YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21501
KARAR NO : 2015/29823
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/162140
MAHKEMESİ : Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2012
NUMARASI : 2012/84 (E) ve 2012/233 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar
verilerek gereği görüşüldü:
I- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, ekspertiz raporunda aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğunun açıklanmaması ve mahkemece bu yönde suça konu belgeler üzerinde inceleme
yapılmamış olması karşısında, suça konu sahte pasaport ve kimlik aslının celp edilerek incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde belge asıllarının dosya içine konulması, iğfal kabiliyetinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre de,
II- 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi uyarınca; “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin
uygulanması mümkün olup, somut olayda, sanığın sahte kimlik bilgileri ile düzenlenen ve aynı anda ele geçen suça konu sahte kimlik ve pasaportun farklı tarihlerde düzenlendiğine ve kullanıldığına dair kesin delil bulunmadığı, bu sebeple zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK’nun 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç
ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 19.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.