YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9315
KARAR NO : 2023/8553
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2576 E., 2023/1104 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/196 E., 2022/201 K.
Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı şirkete ait işyerinde elektrikçi olarak ve sürekli tüm üretim bölümleri ile aynı ortamda çalıştığını belirterek, davalı işveren tarafından bildirilen çalışmalarına itibari hizmet süresi verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili, davacının bildirimlerinin tam olarak ve süresinde usulüne uygun şekilde bildirildiğini, davacı iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, işveren bildirimlerine uygun şekilde çalışmaların kayıt altına alındığını, davaya Kurumun sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 21.09.1998-14.12.2007 tarihleri arasında davalı Şeker Fabrikası işyerlerinde çalıştığı dönemlerde Kuruma bildirilen 775 gün hizmet süresi üzerinden hesaplanan 194 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun tespiti ile bu sürenin hizmet süresine eklenmesi gerektiğine karar verilmişir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı İşveren vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, işveren bildirimlerine uygun şekilde çalışmaların kayıt altına alındığını, davaya Kurumun sebebiyet vermediğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…somut olayda, Türkiye’deki davalıya bağlı tüm şeker fabrikalarının her yönüyle aynı özelliklere sahip olduğu hususu da gözetilerek, emsal dosyalarda söz konusu fabrikalarda yapılan keşifler sonucunda alınan bilirkişi raporlarının dosya arasında bulunduğu, bu raporlarda fabrikada çalışan işçilerin işin yapılması esnasında aynı çatı altında birbirine bağlantılı olarak çalıştıklarının ve 506 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde belirlenen fiziksel koşulların oluştuğunun belirlendiği, davacının nizalı dönemde … Şeker Fabrikasında elektrik bölümünde geçen çalışmaları ve sadece kampanya dönemleri esas alınarak itibari hizmet süresinin tespitine karar verildiği anlaşıldığından Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun’a aykırılık bulunmadığı…” gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin ve davalı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı işyerinde geçen ve bildirilen çalışma süresine, itibari hizmet süresi verilip verilemeyeceği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile,
2. 506 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi olup, madde de;
“506 sayılı Kanun’a göre sigortalı sayılanların aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir.” denildikten sonra, tablonun IV numaralı sırasında ” fabrika, atölye, havuz ve depolarda trafo binalarında çalışanlar” ın ” 1.Çelik, demir ve tunç, 2. Zehirli, boğucu, yakıcı öldürücü ve patlayıcı gaz, asit, boya işleriyle gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren işlerde 3. Patlayıcı maddeler yapılmasında, 4. Kaynak işlerinde çalışanlar” ın çalıştıkları her yıl için ” 90 gün ” itibari hizmet süresi verilmesi gerektiğini,
“Kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” düzenlemesi ile de bu sürenin nasıl hesaplanacağı düzenlenmiştir.
İtibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların erken yıpranmaları nedeniyle daha erken emekli olabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirlenmiş erken emeklilik sağlayan düzenlemelerden biridir. İtibari hizmet süresi fiilen olmayan ancak Kanun koyucu tarafından verilen imkân nedeniyle varsayılan bir sürenin sigortalılık süresine eklenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Anılan maddeye göre, sigortalının itibari hizmetten yararlanabilmesi için, yapılan işin, tablonun ilgili bendinde belirtilen iş yerinde ve alt bendlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarından herhangi birisi ile birlikte yani iki koşulu beraber taşıması gerekir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.