YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9370
KARAR NO : 2023/8333
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1386 E., 2022/2093 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/134 E., 2018/245 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı vakfın işçisi olarak 12.02.1989-30.01.2006 tarihleri arasında Kurum’a bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve özellikle davacı kurum dosyası, tanık anlatımları, yapılan araştırmalar sonucunda, davacının davalı iş yerinde 15.12.1989-30.01.2006 tarihleri arasında (dava dışı … İnşaat işyerinde 01.04.1995-31.07.1995 arası çalışması haricinde) aralıksız olarak çalıştığı ve davacının Kurum’a bildirilmeyen hizmetinin tespitine engel başkaca bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Fer’i müdahil SGK vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, bordro tanıkları ve komşu işyeri tanıklarının beyanlarının somut verilere dayanmadığını, çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenip ispatlanamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2019 tarih ve 2018/2736 – 2019/1422 E.K. sayılı kararı ile; somut uyuşmazlıkta, tespiti talep edilen sürenin sonu itibarıyle 30.01.2006 yılından başlayarak davanın 5 yıl içinde açılması gerektiği, davacının ise eldeki davayı 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 12.12.2016 tarihinde açtığı, yerel mahkeme tarafından hak düşürücü sürenin gözetilmemesinin hatalı olduğu, bu itibarla fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olduğu gerekçesiyle, HMK. nun 353/1-b.2 maddesine göre, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; dosyadaki kayıt ve belgelerden, 13.02.1989-15.12.1989 tarihleri arasında 255 gün davalı 26806.031 sicil sayılı işyerinden Kuruma hizmet bildiriminde bulunulduğu, talep edilen dönemde 01.04.1995-31.07.1995 tarihleri arasında davacının dava dışı başka bir işyerinden bildiriminin gözüktüğü, davalı işyerinin 04.10.1986-15.12.1989 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, 19.04.2017 tarihli kolluk tutanağına göre, komşu işyerinin tespit edilemediği, davalı vakfın … Kaymakamlığı bünyesinde bulunduğu ve Hükümet Konağı’nın 3 üncü katında faaliyet gösterdiği, en yakın komşu kamu kurumlarının … Mal Müdürlüğü, … İlçe Nüfus Müdürlüğü ve … İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü olduğunun bildirildiği, davalı vakfın 1989-2006 yılları arasındaki karar defterlerinin sunulduğu, mahkemece davacı ve kamu tanıklarının dinlendiği, somut olayda, davacının 01.04.1995-31.07.1995 tarihleri arasında dava dışı işyerinde geçtiği anlaşılan çalışmalarının tespiti isteminin dışlanmasına dair verilen kararın yerinde olduğu, ne var ki davacının 13.02.1989 tarihinden sonraki hizmetlerinin aynı işyerinde ve kesintisiz yani blok çalışma mahiyetinde olması halinde çalışmanın hak düşürücü süreye uğradığından söz edilemeyeceği açık olduğu belirtilerek, yapılacak işin, 13.02.1989-31.03.1995 tarihleri arası dönem yönünden hak düşürücü süre söz konusu olmayıp işin esasına girmek, bu çalışma döneminin tamamında, dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar resen tespit edilerek beyanlarına başvurmalı, bordro tanığı tespit edilememesi halinde komşu işyeri işvereni ve komşu işyerinde çalışan bordro tanıkları tespit edilerek dinlenilmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2022 tarih ve 2021/1386 – 2022/2093 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak ve tanıklar dinlenerek eksikliklerin giderildiği, davacı adına 13.02.1989-15.12.1989 tarihleri arasında 255 gün davalı 26806.031 sicil sayılı işyerinden Kuruma hizmet bildiriminde bulunulduğu ve talep edilen dönemde 01.04.1995-31.07.1995 tarihleri arasında davacının dava dışı başka bir işyerinden bildiriminin olduğu, 31.03.1995 tarihinden sonrası kesinti olması nedeniyle hak düşürücü süreye uğradığı, tanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın beyanları doğrultusunda davacının 13.02.1989 – 31.03.1995 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde fiilen çalıştığı sübut bulduğundan dolayı aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın kısmen kabulü/kısmen reddi ile,
2-13.02.1989 – 31.03.1995 tarihleri arasında davacının kesintisiz olarak davalı işveren nezdinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, bu dönemde Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, bakiye talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
3-Alınması gereken 80,70 TL karar ilam harcından peşin alınan 29,20 TL’nin çıkarılması ile bakiye 51,50 TL harcın davalı … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfın’dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT’ye göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı SGK kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT’ye göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan toplam 1.994,00 TL’nin 997,00 TL’sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı kurum SGK tarafından yapılan 579,20 TL yargılama giderinin 289,60 TL’sinin davacıdan alınarak davalı SGK’ya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan 58,40 TL harcın davalı SGK harçtan muaf olduğundan davalı … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfın’dan alınarak davacıya verilmesine,
9-Artan gider avanslarının olması halinde karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
III-İstinaf karar harcı bakımından;
-Davalı SGK harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-İstinaf incelemesi sırasında altı celse duruşma yapıldığından hesap ve takdir edilen 9.200,00 vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili; salt tanık beyanlarına dayandırılan davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve Kanun’a aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının davalı nezdinde 13.02.1989-31.03.1995 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 79/10 uncu maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Fer’i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun’a uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.