YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20414
KARAR NO : 2014/6659
KARAR TARİHİ : 08.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
16.12.2011 gün, 2011/584-1127 esas-karar sayı ile mühür bozma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi, kaçak su kullanmak suretiyle hırsızlık suçundan verilen beraat hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleşmesine rağmen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.07.2012 tarih, 2-2012/122943 sayı ile 6352 sayılı Yasanın geçici 2/1-2 madde ve fıkrası uyarınca, hırsızlık suçu yönünden değerlendirme yapılması için iadesi üzerine mahkemece, dosya tekrar ele alınarak 26.11.2012 tarihinde yeniden hüküm kurulmuş ise de; hırsızlık suçundan verilen beraat hükmünün temyiz edilmemiş olması ve 6352 sayılı Yasa’da mühür bozma suçu yönünden herhangi bir değişikliğin bulunmaması nedeniyle 26.11.2012 tarihli karar yok hükmünde olduğundan, sanığın 16.12.2011 tarihli hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
TCK.nun 50/2. maddesindeki “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” hükmü ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.03.2013 gün, 2012/2-1500 esas, 2013/95 sayılı kararında da açıklandığı üzere, seçenek yaptırım öngörülen hallerde, mükerrir sanık hakkında temel cezanın TCK.nun 58/3. maddesi hükmü gereğince, zorunlu olarak hapis olarak belirleneceği, aynı Kanunun 50/2. maddesi hükmüne göre de, bu cezanın paraya çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “mühür bozma” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 08.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.