YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/194
KARAR NO : 2011/2394
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : 765 SK 342/1, 80 m.uyarınca 4 yıl 8 ay hapis
1-Sanığın tüm aşamalarda suça konu çekleri kendisinin ciro edip vermediğini savunması ve alınan bilirkişi raporlarında da çeklerdeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olmadığının belirtilmesi, katılanın şikayet dilekçesinde mahkemede tanık olarak dinlenen …’ın yanında sanığın bu çekleri verdiğini beyan etmesine karşılık tanık …’ın bir adet çek verildiğini ifade etmesi kaldı ki çeklerdeki cirolardan birinin bu tanık adına olup kaşesinin kullanıldığı ve tanık …ile sanığın başka dosyalarda da benzer suçlardan yargılandıkları ve beyanlarında sanığı suçlaması nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, diğer yandan tanık …’ın mahkeme de doğruladığı hazırlıktaki ifadesinde katılanın kendisine telefon edip bir çek göndereceğini ve daha sonrada kayınpederi olan …’a aldıracağını söylediğini,çeki tanımadığı bir kişinin getirdiğini katılanın çekin gelip gelmediğini sorduğunu ve geldiğini belirtmesi üzerine hesabına para yatırıldığını ve bu parayı çeki getiren kişiye çeki de katılanın kayınpederi tanık Mevlüt’e verdiğini, tanık …’ında çek karşılığında yatan para dekontunu tanık …’a götürdüğünü ve çeki ondan aldığını beyan etmeleri,ayrıca katılanın sahte senet düzenlediği iddiası ile ilgili sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda açılan davada Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/141 Esas 2009/72 karar sayılı dosyasında katılanın özel belgede sahtecilikten mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması, suça konu çeklerle ilgili alınan 26.05.2004 tarihli ekspertiz raporunda “çeklerin baskı tekniği (renkli fotokopi veya benzeri bir yöntemle çoğaltılarak elde edildiği) ve kağıt kalitesi itibariyle bu tür belgelerden farklılık gösterdiği,orijinal olup olmadığının bankadan araştırılması gerektiği”, 23.12.2005 tarihli bilirkişi raporunda ise “fotokopi yoluyla çoğaltıldığına dair bir bulguya rastlanmadığı,el ile yapılan incelemede diğer çeklere göre hafif kalınlık gösterdiğinin” belirtilmesi ve T.C. İş Bankasının 14.04.2006 tarihli cevabi yazısında ise çeklerin müşteriye verilmiş olmakla birlikte bankadan mı verildiği yoksa sahte çek mi olduğu gönderilen yazı fotokopisinden anlaşılamadığının belirtilmesi ve çeklerin bankaya ibraz edildiğine dair bir belge ve bilgi bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; Öncelikle suça konu çeklerin banka tarafından verilen gerçek çek olup olmadığı,katılanın beyanında geçtiği şekilde ibraz edilip edilmediği hususunun kesin olarak saptanması ve gerçek olduğunun belirlenmesi halinde keşideci firma yetkililerinin anılan çekleri keşide edip etmedikleri konusunda dinlenilmesi, katılan ile
dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilip suça konu çeklerdeki yazı ve imzaların katılanın eli ürünü olup olmadığı konusunda da bilirkişi incelemesi yaptırılarak Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/363 sayılı ve bu dosya ile birleştirilen 2004/104 sayılı dosyada sanık ile tanık …’ın çek ciro etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılandığı dava dosyası bulunduğundan anılan dosyanın akıbeti araştırılıp eldeki dava dosyası ile birleştirilmesi, olmadığı taktirde kesinleşmiş karar örneğinin celbi ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu, denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde çek asılları bulundurulmadan, sanığın suçu ne şekilde işlediğine ilişkin sübut delillerinin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanmadan gerekçeden yoksun yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre:
2- Hükmün konusu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanık hakkında 12.09.2003 tanzim ve 12.000 TL bedelli 3287252 nolu çekle ilgili açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden iddianame dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan çekten de karar verilmek suretiyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK. nun 225. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanığın iddia konusu 2 adet çeki aynı anda katılana verdiğinin anlaşılması karşısında;765 Sayılı TCK.nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Yasanın 43. maddesinin aleyhe olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.