YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9404
KARAR NO : 2023/10975
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/270 E., 2023/276 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/136 E., 2021/108 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.12.1993 ile 13.07.2009 tarihleri arasında davalı işverenler … ve … ait işyerinde çalıştığının ve sigorta başlanğıç tarihinin 01.12.1993 tarihi olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalıların vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yevmiyeli gündelik olarak çalışması olabileceği ancak müvekkilleri ile davacı arasında işçi işveren ilişkisinin olmadığını, davacının belirttiği biçimde bir çalışmasının olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Davanın kabulü ile davacının 01.12.1993 ile 11.06.2009 tarihleri arasında ve bu tarihler dahil olmak üzere davalılara ait çiftlikte hizmet akdiyle çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davalılar … ve … vekilleri istinaf dilekçesinde; davanın husumet bakımından … açısından reddinin gerektiğini, davacının davasını ispat edemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tamamen afaki ve ihtimalli düzenlendiğini, fiili durumu yansıtmadığını, bilimsel ve teknik verilerden uzak bir rapor olduğunu, davacının 12.06.2009 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin b/1 inci bendi gereğince sigortalılığının mevcut olduğunu, mahkemenin hüküm altına aldığı dönemde çakışmanın olduğu, davalı müvekkil … tarım arazilerini kiraya verdiğinden işçi çalıştırmalarına gerek bir husus bulunmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
2. Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; davada zamanaşımı ve hak düşürücü süre bulunduğundan davanın usul hukuku açısından reddinin gerektiğini, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, sadece tanık beyanlarına itibarla hüküm kurulduğunu, davacının çalışmayı kanıtlayıcı herhangi bir belgesi/ eksik gün iddiasına ilişkin dosya kapsamında yazılı delili bulunmadığından davanın tümden reddi gerekmekte iken yazılı şekilde kabul yönünde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, dava açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden yasa gereği Kurumumuzca yapılmış yargılama giderlerinin de karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalılar ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı … ve … mirasçıları vekilleri, temyiz dilekçelerinde, istinaf gerekçelerini yinelemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Eldeki davada Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacının sürekli çalıştığı iddiası karşısında, Mahkemece re’sen araştırma ilkesi gereğince davacının beyanı alınarak, çalıştığını iddia ettiği çiftlikte kimlerle çalıştığı, emir ve talimatları kimden aldığı, ne kadar süre ile hangi işleri yaptığı, çalışmalarının mevsimsel olup olmadığı araştırılmalı, ödemelerin nasıl, ne şekilde, hangi işlemler sonucu yapıldığı açıklattırılarak davacının talebi somutlaştırılmalı; yine davacının ikamet ettiğini ileri sürdüğü çiftlikte çalıştığını iddia etmesi karşısında, özel hayatı ile iş hayatının iç içe girdiği bu gibi durumlarda; çalışılarak geçirilen sürenin saat olarak tespiti yapılarak, güne çevrilmek sureti ile karar verilmesi gerekmekte olup çalışmanın tam süreli mi, kısmi süreli mi olduğu saptanmalı; bu amaçla davacının yaptığı iş, tam kapsamı ile belirlenmeli, bu işler için günde ve haftada kaç saat çalıştığı tanıklardan sorulmalı, davalılara ait çiftlikte yapılan zirai faaliyetlerin neler olduğu, niteliği, süresi, mevsimsel nitelikte olup olmadığı konuları, yeniden keşif yapılmak suretiyle, ek rapor alınarak açıklığa kavuşturulmalı, ayrıca davacı yanın ikamet adresinin ilk resmi kayıtlara göre 28.10.2006 tarihinden itibaren davalılara ait çiftliğe ait adres olduğunun anlaşılması karşısında, talebine konu dönem yönünden, bu tarih öncesinde hangi adres veya adreslerde ikamet ettiği belirlenmeli, böylece uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.