Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/17699 E. 2015/28812 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17699
KARAR NO : 2015/28812
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

Tebliğname No : 15 – 2012/48543
MAHKEMESİ : İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/10/2011
NUMARASI : 2011/75 (E) ve 2011/326 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

1-Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket
edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle; sanığın tüm aşamalarda “kendisi şirket kuramadığı için şirketi arkadaşı Y.. U.. adına kurduklarını ancak şirket sahibinin gerçekte kendisi olduğunu, işleri fiilen kendisinin yürüttüğünü, Y.. U..’ın bankadan aldığı çek yapraklarını kendisine verdiğini, aralarındaki sözlü anlaşmaya binaen çekleri kendisinin keşide ettiğini, çekteki imzanın kendisine ait olduğunu, borcu kabul ettiğini, ekonomik durumu bozulduğu için çek bedelini ödeyemediğini” savunması, Y.. U..’ın da yargılama aşamasında sanığın bu beyanlarını doğrulaması, şirketin kendi adına kurulduğunu ancak gerçek sahibinin sanık olduğunu, bankadan aldığı çek karnesini götürüp sanığa teslim ettiğini beyan etmesi karşısında, sanığın suç kastının belirlenebilmesi ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi bakımından, sanığın bu şekilde başka şahıslara da çek keşide edip etmediğinin ve çek karnesini veren bankadan bu yolla keşide edilen çeklerin daha öncesinde ödenip ödenmediğinin araştırılıp, gerektiğinde çek/çeklerin verildiği kişiler de tanık olarak dinlenerek, suça konu çekle ilgili icra takibi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise takibe itiraz edilip edilmediği belirlendikten ve ilgili icra dosyasının onaylı örneği dosya arasına alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında yetkisiz olduğu halde çek tanzim ederek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında, UYAP ortamında yapılan araştırmada, benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle derdest olan veya mahkûmiyetine karar verilmiş
olup temyiz incelemesi sırası bekleyen kamu davaları bulunduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397- 2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve fiil tarihleri de dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosyanın benzer nitelikteki İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/413 esas ve 2012/279 esas, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/427 esas sayılı dosyaları ile varsa benzer eylemler nedeniyle açılmış başka davaların akıbeti araştırılıp mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, aksi halde özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin intikal ettirilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi
BOZULMASINA, 28.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.