Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9854 E. 2023/8830 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9854
KARAR NO : 2023/8830
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iş kazasında %23,2 oranında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelirin, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinin tahsilini 5510 sayılı Kanun’un 212, 23 üncü maddeleri uyarınca talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; meydana gelen kazanın işçi …’ın kendi kusurundan ve dikkatsizliğinden dolayı meydana geldiğini, bu nedenle davalı tarafından açılan rücuan tazminat talebinin haksız olduğunu, müvekkilinin iş yeriyle ilgili ve işçi güvenliği ile ilgili her türlü önlemi almış ve her türlü eğitimi yaptığını, işçinin malulen emekli olmak için kendisini tedavi ettirmediğini, bu nedenle kolundaki maluliyet oranını arttırmaya çalıştığını, maluliyet oranının da Adli Tıp Kurumunda belirlenmesi gerektiğini, ayrıca kolda, var ise iş gücü kaybının daimi olup olmadığı, tedavinin yaptırılmaması nedeniyle maluliyetin artıp artmadığı hususunun Adli Tıp Kurumundan tespit ettirilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle açılan davanın haksız olduğunu beyan ederek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2014/286 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararıyla; davalı işverenin %50 sigortalının %50 kusurlu olduğunu kabul ile işverenin 23 üncü maddeye dayalı sorumluluğunun %75 olduğunu belirleyerek davanın kısmen kabulü ile 6.106,39TL tedavi yardımının sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.498,32TL geçici iş göremezlik ödeneğinin sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 24.892,70TL peşin sermaye değerinin tahsis ve onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 02.11.2018 tarih ve 2016/10611 Esas, 2018/8846 Karar sayılı ilamı ile “Somut açıklamalar ışığında mahkemece;
a- İlgili tazminat dosyası celp edilmeli, kesinleşmesi halinde tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu gözetilmek suretiyle kusur oran ve aidiyetleri; iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile iş güvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan kusur raporu aldırılmak suretiyle maddi oluşa ve kanuna uygun olarak belirlenmeli,
b-Davalı işverenin, 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesine dayalı sorumluluk oranı buna göre belirlenmeli,
c-Davacının 21/2 maddesine yönelik talebi de irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2019/83 Esas, 2022/349 Karar sayılı kararıyla; davalı işverenin %50, sigortalının %50 kusurlu olduğunu kabul ile 23 üncü madde kapsamında davalı işverenin %75 kusurlu olduğunu belirleyerek, davanın kısmen kabulü ile 6.106,39 TL tedavi yardımının sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.498,32 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 24.892,70 TL peşin sermaye değerinin tahsis ve onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 30.11.2022 tarih ve 2022/12277 Esas, 2022/15244 Karar sayılı ilamı ile “Mahkemece yapılacak iş; meydana gelen iş kazasında, kusur oran ve aidiyetlerini oluşa uygun belirleyen ve oranları gösterir şekilde kusur bilirkişisinden ek rapor alınarak yeniden hüküm verilmelidir.”gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işverenin %50, sigortalının %50 kusurlu olduğunu kabul ile “Olayda zarar görenin müterafik kusurunun denetime elverişli kusur raporu ile saptanması karşısında bahse konu olaydan dolayı davalının kusursuz sorumluğuna hükmedilemeyeceği ve bahse konu rücuya tabi kurum ödemelerinden kusuru oranında sorumlu olacağı kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 4.070,93TL tedavi yardımının sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.665,55TL geçici iş göremezlik ödeneğinin sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16.595,13TL peşin sermaye değerinin tahsis ve onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1- Davacı SGK vekili; sigortalının kusursuz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2-Davalı vekili; kusur oranına itiraz ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 26. maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden taraf vekillerinin aşağıda kalan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Dava, 07.07.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan sigortalıya bağlanan gelirler, geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi yardımı nedeniyle oluşan kurum zararının, 5510 sayılı Kanun’un 21 ve 23 üncü maddeleri kapsamında tahsili istemine ilişkindir.

3-Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

4-Eldeki davada ise, Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere; 5510 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi ve 21/2 maddesi kapsamında değerlendirme yapılmamış ve bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.

5- Mahkemece yapılacak iş; davalı işverenin, 5510 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesine dayalı sorumluluk oranı belirlenmeli, yine davacının 21/2 maddesine yönelik talebi de irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.