YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18739
KARAR NO : 2015/28731
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
Esas No : 2013/18739
Tebliğname No : 11 – 2012/156114
MAHKEMESİ : Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2011
NUMARASI : 2011/331 (E) ve 2011/623 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
1- Dosya içerisinde bulunan suça konu motorlu araç trafik belgelerinin fotokopileri üzerinde heyetimizce yapılan incelemede; … plakalı aracın 20.03.2008 tarihli muayenesinde hologram bulunmasına rağmen, 20.03.2009 tarihli muayene bölümünde hologramın bulunmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; muayene işlemlerinin yapıldığı tarihte hologram yapıştırılması zorunluluğunun bulunup bulunmadığı araştırılıp, suça konu motorlu araç trafik belgeleri duruşmaya getirtilip tekrar incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilip iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı yöntemince tartışılması, belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi sonucu eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Sanık hakkında sahte araç muayenesi yapmak suçundan açılan kamu davasında, UYAP ortamında yapılan araştırmada ve dosya kapsamından, benzer suçlardan başkaca kamu davaları bulunduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun
22.04.2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK.nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olması, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçlar mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünün değişik zamanlarda birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosya ile benzer nitelikteki dosyaların UYAP ortamından ve sair surette tespit edilerek derdest olmaları halinde birleştirilip, sonuçlanmış olmaları halinde ise onaylı örnekleri alındıktan sonra yargılamaların mümkün olması halinde birlikte yürütülüp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme sonucu, iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2015
gününde oybirliğiyle karar verildi.