Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2010/12848 E. 2011/20790 K. 14.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/12848
KARAR NO : 2011/20790
KARAR TARİHİ : 14.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma, tehdit
HÜKÜM : …: 5237 sayılı TCK’nun 106/1, 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılması, 51/1-3. madde uyarınca hapis cezasının ertelenmesi, 5237 sayılı TCK.nun 156, 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 3.000.- YTL adli para cezası ile cezalandırılması, 51/1-3. madde uyarınca hapis cezasının ertelenmesi,
…: 5237 sayılı TCK.nun 106/1, 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılması, 53/1-a-b-c-d-e maddesininuygulanması, CMK.nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5237 sayılı TCK.nun 156, 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 3.000 YTL adli para cezası ile cezalandırılması, 53/1-a-b-c-d-e maddesinin uygulanması, CMK.nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması

1- Sanık … hakkındaki hükmün temyizinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nun 264/1. maddesi uyarınca yasa yoluna başvuruda mercide yanılmanın, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı cihetle, sanık …’in vaki isteminin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanık … hakkındaki hükmün temyizine gelince;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 06.05.2008 gün ve 27/95 sayılı kararında açıklandığı üzere; daha önce işlediği kasıtlı bir suç nedeniyle mahkûm olan sanıklar hakkında, bu mahkûmiyet kararının verildiği tarihten sonra işlediği yeni suçla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği cihetle; sanığın 09.08.2002 tarihinde işlediği mühür bozmak suçu nedeniyle yargılandığı Terme Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2004 gün ve 2003/32 esas, 2004/90 sayılı kararı ile mahkum olduktan sonra dava konusu suçları işlediğinin anlaşılması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinden yararlanması olanağı bulunmayan sanık hakkında tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dosya içereğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle 5237 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.