YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17993
KARAR NO : 2014/538
KARAR TARİHİ : 14.01.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık … ve … hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında mahkumiyet
Sanık …’ın duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Katılan vekilinin sanıklar … ve … hakkında kurulan “beraat” hükümlerine yönelik vaki temyiz talebinden 06.02.2009 havale tarihli dilekçesi ile vazgeçtiğinden Cumhuriyet savcısı ile sanık … müdafii ve sanık …’ın temyizlerine hasren yapılan incelemede;
I- Sanık … hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanığın, diğer sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde sahte nüfus cüzdanı kullanmak suretiyle tapu sicil müdürlüğünde taşınmazın devrine yönelik resmi senet düzenlenmesini sağlamaktan ibaret eyleminde teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde değerlendirilmemesi ise; somut uygulamaya göre teselsül hükmünün tatbiki halinde gerçekte alması gereken sonuç ceza itibariyle uygulanma olanağı bulunmayacağından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan Cumhuriyet savcısı ve sanığın, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanıklar … ve … hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen Cumhuriyet savcısı ile sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 14.06.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısı ile sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV- Sanık … hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1- Sanığın, sahte nüfus cüzdanı kullanmak suretiyle tapu sicil müdürlüğünde taşınmazın devrine yönelik resmi senet düzenlenmesini sağlamaktan ibaret eyleminin 765 sayılı TCK’nun 342/1, 80 (5237 sayılı TCK’nun 204/1,43) maddelerindeki teselsül halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama ile eksik ceza tayini,
2- Sanığın adli sicil kaydındaki hükümlülüklerinin silinme koşulu oluşup oluşmadığı araştırılarak hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve sanığın lehine sonuç doğuran 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddeleri gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” takdir ve değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.