Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/13693 E. 2015/27602 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13693
KARAR NO : 2015/27602
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/59866
MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2011
NUMARASI : 2011/527 (E) ve 2011/743 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Cezaevi firarisi olan ve şüphe üzerine durdurulan sanığın görevli polis memurlarına başkası adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, dosya arasında bulunan suça konu belge üzerinde heyetimizce yapılan incelemede, nüfus cüzdanında yapışık bulunan fotoğraf üzerinde basılı olan soğuk mühür izinin belge üzerinde devam etmediğinin anlaşılması karşısında, sahteciliğin ilk bakışta dikkati çeker nitelikte olduğu ve atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Görevli polisler tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığın, cezaevi firarisi olması nedeniyle ürettirdiği sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiğinden bahisle açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından TCK’ nun 204/1, 62. maddeleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
Karar Dairemiz tarafından ” nüfus cüzdanındaki resim üzerinde bulunan mührün belge üzerinde devam etmemesi sebebiyle aldatıcılık niteliği bulunmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden ” bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Aldatıcılık niteliği belgede sahtecilik suçunun unsurlarından biridir. Sahteciliğin anlaşılması için özel bir incelemeye ihtiyaç var ise belgenin aldatıcılık niteliğinin olduğu kabul edilmelidir. Sahteciliğin açıkça belli ve birçok kişi tarafından hemen anlaşılabilir olması durumunda aldatıcılık niteliği bulunmayacaktır.
Somut olayda belgenin ön ve arka yüzlerinde göz ile de rahatlıkla görülebilen mühür bulunmaktadır ve büyük kısmı da fotoğraf üzerindedir. Kimlik resim değişikliği yoluyla değil tamamen sahte üretilerek elde edilmiştir. Resmin belgeden daha kalın olması, mührü yapan kişinin yeterince güç vermemesi gibi nedenlerle belge üzerinde iz çıkmamış olabilir. Kaldı ki, Dairemizden geçen birçok dosyada nüfus idaresinden verilmiş olmasına rağmen hiç mühür bulunmayan nüfus cüzdanları da görülmektedir. Belge bu haliyle kişileri aldatma özelliğine sahip bulunmaktadır.
Bu itibarla aslı dosya arasında bulunan nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliğinin bulunması nedeniyle yüklenen suç bütün unsurları itibariyle oluştuğundan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle bozma kararına katılmıyorum.
MUHALEFET ŞERHİ
Sahtecilik suçu kamu düzenine karşı işlenen suçlar kapsamındadır. Burada korunan yarar hazırlanan belgenin kamu tarafından korunan-korunması istenebilen içeriğin sosyal hayatta kullanımı sırasında karşıdaki muhatabın bilgisizliği,özensizliği ve dikkatsizliğinden istifade ederek taklit edilen belgenin kamusal haklarından faydalanma amaçlanmaktadır. Suçun kanuni tanımı “bir resmi belgeyi aldatacak şekilde değiştiren” gerekçede ise “bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirme” olarak tanımlanmaktadır.
Dava konusu olayda kolluk görevlileri devriye görevini yapmakta iken durumundan şüphelenilen sanık S.. B.. hakkında parmak izi incelemesi ve sanıktan ele geçen kimliğe ilişkin kriminal inceleleme yapıldıktan sonra ancak kimliğin sahteliği anlaşılabilmiştir.
Dairemiz çoğunluk görüşüne göre “kimliğin üzerinde herhangi bir damganın bulunmaması veya nüfus cüzdanının zorunlu unsurlarından olan soğuk mühür izinin fotoğraf üzerinde bulunmamasının aldatıcılık niteliği olmadığından suçun unsurları oluşmadığı” görüşüne katılmıyorum.Sanıktan ele geçen belge ancak şahısın parmak izi alındıktan sonra o şahısa ait olmadığı anlaşılmış olmasına göre sanıktan ele geçen kimlik ancak şahsın araştırılmasından sonra tesbit edilebilmiş olmasına göre; bu süre içinde “aldatma niteliğini” fiilen gerçekleştirdiği halde, sadece” fotoğraf üzerindeki soğuk mührün belge üzerinde devam etmediğinden “aldatma niteliği” olmaması gerekçesi ile çelişmektedir.
Sahte olarak hazırlanan belgenin “aldatma niteliği”; kullanıldığı yer, olay, tarafların uzmanlığı gibi her olaya özgü bulgular araştırılarak aldatmanın sağlanıp sağlanmadığı araştırılması gerekmektedir. Sahte olarak hazırlanan belgenin kullanıldığı muhatabın belgenin gerçek belge olup olmamasını fark etmesi kişinin,yaptığı görevin önem ve değeri, eğitimi, benzer belgelere göre sağladığı tecrübe ile sahte belgenin kullanıldığı olaya göre değişmektedir. Üst düzey güvenlikle ilgili ve ciddi ekonomik değerlerle iştigal eden bu işte uzmanlaşmış görevlilerin sahte belgeyi kolaylıkla tesbit etmesi mümkündür. Eğitim düzeyi düşük, yaşlı veya o konudaki tecrübe eksikliği olan muhatabın sahteciliği kolaylıkla tesbiti mümkün değildir. Bu konuda “aldatıcılık niteliğinin”belgenin gerçekte taşıması gereken vasıflar; mühür, kağıt kalitesi, yazı şekli, rengi olaya ve muhataba göre değerlendirilerek “aldatma niteliği” olup olmaması değerlendirilmesi gerekirken incelenen dosyadaki fotoğraf üzerinde soğuk mühürün belge üzerinde devam etmediği ve “aldatma niteliği” olmadığı gerekçesi ile verilen BERAAT kararı ile ilgili çoğunluk görüşüne katılmıyorum.