YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12425
KARAR NO : 2015/28311
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
Tebliğname No : 11 – 2011/402932
MAHKEMESİ : Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/10/2011
NUMARASI : 2010/892 (E) ve 2011/1003 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Sanık ve müdafiinin aşamalarda “senetteki yazılar ve imzanın katılana ait olduğu, senedi yanında yazıp verdiği, katılanın senedi fotokopi çektirmek için aşağıya gönderdiği sırada senedi değiştirmiş olabileceği, kendisinin bir ortağı olmadığı, olsaydı bile yeniden
katılana imza ettireceği senedi imzalamasının anlamsız olduğu, borcunu ödemeyen katılan hakkında icra takibi başlatıldığı, bu takiplerden sonra katılanın işyerini bastığı ve kendisini tehdit ettiği” yönündeki savunmaları, katılanın “imzasız verdiği senetleri kaybettiğini söyleyen sanığa ibraname de vermesi sebebiyle aynı senetleri yeniden düzenleyip verdiği, daha sonra bu senetleri borcunu ödeyerek geri aldığı, buna rağmen sanığın imzasız verdiği senetleri sahte imza ile icraya koyduğu” yönündeki beyanları, salt imza incelemesi ve yeterli mukayese belge kullanılmadan yapılan 12.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda imzaların kimseye ait çıkmaması, sanık ile katılanın aralarındaki bu borç ilişkisi nedeniyle husumet bulunması ile mahkemece belgenin iğfal kabiliyetinin değerlendirilmemiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından öncelikle senetlerde yer alan imza ve yazıların aidiyeti bakımından sanığın, katılanın ve beraat eden sanık M.. E.. M..’nın değişik yerlerden temin edilecek imza, rakam ve yazı örnekleri yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, katılanın bahsettiği ibraname belgesinin getirtilmesinden sonra sanık ile katılan arasında husumet bulunması ve sanığın katılanın imzaladığını kabul ettiği senetler yerine sahte senet tanzim ederek icraya koymasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı hususları da dikkate alınıp, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, mahkumiyet hükmünün konusunu teşkil eden suça konu bonolar celp edilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, zorunlu unsurlarının bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı da gözetilerek tahrifatın iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.09.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.