Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/20507 E. 2015/32194 K. 24.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20507
KARAR NO : 2015/32194
KARAR TARİHİ : 24.12.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraat
Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan beraat, dolandırıcılık suçundan mahkumiyet
Sanıklar … ve … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanmak suçlarından beraat
Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek gereği görüşüldü:
1- Katılan vekilinin sanıklar … ve .. hakkında kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan, …man hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanmak suçundan,… hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen suçların yasal unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık …. hakkında nitelikli dolandırıcık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, müştekilere, heyet raporları ile tayin edilen sağlık malzemelerinin eksik veya düşük modellerini vermesine rağmen tam ve aynı ürünlerin teslim edildiğine ilişkin fatura düzenleyerek müdahil kurumdan tahsil etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği ileri sürülerek açılan kamu davasında, mahkemece, kamu zararının tespitinde, katılan kurum müfettişlerince düzenlenen soruşturma raporlarının esas alındığı, oysa sanığa isnat edilen nitelikli dolandırıcılık suçunda hükmedilecek adli para cezasının tespitinde TCK’nun 158/1 maddesindeki ”adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz” hükmü uyarınca kurum zararı esas alınacağından bu değerlendirmenin tarafsız bilirkişi marifeti ile yapılması gerektiği ayrıca bazı müştekilerin müfettişe verdikleri beyanlar ile mahkeme huzurundaki beyanlarının farklı olduğu ve beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmediği; iddianame kapsamında olmasına rağmen bazı müştekilerin mahkemece hiç dinlenmediği anlaşılmakla; gerçeğin ve kurum zararının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, ifadesine başvurulmayan müştekilerin dinlenmesi ile daha önce dinlenen müştekilerin aşamalardaki ifadeleri arasında ortaya çıkan çelişkilerin giderilmeye çalışılması ve kurum zararının tespiti yönünde tarafsız bir bilirkişi kurulu oluşturularak bu kuruldan rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
3- Sanık hakkında zincirleme şekilde kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmasına rağmen kararın gerekçe kısmında ”zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu” belirtilerek hüküm ve gerekçe arasında çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.