmen kabule kararı verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile 01.05.1995 tarihinden itibaren Bağ-Kur kayıt tescilinin geçerli sayılmasına, 6552 sayılı af yasasından yararlandırılmasına ve yaşlılık aylığı tahsisine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3 üncü maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5 inci maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7 nci maddede, kişilerin bu Kanuna göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9 uncu maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun’un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7 nci maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi ve 4956 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
3.Değerlendirme
İnceleme konusu eldeki davada, davacının 30.05.2014 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden tescilinin yapıldığı, 1994 yılında… Şeker Fabrikasına pancar satışından prim tevkifatı yapıldığı ve 20.04.1995 tarihli müstahsil makbuzu ile tevkifatın Kurum kayıtlarına intikali nedeniyle tescilin 01.05.1995 olarak güncellendiği, prim ödemelerinin 27.02.2015 tarihinde başladığı, her ne kadar Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının 01.05.1995 – 31.12.1995 ve 01.01.2012-27.02.2015 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de 2012-2014 yılları arasında tarımsal faaliyeti olup olmadığı, davacının 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı; tevkifat, prim ödemesi, ürün satışı, tescil talebi bulunmadığının tespiti halinde, davanın anılan dönemler yönünden reddedilmesi gerekmekte olup oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.